DİYABET (GİZLİ ŞEKER)Diyabet (Gizli şeker)

Şekersiz diyabet, sıvı tüketimine rağmen yoğun susuzluk ile karakterize olan, yaygın görülmeyen bir durumdur. Çoğu zaman vücudun kilit durumdaki bazı hormonlarının düzgün üretilmemesi, depolanmaması ve salınmaması durumlarında gerçekleşir. Ama bazen de böbreklerin bu hormonlara düzgün yanıt vermemesi nedenlerden biri olmaktadır. Nadiren de gebelik sırasında görülür (gestasyonel diyabet insipidus).

Sponsorlu Bağlantılar

Kan şekerini içeren “diabetes insipidus” ve “diabetes mellitus” diyabetleri birbiri ile ilişkili görünebilir ama farklıdırlar. Diabetes mellitus diğerine göre daha yaygın görülür. Her iki şeker rahatsızlığı da benzer belirtiler vermesine rağmen diabetes insipidus ve diabetes mellitus’un (tip 1 ve tip 2) birbirleri ile alakaları yoktur. Susuzluğun rahatlatılması ve idrar yapma sürecinin normalleştirilmesi için farklı tedavi seçenekleri mevcuttur.

Belirtileri

Şekersiz diyabetin en sık görülen belirtileri şunlardır:

  • Aşırı susama
  • Aşırı miktarda seyreltilmiş idrar salgılanması

Durumun ciddiyetine bağlı olarak, hafif şekersiz diyabette günlük idrar çıkışı yaklaşık 2 litre iken hastalığın ciddi olduğu ve fazla sıvı tüketilen durumlarda ise günde yaklaşık 21 litreyi bulmaktadır. Buna karşılık, sağlıklı bir yetişkinde günlük ortalama idrar çıkışı ancak 1.5 ile 2.5 litre arasında olmaktadır.

Diğer belirtiler gece idrara çıkma (noktüri) ve yatak ıslatma olabilir. Şekersiz diyabeti olan bebek ve çocuklarda ise aşağıdaki belirtiler görülebilir:

Sponsorlu Bağlantılar

  • Açıklanamayan titizlik veya avutulmaz bir ağlama
  • Alışılmadık şekilde altını ıslatma
  • Ateş, kusma veya ishal
  • Ekstremitelerde cilt kuruluğu ve soğukluk
  • Gelişmenin yavaş olması
  • Kilo kaybı

Vücudun sıvıları nasıl düzenleyeceğini bilmemesi durumunda “diabetes insipidus” oluşur. Normalde, böbrekler kan dolaşımından gelen aşırı vücut sıvılarını süzer. Süzülen bu sıvılar ise idrar olarak atılmadan önce mesanede bekletilir. Normal bir regülasyona sahip vücut sisteminde, eğer vücudun su ihtiyacı varsa ve dehidrasyon durumu gelişmişse böbrekler daha az idrar oluşturur. Yani vücuda sıvı alımı ile idrara dönüştürülen sıvı miktarı arasında bir denge oluşturulur.Diyabet (Gizli şeker) Belirtileri

Çoğu zaman susuzluk bazen de alışkanlıklar vücuda sıvı alım miktarını etkilemektedir. Böbrekler tarafından atılan sıvının oranı büyük ölçüde anti-diüretik hormon (ADH) veya diğer adıyla “vazopressin” üretiminden etkilenir.

ADH hormonu, vücudumuzda hipotalamusta üretilir ve beynin alt kısmındaki hipofiz bezinde depolanır. Vücut susuz kalmaya başladığında ADH kan dolaşımına katılır. Daha sonra ADH böbrek tübülleri ile sıvıların idrara geçmesinden ziyade kan dolaşımına katılmasını sağlar.

Vücut sisteminizin hangi yolla zarar gördüğü şekersiz diyabet türünü de belirler:

  • Merkez diabetes insipidus: bu tür şekersiz diyabetin sebebi yetişkinlerde genellikle hipofiz bezi ya da hipotalamusun ameliyat, tümör, bir hastalık (menenjit gibi), iltihap veya kafa travması ile zarar görmesidir. Çocuklarda ise nedeni genellikle kalıtsal bir genetik bozukluktur. Bazı durumlarda nedeni tam olarak bilinmemektedir. Meydana gelen bu hasarlar ADH’ın normal üretim, depolama ve salınma düzenini bozar.
  • Nefrojenik diabetes insipidus: Bu tür şekersiz diyabet, suyun böbrekten suyun atılması ve emilmesinden sorumlu böbrek kanallarında hasar meydana geldiği zaman ortaya çıkabilir. Oluşan hasarlar böbreğin ADH hormonuna düzgün şekilde yanıt vermesini engeller. Böbrekteki bu kusur genetik bir problemden kaynaklanabildiği gibi kronik bir böbrek sorunundan da kaynaklanabilir. Lityum ve demeklosiklin (bir tetrasiklin antibiyotik) gibi bazı ilaçlar da nefrojenik diabetes insipidus’a neden olabilir.
  • Gestasyonel diyabet insipidus: Bu şekersiz diyabet türü sadece gebelik sırasında plasenta tarafından üretilen bir enzimin annedeki ADH hormonunu yok etmesi sonucu ortaya çıkar. Plasenta, anne ve bebek arasındaki besin ve atık ürünlerinin alışverişini sağlayan kan damarları ve diğer dokular sistemidir.
  • Birincil polidipsi: Aynı zamanda “dipsogenic diabetes insipidus” veya “psikojenik polidipsi” olarak da bilinen bu diyabet türü çok fazla miktarda idrar atılımına neden olabilmektedir. ADH üretimi veya hasarını ile ilgili bir sorunun aksine, altta yatan nedeni aşırı sıvı alımıdır. Uzun süreli aşırı miktarda sıvı alımının kendisi böbreklere zarar vererek ADH’ın görevini yerine getirmesini engelleyebilir ve idrar yapımı ile ilgili sorunlara yol açabilir. Birincil polidipsi, hipotalamusta yer alan susuzluk ile ilgili düzenleme yapan mekanizmanın hasar görmesi sonucu oluşur. Primer polidipsi aynı zamanda bazı akıl sağlığı sorunlarından da kaynaklanabilmektedir. Diabetes insipidusun bazı durumlarında doktorlar nedenini tespit edememektedir.

KİMLER RİSK ALTINDA

Doğumda var olan ya da doğumdan kısa bir süre sonra ortaya çıkan nefrojenik diabetes insipidus hastalığı genellikle genetik bir nedene sahiptir ve kalıcı şekilde böbreğin idrar üretme yeteneğinde bozulmalara neden olabilir. Genellikle erkekleri etkilemektedir ve kadınlarda ise çocuklarına geçme riski bulunmaktadır.

TEDAVİ VE İLAÇLAR

Şekersiz diyabet tedavisi sahip olunan duruma göre çeşitlilik göstermektedir. Diabetes insipidus’un en yaygın türleri için önerilen tedavi seçenekleri şunlardır:

Merkezi diabetes insipidus: Bu diyabet türü anti-diüretik hormonu (ADH) eksikliğinden kaynaklandığı için tedavi olarak dışarıdan “desmopressin” adı sentetik bir hormon verilir genellikle. Desmopressini tablet, enjeksiyon veya burun spreyi şeklinde kullanabilirsiniz. Sentetik hormon idrar artışını ortadan kaldıracaktır. Bu durumdaki çoğu insan için “desmopressin” güvenli ve etkilidir. Eğer durum hipofiz bezi ya da hipotalamustaki bir anormallikten kaynaklanmışsa öncelikle altta yatan bu soruna yönelik tedavi yürütülür. Diyabet (Gizli şeker) Tedavisi

Desmopressin gerektiği zaman kullanılması gereken bir ilaç olarak düşünülmelidir. Bunun nedeni, çoğu insanda ADH eksikliği tam değildir, vücut tarafından üretilen miktarı değişmektedir ve bu değişme aynı zamanda günden güne de değişebilir. Gereğinden fazla “desmopressin” kullanılması da vücutta çok fazla su tutulmasına neden olarak kandaki sodyum değerlerini düşürebilir. Sodyum düşüklüğü belirtileri arasında uyuşukluk, konfüzyon, bulantı ve ciddi durumlarda nöbet geçirme görülebilir. Merkezi diabetes insipidus’un hafif durumlarında sadece su alımını bile yeterli gelebilmektedir.

Nefrojenik diabetes insipidus. Bu durum böbreklerin ADH hormonuna düzgün yanıt vermemesinden kaynaklanmaktaydı. Dolayısıyla “desmopressin” alımı bir tedavi seçeneği olamaz. Bunun yerine, doktorunuz tuz açısından düşük bir diyet önerisi yaparak böbreğinizin ürettiği idrar miktarının düşürülmesini sağlayabilir. Bunun yanında ayrıca dehidrasyonu (sıvı kaybını) önlemek için yeterli miktarda su içmeniz de gerekecektir. Tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte kullanılan “hidroklorotiyazid” ilacı da belirtileri iyileştirmek için kullanılabilir. Hidroklorotiyazid bir diüretik (idrar söktürücü) olmasına rağmen bazı durumlarda nefrojenik diabetes insipidus hastalarında idrar atılımını azaltmak için de kullanılabilir. Eğer nefrojenik diabetes insipidus belirtileri kullandığınız ilaçlardan kaynaklanıyorsa, bu ilaçları durdurmanız çözüm olabilir. Ancak doktorunuza danışmadan ilaç bırakmanız veya doz değişikliğine gitmeniz önerilmez.  

Gestasyonel diyabet insipidus: Gestasyonel diyabet insipidus’un çoğunun tedavisi için sentetik hormon “desmopressin” kullanılır. Nadir durumlarda susuzluk mekanizmasında gerçekleşen bir anormallik neden olur. Bu tür nadir durumlarda desmopressin reçete edilmez.

Birincil polidipsi: Sıvı alımını azaltma dışında bu tür diyabet için uygulanabilecek spesifik bir tedavi yoktur. Ancak eğer hastalık akıl sağlığı ile ilgili bir problemden kaynaklanıyorsa altta yatan sorunun tedavi edilmesi diyabet şikayetlerini de azaltacaktır.

YAŞAMINIZDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

Eğer şekersiz diyabet hastalığınız varsa aşağıdaki yaşam tarzı değişiklikleriniz yapmanız önerilir:

  • Dehidratasyonu (sıvı kaybını) önleyiniz. Aldığınız ilaçlar ile belirtileriniz azalma gösterse bile yine de yeterli miktarda su içmeye devam etmeniz gerekir. Çünkü ilaçlar bittikten sonra eğer sıvı kaybı oluşursa yine ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle suyunuzu ve ilaçlarınızı nereye giderseniz gidin yanınızda bulundurun.
  • Bir tane sağlık uyarısı bileziği veya kartı taşıyın. Acil bir durumda hızlıca müdahale için bu tür bilgilendirici nesnelerin faydası olacaktır.

Sponsorlu Bağlantılar

KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
    Sağlık

    ben sürekli açıkıyorum,açıkdığım zaman elim ayagınm titriyor sanki hiç yemek yememiş gibi hissediyorum kendimi yedikten sonra rahatlıyorum ve cnm tatlı birşeyler sık sıkkk istiyorum
    ve sık sık tuvalete çıkıyorum gece

Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
İnsanlarda Cinsiyetin Belirlenmesi
YÜKSEK ATEŞ NEDİR? HANGİ DURUMLARDA ATEŞTEN SÖZ EDİLİR?
Anemi Belirtileri
Migren Ağrısı
Yeşil Dışkının Nedenleri Nelerdir?
Karaciğer Yağlanması
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.