DEPRESYON
Depresyon yani çöküntü. Günümüzde çoğu gencin ağzından “depresyondayım” sözünü duyabilirsiniz. Yanlış da değildir aslında,  çoğu gerçekten depresyonda olabilir. Toplumda depresyonun yaygınlık oranı  yüzde yirmiler civarındadır.

Depresyon çok önemli bir toplum sağlık sorunudur. Toplum içinde yaygın olan, çoğu kişinin yanlış bildiği, hem biyolojik hem sosyal hem de kişinin kişisel özelliklerini ilgilendiren bir konudur. Depresyon durumunda fert, duygusal olarak çöküntü içerisidedir. Duygusal çöküntü ise kişiye, yaptığı iş veya durumdan keyif alamama ve isteksizlik olarak yansır. Depresyonun kritik özelliği “süresi” nin önemli olmasıdır. Genel olarak depresif duygu hali en az iki hafta ve daha fazla sürmesi beklenmektedir. Ayrıca depresyonun diğer çökkünlük ve moral bozukluklarından farkı, insanın mesleki, sosyal, insan ilişkileri anlamında belirgin düzeyde zarar görmesidir. Bu tablo ise depresyonu diğer ruhsal tablolardan ayırır.

Sponsorlu Bağlantılar

DEPRESYON BELİRTİLERİ

  • Depresyon geçiren birisi durgundur,
  • Hareketlerinde ve konuşmasında yavaşlama görülür
  • Karamsardır, olumsuz konuşur. Üzüntülü ve acılıdır.
  • Bedensel fonksiyonlarda yavaşlama vardır.
  • Sık sık ağlarlar,
  • İsteksizlik, zevk almama söz konusudur. Mutlu değillerdir.
  • Çaresizlik ve umutsuzluk içindedirler.
  • Cinsel isteksizlik ortaya çıkar.
  • Uyku bozukluğu vardır, kişi kolay kolay uykuya dalamaz veya çok fazla uyuma isteği vardır.
  • Depresyonun en tehlikeli belirtisi ise yaşama sevincini yitirmiş olması ve intiharı düşünmesidir.

    DEPRESYON KİMLERİ ESİR ALIR?
    Depresyon önceden beri 40’lı yaşların hastalığı olarak biliniyordu. Fakat günümüzdeki hayat koşulları nedeni ile bu rakam 20’ li yaşlara kadar gerilemiş durumda. Hassas yapıları nedeni ile kadınları daha çok etkisi altına alır. Kadınları etkisi altına alması ile intihar girişiminde bulunanlar arasında ise ters bir orantı vardır. Depresif olup intihar edenlerde erkeklerde daha fazladır. Depresyonu tetikleyen durumların başlıcaları bekarlık, işsizlik, aile desteği olmaması, alkol yada uyuşturucu madde kullanımı depresyona eğilimi arttıran durumlardır.

DEPRESYON TEDAVİSİ
Depresyon için “Şu ilacı kullanınca geçer” demek yanlıştır. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce çok yönlü bir yaklaşım içerisinde olunmalıdır. İlaç tedavisi çoğu durumda depresyon için gereklidir. Fakat depresyondayım diye tek başına ilaç kullanıp, depresyondan kurtulmayı beklemek doğru bir inanış değildir. Çünkü antidepresanlar iki ucu keskin kılıç gibidir. Antidepresan ilacı verildikten sonra hasta kendini iyi hissedip, sonra bir intihar girişiminde bulunabilir. Araştırmalara göre en fazla intihar girişimi hasta düzelmeye başladıktan sonra ortaya çıkar. Depresyonun çeşidine göre depresyonda kullanılan ilaç çeşidi de değişmektedir. Bu çerçevede her depresyon türü için aynı ilaç etkindir diyemeyiz.

Sponsorlu Bağlantılar

Antidepresan ilaçlardan bazıları sıkıntıyı arttırır, hastayı huzursuz eder. Bu gibi durumların üstesinden gelmek için hasta mutlaka terapi ile desteklenmelidir. Psikiyatride ilacın etkisi %30 dur. Terapi türü ise hastaya göre değişir. Psikodinamik psiko terapi yapılabilir, davranış tedavileri yapılabilir. Hasta depresyon durumunda iken sorunları veya canını sıkan durumlar hatırlatılmamalıdır. Tedavi öncesi hastanın hastanın kendini iyi hissetmesi önemli bir destektir.

DEPRESYON TEDAVİSİ NE KADAR SÜRER?
Depresyonlu hasta asla yalnız bırakmamalıdır. hastanın yaşadığı sıkıntı ve acıları unutması sağlanmalıdır. En büyük acılar bile belli bir süre sonra etkisini yitirecek, yavaş yavaş unutulacaktır. Bu sebeple zaman çok önemlidir. Sıkıntılı zamanların en tehlikesiz şekilde atlatılması gereklidir. Arkadaşlara, anne, babaya büyük iş düşmektedir.

İlaçla tedaviye başlanıldığı zaman beklenikmesi gereken kritik bir süre vardır. En az 3-4 hafta iyileşme süreci var. Zorlayıcı şartlar, tekrarlayıcı tablolar yoksa depresyon düzelse bile en az 6 ay kadar ilça tedavisinin sürdürülmesi nüks etmemesi için çok önemlidir.

Hastanın aile öyküsü hastanın tedavisine başlanması bakımından çok önemlidir. Bu nedenle çoğu psikiyatr hastaya geçmişi ile ilgili birçok soru yöneltir. Depresyonun tekrarlama durumu varsa depresyon tedavisi 3 yıla kadar ilaçla sürdürülebilir. Depresyonda etkinliği kanıtlanmış psikoterapi yöntemleri de mevcuttur. Bunlar  insanlar  için çabuk faydalı olabilecek bilişsel davranışlı terapiler denilen düşünce alışkanlıkları ve eğitim becerisi kazandırmaya yönelik psikoterapiler vardır. Bunlar terapistle başvuran arasındaki ilişkiye göre ayarlanır. Eğer bireyin depresyon açısından incelenmesi gereken çok özel durumları varsa onlara uygun uzun süre psikoterapi gerekebilir.

TEDAVİ SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Depresyon bunalımı tedavi edilmezse ikinci seferde %60 oranında tekrarlama durumu vardır. Yavaşlama hali, durgunluk, enerjide azalma gibi belirtiler ortaya çıkınca doktora başvurulmalıdır. Sık tekrarlayan depresyonlarda koruyucu ilaç tedavileri vardır. Antidepresanların kendini iyi hissettikten sonra aniden bırakılmaması, yeterli süre ve dozda ilaç kullanılırsa gün geçtikçe tekrarlama olasılığı azalır. Terapi de kişisel farklılıklara bağlıdır.

DEPRESYON ÖNEMLİ BİR RAHATSIZLIK MIDIR?
Elbette sonuçları itibariyle önemli bir hastalıktır. İşlevselliğin bozulması, kişinin hayatının bozulması ve ölüm yani intihar potansiyeli taşıdığından çok önemli bir rahatsızlıktır. Kesinlikle ilaç ve terapiyle takip edilmesi gerekir. Tedavi edilmezsede tekrarlama durumu vardır.

MAJÖR DEPRESYON

Depresyon durumu, kalıcı olarak üzüntü ve ilgi kaybına yol açan tıbbi bir hastalıktır. Birçok fiziksel belirtilere de neden olabilmektedir.

Depresyon aynı zamanda majör depresyon, depresif bozukluk ya da klinik depresyon olarak da adlandırılır. Depresyon nasıl hissettiğinizi, düşündüğünüzü ve davrandığınızı etkiler. Ayrıca birçok duygusal ve fiziksel sorunlara yol açabilir. Normal günlük faaliyetlerini yapmak bile kişiye zor gelebilir ve hayatın yaşamaya değer olmadığı hissine sahip olmanıza neden olabilir.

Depresyon genellikle şeker hastalığı ya da yüksek tansiyon gibi uzun süreli tedavi gerektiren kronik bir hastalıktır. Ancak cesaretiniz kırılmasın. Depresyon içinde olan çoğu kişi ilaç kullanımı, psikolojik danışma ya da diğer tedavi türleri ile kendilerini daha iyi hissedebilmektedirler.

BELİRTİLER

Depresyonun yaygın olarak görülen belirtileri şunlardır:

• Üzüntü veya mutsuzluk,
• Küçük konular üzerinde bile sinirlenme ve hayal kırıklığı yaşama,
• Normal faaliyetlere karşı ilgi azlığı ve zevk alamama,
• Cinsel dürtüde düşüş,
• Uykusuzluk veya aşırı uykulu olma,
• İştahta değişiklikler. Depresyon genellikle iştah azalmasına ve kilo kaybına neden olur, ama bazı kişilerde beslenmede ve dolayısıyla kilo alımında artışa neden olur

• Ajitasyon (sıkıntı) veya huzursuzluk- Örneğin, volta atma, elleriyle oynama ve yerinde duramama gibi davranışlar sergileme,
• Sinirlilik hali veya öfke patlamaları,
• Vücut hareketleri, konuşma ya da düşünmede yavaşlama,

• Kararsızlık, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon azalması
• Yorgunluk ve enerji kaybı – küçük işlere bile çaba yettirememe,
• Kendini değersiz veya suçlu hissetme-Bu durumlarda kişi geçmiş hatalarına takılır yada bir şeyler yanlış gittiğinde kendini suçlamaya başlar.
• Düşünme, konsantre olma, karar verme ve hatırlamada zorluk,
• Sık sık ölüm ve intihar ile alakalı düşünceler,
• Sebepsiz yere ağlama,
• Sırt ağrısı ya da baş ağrısı gibi açıklanamayan fiziksel sorunlar.

Bazı insanlar için, depresyon belirtileri o kadar şiddetlidir ki bazı şeylerin ters gittiği aşikârdır. Diğer bazı insanlar ise genellikle kendilerini mutsuz ve sıkıntılı hissederler ama nedenini bilmemektedirler.

Depresyon insanları farklı şekillerde etkilemektedir. Bu nedenle depresyonun yol açtığı belirtiler de kişiden kişiye değişir. Kalıtsal özellikler, yaş, cinsiyet ve kültürel etkenlerin tümü depresyonun sizi nasıl etkilediği üzerinde rol oynamaktadır.

Çocuk ve gençlerde depresyon belirtileri:

Depresyonun çocuk ve gençlerdeki belirtileri yetişkinlerdekinden farklı olmaktadır.

• Küçük çocuklarda, depresyon belirtileri üzüntü, sinirlilik, umutsuzluk ve endişe şeklinde belirti verebilir.
• Ergenler ve gençlerde belirtiler anksiyete (kaygı), öfke ve sosyal etkileşimden kaçınma şeklinde olabilmektedir.
• Düşünmede ve uykuda meydana gelen değişimler ergen ve yetişkinlerde depresyonun sık görülen belirtileridir. Ancak daha küçük çocuklarda bu belirtiler yaygın değildir.
• Çocuk ve gençlerde depresyon genellikle davranış sorunları ya da kaygı, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi diğer ruh sağlığı sorunları şeklinde oluşmaktadır.
• Depresyonda olan çocuklar okulda sorun yaşayabilmektedirler.

Yaşlılarda depresyon belirtileri:

Depresyon yaşı ilerlemiş olan insanlarda normal hayatın bir parçası değildir ve çoğu yaşlılar hayatlarından memnun yaşarlar. Ancak hayatlarından memnun olmayan ve depresyon içinde olan yaşlılarda vardır. Ne yazık ki, yaşlılardaki bu depresyon çoğu zaman teşhis edilmemekte ve tedavi edilmeden devam etmektedir. Depresyonda olan çoğu yaşlı kendini çok bitkin hissetmekte ve yardım için isteksiz olmaktadır.

• Yaşlılarda yorgunluk, iştah kaybı, uyku sorunları veya cinsel ilgi kaybı gibi belirtiler diğer hastalıkların nedeni olarak görüldüğü için kişiler depresyonda olduklarının farkında olmayabilmektedirler.
• Yetişkinlerde depresyona ait belirtiler daha az belirgin olabilir. Kendilerini genellikle hayattan memnun kalmamış, sıkılmış, çaresiz veya değersiz hissedebilirler. Dışarı çıkmak, sosyal ortamlara katılmak ve yeni bir şeyler yapmak yerine evde kalmayı tercih ederler.
• Yaşlılarda intihar düşüncesi özellikle erkeklerde hafife alınmayacak kadar ciddi bir depresyon işaretidir. Depresyonda olan tüm insanlar içinde intihar etme açısında en yüksek risk altında olanlar yaşlı erkeklerdir.

NE ZAMAN DOKTORA GÖRÜNMELİ

Eğer kendinizi depresif hissediyorsanız, en kısa sürede bir doktorunuzu görününüz. Depresyon belirtileri kendi kendine kaybolmayabilir ve tedavi edilmediği takdirde daha kötüye de gidebilir. Tedavi edilmeyen depresyon ruhsal ve fiziksel sağlık sorunlarına ya da hayatınızın diğer alanlarında değişik problemlere yol açabilir. Depresyon duyguları intihara kadar da götürebilir.

Eğer tedavi konusunda isteksiz iseniz, bir arkadaşınızla, bir sevdiğinizle, bir din adamı ya da güvendiğiniz başka birisi ile konuşabilirsiniz.

Eğer intihar düşünceleriniz varsa;

Siz ya da tanıdığınız biri intihar düşünceleri taşıyorsa, hemen yardım alınması gerekir. Burada izlenecek adımlar şunlardır:
• Aileden birisi veya bir arkadaşla iletişime geçiniz.
• Doktorunuzdan ya da depresyon gibi psikolojik durumlarda profesyonel bir sağlık personelinden yardım isteyiniz.

Ne zaman acil yardım istemelisiniz?

Eğer kendinize zarar verecek bir girişimde bulunmayı ya da intihar etmeyi düşünüyorsanız acil durum numarasının aranması gerekir. Acil yardım gelene kadar intihar etme düşüncesi olan kişinin yanında birilerinin mutlaka kalması gerekir.

NEDENLERİ

Depresyon nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak akıl sağlığı ile ilgili bir dizi faktör depresyona neden olarak gösterilebilir:

Biyolojik farklılıklar. Depresyon olan kişilerin beyinlerinde fiziksel değişikliklerin olduğu gözlenmektedir. Bu değişikliklerin depresyon açısından ne anlama geldiği hala net değildir. Ama bazı ipuçları verebilmektedir.
Nörotransmiterler. Beyin kimyasallarında meydana gelen değişimler ruh hali ve depresyon ile doğrudan ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Hormonlar. Vücuttaki hormon dengesinde meydana gelen değişiklikler depresyon neden olabilir veya tetikleyici rol oynayabilir. Hormon değişikliklerine tiroit problemleri, menopoz ya da başka bir dizi koşul neden olabilir.
Kalıtsal etkenler. Ailesinde depresyon olan kişilerde de depresyon görülme ihtimali yüksektir.
Yaşanan olaylar. Bir yakınını kaybetme, mali sorunlar yaşama ve aşırı stres gibi bazı olaylar kişilerde depresyonu tetikleyebilir.
Erken çocukluk travması. Çocukluk döneminde bir ebeveynini erken kaybetme veya travmatik bir olay yaşama beyinde kalıcı değişikliklere yol açarak ileride depresyon oluşmasına neden olabilir.

RİSK FAKTÖRLERİ

Depresyon genellikle gençlikte, 20’li ya da 30’lu yaşlarda başlar ancak herhangi bir yaşta da ortaya çıkabilir. Depresyonun kesin nedeni bilinmemekle birlikte, araştırmacılar depresyon gelişmesine sebep olan ve depresyonu tetikleme riski taşıyan bazı faktörler belirlemişlerdir. Bu faktörler şöyle sıralanabilir:

• Depresyonun biyolojik akrabalarda da bulunması,

• Kadın olunması,
• Çocukken travmatik olaylar yaşamış olma,

• Aile üyelerinden birinin ya da bir arkadaşın depresif olması,
• Sevilen bir yakınının ölümü gibi stresli olaylar yaşama,
• Az arkadaşa sahip olma ya da sosyal ilişkiler bakımından sıkıntılar yaşama,
• Son zamanlarda çocuk doğurma (Postpartum depresyon),
• Daha önce depresyon geçirmiş olunması,
• Kanser, diyabet, kalp hastalığı, Alzheimer ya da HIV / AIDS gibi ciddi bir hastalığa yakalanmış olma,
• Benlik saygısı düşük olma, aşırı bağımlı, öz-eleştirel ya da kötümser olma gibi bazı kişilik özelliklerine sahip olma,
• Alkol, nikotin veya yasadışı uyuşturucular kullanma,
• Yüksek tansiyon ilaçları, uyku hapları ya da diğer bazı ilaçların yan etkileri (düzenli olarak kullanılan ilaçları bırakmadan önce doktora danışmakta fayda vardır. Çünkü ilacın aniden kesilmesi ruh halinde de ani değişimlere neden olabilir.)

KOMPLİKASYONLAR

Depresyon bireyler ve aileler üzerinde olumsuz etkilere neden olan ciddi bir hastalıktır. Tedavi edilmeyen depresyon hayatın her alanında duygusal, davranışsal ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilir. Depresyon ile ilişkili yaygın olarak görülen komplikasyonlar şunları içermektedir:

• Aşırı alkol tüketimi
• Madde bağımlılığı
• Anksiyete (kaygı) bozukluğu
• İşte veya okulda sorunlar yaşama

• Ailede çatışmalar
• İlişkilerde zorluklar yaşama
• Sosyal açıdan içine kapanma ve kabuğuna çekilme hali
• İntihar

• Bir yerini kesme gibi kendine zarar verme vakaları,
• Diğer sağlık koşullarından dolayı erken ölüm

TESTLER VE TEŞHİS

Depresyon yaygın olarak görülen ve genellikle tanısı konmamış tıbbi bir hastalık olarak bilindiğinden, bazı doktorlar rutin tıbbi muayeneler sırasında hastanın ruh halini öğrenmeye yönelik sorular sorarlar.
Eğer doktorlar depresyon varlığından şüphelenirlerse, hastayı bir dizi tıbbi ve psikolojik teste tabi tutabilirler. Yapılacak bu testler ile belirtilere depresyon ya da depresyon dışında başka bir hastalığın neden olup olmadığı ortaya çıkarılır. Testler genellikle şunlar olmaktadır:
Fiziki muayene. Bu testin içinde boy ve kilo ölçümü, kalp hızı, tansiyon, vücut ısısı gibi ölçümler yapılır. Kalp kontrolü, akciğer dinlenmesi ve karın incelenmesi yapılır.
Laboratuar testleri. Doktorunuz “tam kan sayımı” adı verilen kan testini yaptırarak tiroit bezinin doğru çalışıp çalışmadığını öğrenmek isteyebilir.
Psikolojik değerlendirme. Depresyon belirtilerini değerlendirmek için doktorunuz duygularınız ve davranışlarınız hakkında konuşmak isteyecektir. Belirtileri daha önce de görüp görmediğinizi, ne kadar süreyle belirtileri yaşadığınızı sorabilir. Ayrıca intihar etme ya da kendinize zarar verme düşünceleriniz hakkında da konuşacaktır.

Depresyon için tanı kriterleri:

Majör depresyon tanısının konması için bazı kriterleri sağlaması gerekmektedir. Majör depresyon tanısı için, bir iki haftalık süre boyunca aşağıdaki belirtilerden beş veya daha fazlası ile karşılaşmanız gerekir. Belirtilerden en az biri depresif ruh hali ya da ilgi ve istek kayıplarından biri olmalıdır. Belirtiler kendi duygularınıza dayalı olabilir ya da başka birinin gözlemlerine dayalı da olabilir. Bunlar:

• Günün çoğunda ve neredeyse her gün üzgün ve ağlamaklı depresif bir ruh haline sahip olma. Çocuk ve ergenlerde, depresif ruh hali sürekli sinirlilik şeklinde görünebilir.
• Nerdeyse her gün ve günün çoğunda yapılan aktivitelerde ilgi ve istek azalması yaşanabilir.
• Diyet yapılmadığı zaman aşırı şekilde kilo kaybı, kilo alma ya da iştahta artış veya azalma olabilir. Çocuklarda kilo alamama depresyon belirtisi olabilir.
• Uykusuzluk ya da duyulan istekte her geçen gün azalma olması.
• Dışarıdan fark edilebilecek şekilde huzursuzluk veya hareketlerde yavaşlama.
• Hemen hemen her gün yorgunluk ya da enerji kaybı yaşanması
• Kendini değersiz hissetme ya da suçluluk duygularının neredeyse her gün yaşanması,
• Kararlara alma, düşünme ya da konsantre olma konusunda her gün sorunlar yaşama,
• Tekrarlayan ölüm ya da intihar girişimi düşünceleri.

Aşağıdaki durumlar Majör depresyon olarak kabul edilebilir:

• Belirtiler Bipolar bozukluk ve manik depresyon şeklinde eş zamanlı olarak görülmez.

• Belirtiler iş, okul, sosyal faaliyetler, günlük aktiviteler veya başkaları ile ilişkileri gün içinde bozabilecek şekilde şiddetli olmalıdır.
• Belirtiler ilaç kullanımı, hipotiroidi” gibi tıbbi bir durum ya da uyuşturucu bağımlılığı gibi durumların doğrudan etkilemesiyle oluşmamalıdır.
• Belirtilere sevilen birinin kaybından sonra oluşan geçici üzüntü gibi durumlar neden olmaz.

Depresyon belirtilerinin oluşmasına neden olan diğer şartlar:

Depresyon belirtileri içeren bir dizi diğer koşullar bulunmaktadır. Doğru tedavinin alınması için doğru teşhis konması önemlidir. Doktorunuz belirtilerinizi değerlendirerek aşağıda yer alan koşullardan birinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirleyecektir.

 • Uyum bozukluğu. Uyum sağlama sorunu ya da uyum bozukluğu ciddi bir duygusal tepkidir. Stresle ilişkili olarak duygu, düşünce ve davranışları etkileyebilen ruhsal bir tür hastalıktır.
Bipolar bozukluk. Bu tür depresyon yüksek seviyelerinden alçak seviyeler arasında değişen ruh hali ile karakterize edilir. Çoğu zaman bipolar bozukluk ve depresyonu birbirinden ayırt etmek zor olabilir. Ancak uygun tedavi için teşhisin doğru konması önemlidir.
Siklotimi. Aynı zamanda “siklotimik bozukluk” olarak da adlandırılan bipolar bozukluğun daha hafif bir türüdür.
Distimi. Depresyonun daha az şiddetli ama daha kronik şeklidir. Distimi günlük faaliyetlerin normal şekilde yapılmasını ve yaşamın dolu dolu yaşanmasını engelleyebilir.

Doğum sonrası (postpartum) depresyon. Bu tip depresyon yeni anne olmuş kadınlarda yaygın olarak görülen bir depresyondur. Genellikle doğumdan sonraki iki hafta içinde başlar ve altı aya kadar sürebilir.
Psikotik depresyon. Sanrılar ve halüsinasyonlar gibi psikotik belirtilerin eşlik ettiği şiddetli bir depresyon türüdür.
Mevsimsel duygulanım bozukluğu. Bu tür depresyon mevsim geçişlerinden ve güneş ışığından daha az yararlanmadan kaynaklanan değişiklikler ile ilgilidir.

Sizde mevcut olan depresyonun hangi tür olduğunu iyi belirleyin. Böylece daha fazla bilgi alabilir ve daha doğru tedavi alabilirsiniz.

Sponsorlu Bağlantılar

KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
    Sağlık

    demek depresyon öbür aile bireylerinide etkiliyo bende bu insanlar neden sinirli vahşi olmaya başladı diyordum şimdi ailede en akıllı benim depresyon diye bişey yok rahatlık batıyo eskiden varmıymış depresyon analarımızın zamanında

    Sağlık

    ne zaman onaylanacak acil cvp

Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Retinol İçeren Besinler
Üreme ve Kalıtım
Beta mikrobu
Mutfağınızdaki 5 Kötü Tatlandırıcı Şeker
Kaç Tür Pnomoni (Zatürre) Vardır?
Bacaklarda Güçsüzlük ve Zayıflık
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.