Sitede Arama Yapayım
Diğer Konulara Bakayım
Son Yayınlananlar Nelerdir?
Yorumları Okumak İsterim

OBEZİTE

Obezite, vücudun aşırı yağ miktarına sahip olması olarak tanımlanır. Obezitede görünüş ile ilgili endişelerden daha fazlası mevcuttur. Kalp hastalığı, diyabet ve yüksek tansiyon gibi hastalıklar ile diğer birçok sağlık sorunları ile ilgili riskler oluşturur.

Aşırı derecede obez olmak, kilo ile ilgili sağlık sorunları ile karşılaşma ihtimalinizi arttırmaktadır.
İyi haber şu ki, az miktarda bir kilo kaybı bile obezite ile ilişkili sağlık sorunlarının iyileştirilmesine ve önlenmesine katkıda bulunabilmektedir. Genellikle diyet değişiklikleri, fiziksel aktivite artışı ve diğer bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile kilo vermeniz mümkündür. Bazı durumlarda, reçeteli ilaçlar kullanmak ya da ameliyat gibi seçenekler zorunlu hale gelebilmektedir.

Sponsorlu Bağlantılar

BELİRTİLERİ

Obezite bireyin vücut kitle indeksinin 30 ya da daha yüksek olması durumunda teşhis edilir.  Vücut kitle indeksiniz şöyle hesaplanır: Boyunuzu kendisi ile çarptıktan sonra, kilonuzu bulduğunuz sonuca bölünüz. Çıkan sonucu aşağıdaki tabloya göre değerlendiriniz.

Vücut Kitle İndexi Kilo Durumu
18.5 un altında Zayıf
18.5-24.9 arası Normal
25.0-29.9 arası Aşırı Kilolu
30.0 ve fazlası Obez
40.0 ve fazlası Aşırı Obez

Bazı insanların vücut kitle endeksinin büyük olması bunların obez olduğu ve aşırı yağ bağladıkları anlamına gelmez. Örneğin vücut sporları ile uğraşan kişiler bu kategoride değerlendirilebilir.

Sponsorlu Bağlantılar

NE ZAMAN BİR DOKTORA GÖRÜNMELİ?
Eğer obez olduğunuzu ve aşırı kilolarınız yüzünden sağlık sorunları yaşadığınızı düşünüyorsanız bir doktora görünmelisiniz. Doktorunuzla birlikte sağlık risklerini değerlendirebilir ve kilo kaybı seçeneklerini öğrenebilirsiniz. Çünkü kilo kaybı obezite ile ilgili sorunları önleyebilmektedir. Kilo vermek için diyet değişiklikleri yapmak, fiziksel aktiviteleri arttırmak ve etkili diğer yaşam tarzı değişikliklerini uygulamak mümkündür. Ancak bazı durumlarda, reçeteli ilaçlar kullanımı veya cerrahi girişim gerekebilir.

NEDENLERİ

Vücut ağırlığının fazla olmasında, genetik ve hormonsal faktörlerin etkisi vardır, ancak bu faktörlerin yanında egzersiz ve normal günlük aktiviteler ile yakamadığınız fazla kalorileri aldığınız zaman da obezite oluşur. Vücudunuz bu aşırı kalorileri yağ olarak depolar. Obezite genellikle bir dizi nedenin bileşiminden kaynaklanır ve çeşitli faktörler de katkıda bulunur. Bu faktörler aşağıdaki gibi sıralanabilir.:
Hareketsizlik. Eğer yeterince aktif değilseniz, vücudunuz çok fazla kalori yakamaz. Hareketsiz bir yaşam tarzı ile egzersiz ve normal günlük aktiviteler ile kullanılan kalorilerden çok fazlası vücudunuzda yağ olarak depolanabilir.

Sağlıksız beslenme ve yeme alışkanlıkları. Kahvaltı öğününü atlama, geceleri kalorisi yüksek yiyecekler yeme, yüksek kalorili içecekler içme, büyük boy porsiyon yeme ve hızlı yemek gibi diyetlerin takip edilmesi obeziteye davetiye çıkarır.

Gebelik. Hamilelik bir kadının ağırlığını mutlaka artırır. Bazı kadınlar, bebek doğduktan sonra bu kilolarını zor verebilmektedirler. Bu nedenle hamilelik sırasında alınan kilolar kadınlarda obezite gelişimine sebep olabilmektedir.
Uyku eksikliği. Bir gecede yedi saatten az uyumak vücutta hormon değişikliklerine neden olarak iştah artışına sebep olabilir. İştah artışı ile birlikte kalori bakımından ve karbonhidrat açısından yüksek gıdaların alımı da kiloları arttırır.
Bazı ilaçlar. Eğer uygun bir diyet takip etmiyor ve yeterli miktarda aktivite yapmıyorsanız, kullandığınız bazı ilaçlar kilo almanıza sebep olabilir. Bu ilaçlar arasında bazı antidepresanlar, anti-nöbet ilaçları, diyabet ilaçları, antipsikotik ilaçlar, steroidler ve beta blokerler vardır.
Tıbbi problemler. Obezite bazen Prader-Willi sendromu, Cushing sendromu, Polikistik over sendromu ve diğer hastalıklardan kaynaklanabilmektedir. “Artrit” gibi bazı tıbbi sorunlarda da hareket kabiliyetinin kısıtlanmasından dolayı kilo artışı görülebilir. Düşük metabolizması olan kişilerde düşük tiroid fonksiyonları yaşandığı için, obezite oluşması ihtimali düşüktür.

RİSK FAKTÖRLERİ
Obezite, günlük aktiviteler ve egzersizle yaktığınız kalorilerden daha fazla kalori yediğinizde veya içtiğinizde oluşur. Vücudunuz bu ekstra kalorileri yağ olarak depolar. Obezite genellikle bir dizi nedenin bileşiminden kaynaklanır. Obezite riskini arttıran bu faktörler aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Kalıtım. Genleriniz vücuttaki yağ depolanan ve dağıtılan yağ miktarını etkileyebilirler. Genleriniz aynı zamanda vücudunuzun yağları yakarak nasıl enerjiye dönüştürdüğü ve egzersiz esnasında vücudunuzun nasıl kalori yaktığı üzerinde de etkin bir rol oynarlar. Bazılarında obezite için genetik yatkınlık olmasına rağmen, çevresel faktörlerin de fazla kilo alımına çok büyük etkisi vardır.

Hareketsizlik. Eğer yeterince aktif değilseniz, vücudunuz çok fazla kalori yakamaz. Hareketsiz bir yaşam tarzı ile egzersiz ve normal günlük aktiviteler ile kullanılan kalorilerden çok fazlası vücudunuzda yağ olarak depolanabilir.

Sağlıksız beslenme ve yeme alışkanlıkları. Kahvaltı öğününü atlama, geceleri kalorisi yüksek yiyecekler yeme, yüksek kalorili içecekler içme, büyük boy porsiyon yeme ve hızlı yemek gibi diyetlerin takip edilmesi obeziteye davetiye çıkarır.

Ailenin yaşam tarzı. Obezite ailelerde sırf genetik olarak gelişmez. Aile üyeleri arasında beslenme, yaşam tarzı ve aktivite alışkanlıkları benzerlik gösterdiği için, Obezite bu ailelerde görülme eğilimindir. Eğer ebeveynlerden bir ya da ikisi obez ise diğerlerinde de obezite gelişme riski artar.
Sigarayı bırakmak. Sigarayı bırakmak genellikle kilo ile ilişkili olmaktadır. Bazı kişilerde, sigara bırakıldıktan sonraki birkaç hafta boyunca kilo artışı yaşanabilmekte ve obezite riski doğabilmektedir. Uzun vadede ise, sigaraya devam etmektense sigarayı bırakmak sağlık için büyük bir avantaj olarak düşünülebilir.

Gebelik. Hamilelik bir kadının ağırlığını mutlaka artırır. Bazı kadınlar, bebek doğduktan sonra bu kilolarını zor verebilmektedirler. Bu nedenle hamilelik sırasında alınan kilolar kadınlarda obezite gelişimine sebep olabilmektedir.
Uyku eksikliği. Bir gecede yedi saatten az uyumak vücutta hormon değişikliklerine neden olarak iştah artışına sebep olabilir. İştah artışı ile birlikte kalori bakımından ve karbonhidrat açısından yüksek gıdaların alımı da kiloları arttırır.
Bazı ilaçlar. Eğer uygun bir diyet takip etmiyor ve yeterli miktarda aktivite yapmıyorsanız, kullandığınız bazı ilaçlar kilo almanıza sebep olabilir. Bu ilaçlar arasında bazı antidepresanlar, anti-nöbet ilaçları, diyabet ilaçları, antipsikotik ilaçlar, steroidler ve beta blokerler vardır.
Yaş. Obezite küçük çocuklar dahil, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. Ancak yaşla birlikte meydana gelen hormonsal değişiklikler ve aktif olmayan bir yaşam tarzı obezite riskini arttırmaktadır. Buna ek olarak, vücuttaki kas miktarı yaşla birlikte azalma eğilimi gösterir. Bu düşük kas kitlesi metabolizmada düşüklüğe yol açar. Bu değişiklikler aynı zamanda kalori ihtiyacı azaltmaktadır ve fazla kilolardan kurtulmayı zorlaştırmaktadır. Eğer yaşınıza göre ne yediğinizi kontrol etmezseniz, büyük olasılıkla kilo alırsınız.
Sosyal ve ekonomik sorunlar. Bazı sosyal ve ekonomik sorunlar obezite ile bağlantılı olabilmektedir. Egzersiz yapabilecek uygun ve güvenli alanlarınız olmayabilir, sağlıklı pişirme yöntemlerini öğrenmemiş olabilirsiniz veya daha sağlıklı yiyecekler alabilmek için yeterli maddi güce sahip olmayabilirsiniz. Kilonuzu etkileyebilecek faktörlere vakit geçirdiğiniz insanlar da eklenebilir. Eğer obez arkadaş veya akrabanız varsa obez olmanız daha olasıdır.
Tıbbi problemler. Obezite bazen Prader-Willi sendromu, Cushing sendromu, Polikistik over sendromu ve diğer hastalıklardan kaynaklanabilmektedir. “Artrit” gibi bazı tıbbi sorunlarda da hareket kabiliyetinin kısıtlanmasından dolayı kilo artışı görülebilir. Düşük metabolizması olan kişilerde düşük tiroid fonksiyonları yaşandığı için, obezite oluşması ihtimali düşüktür.

Eğer sıralanan bu risk faktörlerinden bir veya daha fazlası sizde varsa bile, bu obez olacağınız anlamına gelmez. Uygun diyet, fiziksel aktivite, egzersiz ve davranış değişiklikleri ile obezite risk faktörlerinin çoğunu etkisiz hale getirebilirsiniz.

KOMPLİKASYONLAR
Eğer obez iseniz, bu durum bir dizi ciddi sağlık sorunlarının sizde gelişmesini olası hale getirmektedir. Bu sağlık sorunları aşağıdaki gibidir:
• Yüksek kolesterol ve trigliserid,
• Tip 2 diyabet,
• Yüksek tansiyon,
• Metabolik sendrom (yüksek kan şekeri, yüksek kan basıncı, yüksek trigliserid ve yüksek kolesterolün bir arada olması),
• Kalp hastalığı,
• İnme,
• Rahim, serviks, yumurtalık, meme, kolon, rektum ve prostat kanserleri,
• Uyku apnesi (solunumun sürekli durup başladığı potansiyel olarak ciddi bir uyku bozukluğu),
• Depresyon,
• Safra kesesi hastalığı,
• Jinekolojik sorunlar gibi.

TESTLER VE TEŞHİS
Doktorunuz fazla kilolu veya obez olduğunuzu düşünürse, genellikle sağlık geçmişinizi ayrıntılı olarak gözden geçirecek, fiziksel bir muayene yapacak ve bazı testler önerecektir.
Bu testler genellikle şunlar olmaktadır:
Sağlık geçmişi öğrenmek. Doktorunuz kilo öykünüzü, kilo kaybı çabalarınızı, egzersiz alışkanlıklarınızı, yeme alışkanlıklarınızı, yaşadığınız başka sağlık durumlarını, ilaçları, stres düzeyinizi ve sağlığınız ile ilgili diğer durumları gözden geçirecektir. Doktorunuz ayrıca genetik yatkınlık için aile öykünüzü de öğrenmek isteyebilir.
Diğer sağlık sorunlarınız. Eğer bilinen sağlık sorunlarınız varsa, doktorunuz bunları değerlendirecektir. Doktorunuz ayrıca yüksek tansiyon ve diyabet gibi hastalıklar için de muayene ve laboratuar testleri isteyecektir.
Vücut kitle endeksini hesaplama. Doktorunuz obezite düzeyini belirlemek için vücut kitle indeksinizi kontrol eder. Vücut kitle indeksi genel sağlık riskinin belirlenmesinde ve ne tür bir tedavinin uygun olabileceğine karar verilmesinde yardımcı olur.
Bel çevresi ölçüsünün alınması. Yağ bel çevresinde depolanır, bazen visseral yağ veya karın yağı da denir. Bu şekilde depolanması diyabet ve kalp hastalığı gibi hastalıkların riskini artırabilmektedir. Erkeklerde 40 inçten, bayanlarda 35 inçten büyük bel çevresi ölçüsü sağlık açısından riskli durumlara zemin hazırlar.
Genel bir fizik muayene. Bu muayene, boy ölçümü, kalp hızı, kan basıncı ve vücut ısısı gibi hayati bulgular, kalp ve akciğerlerin dinlenmesi ve karın bölgesinin incelenmesini içerir.
• Kan testleri. Hangi kan testlerine tabi tutulacağınız, sağlık durumunuz ve risk faktörlerine bağlıdır. Sağlık durumunuza bağlı olarak kolesterol testi, karaciğer fonksiyon testleri, açlık kan şekeri, tiroid testi ve diğerler testler istenebilir. Doktorunuz ayrıca elektrokardiyogram gibi bazı kalp testlerini de isteyebilir.
Tüm bu bilgilerin toplanması sizin ve doktorunuzun kaç kilo vermeniz gerektiğini öğrenmenizi sağlayacak ve hangi sağlık risklerine sahip olduğunuzu belirlemeye yardımcı olacaktır. Ayrıca nasıl bir tedavi seçeneğinin sizin için doğru olduğunu da şekillendirecektir.

Aşırı kiloların vücutta oluşturduğu olumsuz etkilerden birkaçı aşağıdaki gibi sıralanabilir:

• Kısırlık ve adet düzensizlikleri,
• Yağ bezlerinin genital bölgeler giden arterleri daraltması nedeniyle, erektil diasfonksiyon (yeterli sertleşme olmaması) ve diğer cinsel sağlık sorunları,
• Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı (karaciğerde yağlanmanın iltihap veya yaralanmaya neden olabildiği bir durum),
• Osteoartrit,
• Yara hızlı iyileşememesi gibi cilt sorunları gibi.

Yaşam kalitesi

Obez olduğunuzda, genel yaşam kaliteniz çok düşük olabilir. Normal olarak zevk aldığınız şeyleri kolayca yapmak mümkün olmayabilmektedir. Ailedeki diğer bireyler yük olabilirsiniz.

Halka açık yerlere gitmekten çekinebilirsiniz. Hatta ayrımcılıkla bile karşılaşabilirsiniz.
Yaşam kalitesini etkileyen kilo ile ilgili diğer sorunlar şunlardır:
• Depresyon
• Engellilik
• Fiziksel rahatsızlık
• Cinsel sorunlar
• Utanma
• Sosyal izolasyon gibi.

TEDAVİ VE İLAÇLAR

Obezite tedavisinde temel hedef, sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bu kiloda kalmaktır. Yeme ve aktivite alışkanlıklarınızda değişiklikler yapmak için bir beslenme uzmanı, diyetisyen, terapist ya da obezite uzmanı da dahil olmak üzere profesyonel bir sağlık ekip ile çalışmanız gerekebilir.
Beslenmenizde ve günlük aktivitelerinizde yapacağınız iyileştirmeler ile kendinizi daha iyi hissedecek ve daha sağlıklı olmaya başladığınız göreceksiniz. İlk başlarda toplam ağırlığınızın yüzde 5 ila 10 unu kaybetmeniz hedeflenen bir kilo kaybı olacaktır. Yani örneğin 200 kilo ve vücut kitle indeksine göre obez iseniz,  faydalarını görmeye başlamak için sadece 10 ila 20 kilo arasında bir kilo kaybı yeterlidir.
Tüm kilo verme programları yeme alışkanlıklarında değişiklikler ve fiziksel aktivitede artış içermektedir.

Sizin için doğru olan tedavi yöntemleri; obezite düzeyiniz, genel sağlık durumunuz ve kilo vermek için ne kadar istekli olmanıza bağlıdır. Diğer tedavi araçları şunlardır:
• Diyet değişiklikleri
• Egzersiz ve aktivite
• Davranış değişikliği
• Kilo vermek için reçete ilaçlar
• Cerrahi işlemle kilo verdirme gibi.

Diyet değişiklikleri:
Alınan kalori miktarının azaltılması ve sağlıklı beslenme, obezitenin aşılması için hayati önem taşımaktadır. Kısa südre hızlı kilo vermeniz belki mümkün olabilmektedir, ancak sağlıklı olanı uzun vadede kilo vermektir. Haftalık 1 veya 2 kilo vererek yavaş yavaş ve istikrarlı bir şekilde kilo vermek, daha sağlıklı ve daha kalıcı bir şekilde kilo vermenizi sağlar. Size kısa vadede aşırı kilolarınızdan kurtuluşu vadeden gerçekçi ve ciddi olmayan diyet tavsiyelerinden kaçının.
Obeziteyi aşmak için izlenebilecek diyet yolları şunlardır:
Düşük kalorili diyet. Kilo kaybı için kullanılan anahtarlardan biri aldığınız kalorileri azaltmaktır. Siz ve sağlık hizmeti sağlayıcılarız birlikte yeme içme alışkanlıklarınızı gözden geçirerek, normalde ne kadar kalori tükettiğiniz anlaşılabilecek ve nelerden alınan kalorilerin azaltılabileceğine de karar verilebilecektir. Doktorunuzla birlikte günlük almanız gereken kalori miktarını belirleyebilirsiniz. Genellikle bu miktar 1,000 kalori ile 1,600 kalori arasında değişmektedir.

Daha az yiyerek kendini tok hissetme. Enerji yoğunluğu olarak bilinen kavrama göre daha az kalori alarak açlığını giderebilirsiniz. Tüm gıdalarda belirli bir miktar (hacim) için belirlenen kalori miktarı vardır. Tatlılar, şekerler, yağlar ve işlenmiş gıdalar gibi bazı gıdaların enerji yoğunluğu yüksektir. Bu, gıda maddelerinin küçük bir miktarında bile fazlaca kalori bulunuyor demektir. Buna karşın, meyve ve sebze gibi diğer gıdalar düşük enerji yoğunluğuna sahiptir. Bu besinlerden bol miktarda yediğiniz halde daha az kalori alırsınız. Az kalori içeren gıdalardan fazlaca yiyerek hem açlığınızı gidermiş hem de az kalori almış, ayrıca bu şekilde kendinizi daha iyi hissetmiş olacaksınız.
Sağlıklı bir yeme planı uygulamak. Uyguladığınız diyeti daha sağlıklı hale getirmek için sebze, meyve ve tam tahıllı besinlerle zenginleştiriniz. Ayrıca fasulye, mercimek, soya ve yağsız et gibi yağsız protein kaynaklarını da yiyebilirsiniz. Haftada iki defa balık yemeyi de diyetinize ekleyin. Tuz ve şekeri sınırlayın. Düşük yağlı süt ürünlerini tercih edin. Yağları az miktarda tüketmekle birlikte bunların kalp sağlığına uygun fındık, zeytin, kanola ve fındık yağı gibi kaynaklardan geldiğinden emin olun.
Öğün değiştirmeleri. Yemek öğünlerinizden bir veya ikisini düşük kalorili atıştırmalık besinlerle değiştirebilirsiniz. Üçüncü öğünü de yemeklerinizi düşük yağlı ve düşük kalorili olarak ayarlamanız faydalı olacaktır. Kısa vadede, bu tip beslenme kilo vermeye yardımcı olabilir. Diyetlerdeki bu değişikliklerle birlikte genel yaşam tarzınızı da kilo verebileceğiniz şekilde ayarlamanız önemlidir.

Hızlı kilo verme önerilerine karşı dikkatli olun. Hızlı ve kolay kilo kaybı vaaden diyetler obez insanlara cazip gelebilmektedir. Gerçek ise, bunu sağlayan sihirli gıdalar veya düzenlemelerin olmamasıdır. Bu tip diyetler kısa vadede yardımcı olabilir, ancak uzun vadeli sonuçlar bakımından uzman kişiler tarafından önerilen diğer diyetlerden daha etkili değildirler. Benzer şekilde, bu tip diyetlerle hızlıca kilo verebilirsiniz, ancak diyeti bırakır bırakmaz tekrar kilo almaya başlanma ihtimaliniz yüksektir. Kalıcı olarak kilo kaybetmek için zaman içinde sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmeniz ve bunları devam ettirmeniz gerekmektedir.

Egzersiz ve aktivite:
Arttırılmış fiziksel aktivite veya egzersiz de obezite tedavisinin önemli bir parçasıdır. Çoğu kişi düzenli egzersiz ve yürüyüş ile fazla kilolarından kurtulabilmektedir.
Aktivite düzeyini artırmak için:
Egzersiz. Sağlık ve Spor ile ilgili yetkin kurumlar fazla kiloları vermek ya da kilo almamak için hafta da en az 150 egzersiz yapılmasını önermektedirler. Ancak önemli miktarda kilo kaybına ulaşmak için, egzersizleri haftda 250-300 dakikaya kadar arttırmak gerekir. Dayanıklık ve fitness için egzersiz süresini muhtemelen yavaş yavaş arttırmanız gerekecektir. Kendi egzersiz hedefinizi yaparak, yapacağınız egzersizleri gün içinde beş altı seansa bölüp kısa süreler halinde yapmak faydalı olacaktır.

 • Günlük aktivitelerinizi artırın. Düzenli aerobik egzersizleri kalori yakmak ve fazla kiloları vermek için en etkili yol olsa da, gün içinde yapacağınız herhangi bir ekstra hareket de kalori yakmanıza yardımcı olacaktır. Gün içinde yapacağınız basit değişikliklerle bunu sağlayabilirsiniz. Alışveriş merkezinde uzağa park etme, ev-bahçe işleri ile uğraşma, periyodik olarak kalkıp hareketler yapma gibi basit değişiklikler kilo vermede yararlı olacaktır. Ayrıca bir tane “pedometre” giyerek günlük olarak kaç adım attığınızı öğrenebilirsiniz.

Davranış değişiklikleri:
Davranış değiştirme programı ile yapılacak yaşam tarzı değişiklikleri kilo vermenize yardımcı olacaktır. Öncelikler sizde obezite oluşmasına sebep olan faktörleri öğrenmeniz gerekmektedir. Daha sonra bu faktörlere karşı alınabilecek önlemler için gerekli davranış değişikliklerine gidilir.
Bazen “davranış terapisi” olarak da adlandırılan Davranış modifikasyonu, şunları içerebilir:
Danışmanlık. Eğitimli ruh sağlığı ya da diğer profesyonellerin uygulayacağı tedavi ve müdahalelerle yemekle ilişkili duygusal ve davranışsal sorunların giderilmesine yardımcı olunur. Tedavi ile neden çok yemek yediğinizi anlayabilir ve anksiyete(endişe) ile başa çıkmanın sağlıklı yollarını öğrenebilirsiniz. Ayrıca, diyet ve etkinliklerinizi izleyerek yemenizi tetikleyen unsurları öğrenebilir ve bunlarla başa çıkmaya çalışırsınız. Eğer danışmanlık hizmeti almak için uzak bir yere gitmeniz gerekiyorsa, bunu yerine telefon, e-posta veya internet tabanlı programları kullanabilirsiniz. Uygulanan tedaviler bireysel veya grup bazında olabilmektedir.
Destek grupları. Obezite ile problemi olan diğer insanlarla tanışarak karşılaştığınız zorlukları paylaşabilir ve birbirinize destek olabilirsiniz.

Kilo vermek için reçeteli ilaç kullanımı:
Kilo vermek sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz gerektirir. Ancak bazı durumlarda, reçete ile verilen kilo kaybı ilaçları da yardımcı olabilir. Ancak unutmamanız gerek bir husus şudur ki,  bu ilaçlar diyet, egzersiz ve davranış değişikliklerinin yerine kullanılmak için verilmemektedir. Bu ilaçlar kilo vermek için egzersiz ve diyet değişiklikleri ile birlikte kullanılmalıdır. Eğer hayatınızda kilo vermek için belirlenen değişiklikleri yapmazsanız, kullanacağınız bu ilaçların da faydasını göremezsiniz.
Doktorunuz şu durumlarda size kilo kaybı ilaçlarını önerebilir:
• Kilo kaybı için uyguladığınız diğer yöntemler etkili olmadıysa,
• Vücut kitle indeksiniz 30 ya da daha fazla ise,
• Vücut kitle indeksiniz 27 den fazla olmakla birlikte sizde diyabet, yüksek kan basıncı ya da uyku apnesi gibi obezitenin tıbbi komplikasyonları varsa doktorunuz aşağıdaki reçeteli kilo kaybı ilaçlarını önerecektir:

Orlistat (Xenical). Orlistat yetişkinler ve 12 yaşından büyük çocukların uzun süreli tedavileri için ilgili kurumlarca onaylanmış bir ilaçtır. Bu ilaç mide ve bağırsaklardaki yağ sindirimi ve emilimini engeller. Emilmemiş yağ dışkı tarafından elimine edilir. Orlistat ile verebileceğiniz ortalama kilo kaybı bir veya iki yıl boyunca diyet ve egzersiz ile verebileceğiniz kilolardan yaklaşık 5 ila 7 kilo arasında fazladır.

Orlistat ile ilişkili yan etkiler genellikle yağlı ve sık dışkılama, bağırsaklarda acilen tuvalete gitme isteği ve gazdır. Bu yan etkiler diyetlerde alınan yağ miktarı azaltılarak minimize edilebilir. Orlistatın besinleri bloke etmesinden dolayı doğan beslenme eksikliğini gidermek için multi vitamin alabilrsiniz.
Ayrıca reçetesiz olarak satışa sunulan etkisi azaltılmış “orlistat” da bulunmaktadır. Çocuklar için uygun değildir ve diğer orlistat ile aynı şekilde çalışır. Bu ilaçlar tamamlayıcı ilaçlardır. Sağlıklı diyet ve düzenli egzersizlerin yerini almaz.
Lorcaserin (Belviq). Lorcaserin yetişkinler için onaylanmış uzun vadeli bir kilo verme ilacıdır. Bu ilaç, beyninizde yer alan bazı kimyasalları etkileyerek iştahınızın azalmasını sağlar. Böylece sizde tokluk hissi oluşur ve daha az yersiniz. “Lorcaserin” ilacını kullanırken doktorunuz tarafından kilonuzun dikkatlice takip edilmesi gerekir. Eğer 12 haftalık “lorcaserin” kullanıumı sonunda toplam vücut ağırlığınızın yaklaşık yüzde 5 ini vermediyseniz, ilaç sizde etki yaratmadığı için kesilmesi gerekir.

“Lorcaserin” in yan etkileri arasında baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, bulantı, ağız kuruluğu ve kabızlık vardır. Nadir fakat ciddi yan etkileri arasında kimyasal bir dengesizlik (serotonin sendromu), intihar düşünceleri, psikiyatrik sorunlar ve bellek veya anlama ile ilgili sorunlar bulunmaktadır. Hamile kadınlar “lorcaserin” almamalıdır.
Phentermine-topiramat (Qsymia). Bu kilo verme ilacı da yetişkinlerde uzun süreli kullanım için onaylanmış kombine bir ilaçtır. Qsymia; phentermine (kilo verme için kullanılan kısa süreli bir ilaç) ile topiramat (nöbetleri kontrol etmek için kullanılan bir ilaç) gibi ilaçları birleştirir. İlacı alırken doktorunuz kilo kaybınızı izleyecektir. Eğer tedaviye başladıktan sonraki 12 hafta içinde vücut ağırlığının en az yüzde 3 ünü kaybetmediyseniz, doktorunuz durumunuza bağlı olarak dozu arttırabilir ya da ilacı kesebilir.
Bu ilacın yan etkileri arasında kalp hızında artış, ellerde ve ayaklarda karıncalanma, uykusuzluk, baş dönmesi, ağız kuruluğu ve kabızlık vardır. Ciddi fakat nadir yan etkileri intihar düşüncesi, hafıza veya anlama sorunları, uyku bozuklukları ve görme değişikliklerini içerir. Hamile kadınlar “Qsymia” almamalıdır. “Qsymia” doğumda düşük riskini artırır.
Phentermine (Adipex-P, Suprenza). “Phentermine” yetişkinlerde kısa süreli (üç ay) kullanım için önerilen bir kilo verme ilacıdır. Kısa süreli kilo kaybı ilaçlarını kullanmak genellikle uzun süreli kilo kayıplarına yol açmaz.

Kilo verme ilaçlarını kullanırken yakın tıbbi takip gerekir. Ayrıca, bir kilo verme ilacı herkeste aynı etkiyi yaratmayabilir. Kullandığınız ilaç eğer sizde işe yarıyorsa, altı aylık bir kullanım sonunda etkisini gösterir. Bazen süresiz olarak bir kilo verme ilacı almanız gerekebilir. Eğer kilo verme ilaçlarını yarıda keserseniz verdiğiniz kiloları ve daha fazlasını tekrar alabilirsiniz.

Kilo verme ameliyatı:
Aynı zamanda “bariatrik cerrahi” de denilen işlem bazı durumlarda etkili bir seçenek olabilmektedir. Kilo kaybı cerrahisi en fazla kilo kaybetme şansı sunan seçenektir, ancak ciddi riskler taşımaktadır. Kilo kaybı cerrahisi rahatça yemek ya da gıda ve kalori veya ikisinin de emilimini azaltarak alınan gıda miktarını sınırlar.
Aşağıdaki durumlarda kilo verme cerrahisi düşünülebilir:
• Eğer 40 veya daha yüksek bir vücut kitle indeksi ile, aşırı bir şişmanlık durumu varsa,
• Vücut kitle indeksiniz 35-39,9 arasında ve aynı zamanda diyabet veya yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunlarınız mevcutsa.

Kilo kaybı cerrahisi genellikle aşırı vücut ağırlığınızın yüzde 50 kadarı veya daha fazlasını vermeye yardımcı olabilmektedir. Ama kilo kaybı cerrahisi mucize bir obezite tedavisi değildir. Bu işlem aşırı kilolarınızın tamamını vereceğinizi ya da uzun süreli olarak böyle kalacağınızı garanti etmez. Ameliyat sonrası Kilo kaybı başarısı sizin ameliyat sonrası beslenme ve egzersiz alışkanlıklarınıza bağlıdır.

Yaygın kilo verme ameliyatları şunlardır:
Gastrik bypass cerrahisi. Uzun vadeli kilo vermede diğer ameliyatlara nispeten daha etkili sonuçlar vermiş bir işlemdir. Gastrik bypass cerrahisinde midenin üst kısmında küçük bir kese oluşturulur. İnce bağırsaktan ana midedeki keseye kısa bir yolla bağlanır. Alınan gıdalar ve içecekler bu kese içinden mideyi atlayarak bağırsağa ulaşır. Bir anlamda mide bypass edilmiş olmaktadır.
Laparoskopik ayarlanabilir gastrik bantlama. Bu prosedürde, mideniz şişme bir bant ile iki kısma ayrılır. Cerrah bandı tıpkı bir kemer gibi sıkı çekerek midenin iki bölmesi arasında küçük bir kanal oluşturur. Bant bölümler arasındaki açıklığı sabit tutarak genişlemeyi önler ve genellikle kalıcı olarak kalacak şekilde tasarlanmıştır. Bu yöntem daha az risk taşıması nedeniyle popülerdir. İşlem genellikle yavaş, sürekli kilo kaybına neden olur ve gerekirse bant ayarlanabilir. Ancak, diğer prosedürlerde olduğu gibi, bu işlemde de kilo vermek için davranış değişiklikleri olmadan çalışmaz. Sonuçlar genellikle diğer prosedürler kadar iyi değildir. Gastrik bantlama cihazı genellikle vücut kitle indeksi 30 ile 34 arasında ve obezite ile ilişkili sağlık problemleri olanlar için kullanılmaktadır.
Gastrik torba. Bu prosedürde, yiyecekler için daha küçük bir bölüm oluşturmak üzere midenin bir parçası kaldırılır. Bu işlem için çalışmalar devam etmektedir.
Duodenal switch ile biliopankreatik diversiyon. Bu prosedürde, midenizin çoğu ameliyatla çıkarılır. Bu kilo kaybı ameliyatı kalıcı olarak kilo verme imkanı sunmaktadır, ancak yetersiz beslenme ve vitamin eksiklikleri büyük risk oluşturmaktadır. Bu nedenle yakın takip gerektirir. Genellikle 50 veya daha fazla bir vücut kitle indeksine sahip insanlar için kullanılır.

Obezite tedavisi sonrası tekrar kilo alımlarının önlenmesi:
Ne yazık ki, obezite tedavi yöntemlerine rağmen tekrardan kilo alımları yaygındır. Ama bu durum sizin kilo verme çabalarınızın beyhude olduğu anlamına gelmez.
Verilen kiloların tekrardan alınmaması için izlenecek en iyi yollardan birisi düzenli olarak yapılan fiziksel aktivitelerdir. Eğer sizi motive ediyorsa bir kursa katılarak da fiziksel aktivitelerinize devam edebilirsiniz.

Kilolarınız hakkında her zaman uyanık kalmak zorunda olabilirsiniz. Sağlıklı bir diyet ve daha fazla aktivite kombinasyonu kiloları sizden uzak tutmak için en iyi yoldur. Eğer zayıflama ilaçları alıyorsanız, yarıda kesmeniz kilo almanıza sebep olabilir. Eğer yağ ve yüksek kalorili besinlerle beslenmeye devam ederseniz, cerrahi işlemlerden sonra bile tekrar kilo almaya başlayabilirsiniz.
Nasıl başarılı bir şekilde kilo vereceğinize dair karar verirken uzman kişiler ve kaynaklardan destek alınız. Ayrıca uzun vadede kalıcı kilo vermenin yollarını araştırınız.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ VE EV İLAÇLARI
Obezitenin üstesinden gelmek için dışarıda harcadığınız çabayı evde de sürdürmeniz çok önemlidir. Evdeki çabalarınıza destek verecek öneriler aşağıdaki gibidir:
Tedavi planınıza bağlı kalınız. Uzun yıllar boyunca sürdürmüş olduğunuz yaşam tarzınızı ve yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz elbette zor olacaktır. Eğer aktivite ve diyetlerinizde aksaklık görüyorsanız, bunu dürüst bir şekilde doktor, terapist ya da ilgili sağlık personeli ile paylaşınız.
İlaçlarınızı belirtildiği gibi alın. Yüksek tansiyon ya da diyabet gibi obezite ile ilişkili durumların tedavisinde kilo kaybı ilaçları alıyorsanız, aynen size öngörülen şekilde kullnınız. Eğer ilaçları alırken bir sorunla ya da beklenmeyen bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzla konuşunuz.

• Durumunuz hakkında bilgi edinin. Obezite hakkında alacağınız eğitim neden obez olduğunuz ve bu konuda neler yapabileceğiniz hakkında bilgiler vererek size fazlaca yardımcı olabilir. Bu eğitimle kendinizi daha güçlenmiş ve obeziteyi kontrol etmek için daha kararlı hissedersiniz. Obezite ile mücadele konusunda daha çok bilinçlenmek için kitaplardan yararlanabilir ya da doktor ve terapistiniz ile konuşabilirsiniz.

 • Çevrenizden destek sağlayın. Kilo verme kararı aldığınızda bu sürece aileniz ve arkadaşlarınızın desteğini de katın. Sizin bu konudaki çabalarınızı sabote edecek kişilerden değil destekçi olabilecek kişilerden seçiminizi yapınız. Onların kilo vermenizin sizin için ne kadar önemli olduğunu anlamanıza yardımcı olun. Ayrıca kilo kaybı destek guruplarına da katılabilirsiniz.
Gerçekçi hedefler belirleyin. Eğer çok fazla miktarlarda kilo vermeyi hedeflerseniz, büyük ihtimalle çok hızlı kilo verme gibi gerçekçi olmayan ayarlamalara girişirsiniz. Kendinizi bu şekilde başarısızlığa sürüklemeyin. Yapacağınız egzersizler ve kilo kayıpları için günlük ve haftalık hedefler belirleyin. Uzun vadeli değişikliklerden ziyade diyetlerinizde küçük değişiklikler yapınız. • Tetikleyici gıdaları belirleyin ve bunlardan kaçının. Bir arkadaşınızın sizi yemeğe davet etmesi gibi sizde yeme arzusunu arttıran davetlerde kendinizi bazı yiyecekleri yemekten alıkoymayı bilin. Sağlıksız gıdalar ve fazla miktarda tüketimleri için durumunuzu belirterek uzak durun. Acıktığınızda yiyiniz. Yemek saati diye acıkmadığınız halde sofraya oturmayınız.

 • Kayıt tutunuz. Kendinize bir tane yemek ve aktivite günlüğü tutunuz. Bu günlük yeme ve egzersiz alışkanlıklarınızın farkında olmanızı sağlar. Bu kayıtlar sizin için iyi olan veya kilo almanıza sebep olan davranışlarınızı görmenizi sağlar. Ayrıca, kan basıncı ve kolesterol düzeyleri ve genel fitness durumunuz gibi diğer önemli sağlık parametrelerini izlemek için de günlüğünüzü kullanabilirsiniz.

ALTERNATİF TIP
Hızlı kilo vermenizi vadeden bir dizi besin takviyesi mevcuttur, ancak nerdeyse bu besinlerin tümünün güvenirliği tartışma konusudur. Bu nedenle herhangi bir diyet takviyesi almadan önce doktorunuzla konuşun.

Bitkisel ilaçlar, vitaminler ve mineraller, gibi doğal gıda takviyeleri reçetesi ilaçlar gibi sıkı testlerden geçmemişlerdir. Ancak üzerinde “doğal ürün” etiketi olduğu halde en az reçeteli ilaçlar kadar ciddi yan etkileri olan ürünler de mevcuttur. Bazı vitamin ve mineraller aşırı miktarda alındığında bilen sorunlara neden olabilir. İçindeki maddeler standart olmayabildiğinden öngörülemeyen zararlı yan etkilere neden olabilir. Ayrıca diyet takviyeleri reçeteli ilaçlarla tehlikeli etkileşimlere de neden olabilir.

Akupunktur ve hipnozun obezite tedavisinde tamamlayıcı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Eğer tedavinize akupunktur veya hipnoz eklemek isterseniz doktorunuzla konuşunuz.

ÖNLEME
Eğer aşırı kilolu ve obez iseniz veya sağlıklı bir kiloda kalmak istiyorsanız, çeşitli önlemler alabilirsiniz. Kilo alımını önlemek için atılan adımlar, kilo vermek için atılan adımlar ile aynıdır. Bu adımlar günlük egzersiz, sağlıklı bir diyet ve uzun vadede yeme içmenize dikkat edeceğinize dair kararlı çabanız olacaktır.
Düzenli egzersiz yapın. Kilo alımını önlemek için orta şiddetteki bir aktivite ile haftada 150 ila 250 dakika arasında egzersiz yapmanız önerilir. Hafta almak gerekir. Orta derecede yorucu fiziksel aktivitelere hızlı yürüyüş ve yüzme örnek gösterilebilir.
Sağlıklı öğünler ve atıştırmalıklarla beslenin. Meyve, sebze ve tam tahıllar gibi düşük kalorili besinlere yoğunlaşın. Doymuş yağlardan uzak durun ve alkol ile tatlıları sınırlandırın. ve limit tatlılar ve alkolden uzak durun. Sıkı olmayan tedavilerde yüksek yağ ve yüksek kalorili besinlerden az miktarda alabilirsiniz. Satın alacağınız gıdaları seçerken sağlıklı kilonuzu koruyacak ve kilo almanıza sebep olmayacak besinleri tercih etmeye dikkat ediniz.
Sizi yemeye iten tuzakları bilin ve bunlardan uzak durun. Sizi yerken kontrolden çıkaran tetikleyici durumları belirleyin. Bir günlük tutarak gün boyunca ne yediğinizi, ne kadar yediğinizi, ne zaman yediğinizi ve yedikten sonra kendinizi nasıl hissettiğinizi tek tek not almaya çalışınız. Bu şekilde beslenme alışkanlıklarınız ortaya çıkacaktır. Böylelikle bir planlama yaparak kendinizi bu durumlardan uzak tutmaya çalışırsınız.
Kilonuzu düzenli olarak izleyiniz. Haftada en az bir kez kendilerini tartan insanlar aşırı kilo alımında daha kontrollü davranırlar. Kilolarınızı izlemeniz, fazla kilolarınız daha büyük sorun haline gelmeden tespit edilmesini sağlar. kapalı tutmak daha başarılı olurlar.
Tutarlı olun. Hazırlamış olduğunuz kilo verme programınız hangi şartta olursanız olun uygulamaya çalışın. Hafta içi, hafta sonu, tatillerde ve seyahatlerde de programınızdan taviz vermemeye çalışınız.

Sponsorlu Bağşantılar


KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Su İçmenin Faydaları
bir ayda 4 kilo verdiren diyet
Et Tüketiminde Aşırıya Kaçmayın
Doğru Bir Diyet Nasıl Seçilir
1 haftada 10 kilo verdiren diyet
Zayıflamak mı İstiyorsunuz Bu Yazı Sizlere
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.