Onlu yaşlarında cinsel olarak etkinleşen ve herhangi bir doğum kontrolü uygulamayan sağlıklı bir kadın 30 il 35 yıl üreme kabiliyeti­ne sahip olabilir. Günümüzde, çeşitli etkin ge­beliği önleme yöntemleri sayesinde, kadınlar anne olup olmamayı ve ne zaman anne ola­caklarını seçebilmektedirler. Esas olarak kadına dayanan popüler doğum kontrolü yöntemleri aşağıda ele alınmaktadır (erkeklere ilişkin se­çenekler için, Gebeliğin Önlenmesi)

Sponsorlu Bağlantılar

Doğal aile planlaması, cinsel birleşme için hangi günlerin güvenli olduğunu belirlemek üzere kadının adet dönemini temel alan çeşitli yöntemleri içerir. Bunlar ritim yöntemi denilen yöntemin çeşitlemeleridir.
Doğal aile planlamasmdaki yaklaşımların her biri, ne zaman hamile kalabileceğinizin far­kında olmanızı gerektirir; hamile kalabileceği­niz süre her adet döneminin hemen hemen ortasındaki kısa bir süredir yumurtlamanın yaklaşık 72 saat öncesinden yumurtlamanın yaklaşık 24 saat sonrasına kadar olan süre. Önemli olan nokta bu günlerin ne zaman oldu­ğunu belirlemek ve bu günlerde cinsel birleş­meden kaçınmaktır.

Genel olarak, bu yöntemlerin gebeliği önle­me etkinliği yüzde 80′în altındadır. Bir kadının adet dönemi değişebileceği için yumurtlamayı öngörmek genellikle güçtür. Doğal aile planla­masını denemeye karar verirseniz, adet döne­minizin düzenini belirlemek için birkaç ay kayıt tutun. Yumurtlama zamanını hesaplamanın dört yolu vardın ısı yöntemi, takvim yöntemi, mukusu inceleme yöntemi ve mukotermal yöntem.

Sponsorlu Bağlantılar

Isı yöntemi ne zaman yumurtladığınızın belirlenmesini gerektirir. Yumurtlamadan he­men sonra kadınların çoğunun vücut ısısında küçük bir yükselme olur. Bir ısı değişikliğini saptamak için, her gün uyandığınızda ateşinizi ölçün. Bu amaçla, küçük değişiklikleri tespit et­mek üzere tasarlanmış özel bir termometre kullanılır. Yumurtlama zamanınızı belirledikten sonra, gebe kalmamak için yumurtlamadan önce 3 gün ve yumurtlamadan sonra 3 gün cinsel birleşmeden kaçının.

Takvim yöntemi için, bir yıl boyunca adet döneminizin kaydını tutmanız gerekir. En kısa dönemdeki gün sayısından 18 günü (yumurtla­madan adet görmenize kadar 14 gün ve sper­min ortalama ömrü için 4 gün) ve en uzun adet döneminden 10 günü (yumurtlamadan adet görmenize kadar 14 gün, eksi bir yumur­tanın ömrü için 1 gün ve hata payı olarak 3 gün) çıkartın. Hesapladığınız sayılar, adet döne­minizin hamile kalabileceğiniz ilk ve son günle­ridir.

Örneğin, en kısa adet döneminiz 24 gün, en uzun adet döneminiz ise 35 gün ise, hamile kalabileceğiniz zaman, 24 gün eksi 18 gün (ya da 6. gün) ile 35 gün eksi 10 gün (ya da 25. gün) arasındaki zamandır. O halde, bu örnekte, her adet döneminin 6. il 25 günleri arasında hamile kalabilirsiniz.

Mukusu inceleme yöntemi, bir yumurtanın serbest bırakılmasından 4 gün önce, vajina mukusunun ince, açık renkli, akışkan ve bol ol­ması olgusuna dayanır. Hamileliği önlemek için, mukusun görüldüğü zamandan, daha ka­lın ve daha kuru olmasından 4 gün sonrasına kadar cinsel birleşmeden kaçının.
Muko-termal yöntem, ısı yöntemi ile mu-kus incelemesi yönteminin bir birleşimidir. En güvenilir doğal yöntemdir.

Doğum kontrolü hapları 45 yaşından genç birçok kadın tarafından kullanılmaktadır. Hap en etkili doğum kontrolü yöntemidir. Doğru kullanılırsa, her yıl ilaç kullanan 1000 kadından yalnızca biri hamile kalır.
En fazla önerilen ve en etkili hap, sentetik östrojen ile progestojenin bir birleşimidir; etkisi vücut tarafından üretilen, doğal olarak oluşan iki hormonun etkisiyle aynıdır. Bazı kadınlar yalnızca progestojen içeren haplar kullanırlar. Bileşik haptan daha az etkili olduğu halde, bu hapların 35 yaşın üzerindeki ve hipertansiyon ve şeker gibi sorunları olan kadınlar için biraz daha güvenli olduğuna inanılmaktadır.
Doğum kontrolü hapları, hipotalamusun (beyindeki bir salgı bezi), hipofiz bezine foliküllışırlar. Bu hormonlar durdurulursa, yumurta serbest bırakılmaz.

Ayrıca, hap rahim boynu mukusunun, yu­murtlama sırasında normal olarak olduğu gibi sulanmasını önler. Mukus tüm adet dönemi boyunca sınırlı kalır ve böylelikle spermin fal­lop tüplerine ulaşması güçleşir.
Hap, adet kanamasını önlemez, ama kana­ma genellikle o kadar ağır olmaz (bazı kadın­larda kanama o kadar az olur ki adet görüp görmediklerinden bile emin olamazlar) ve nor­mal adet kadar uzun sürmez. Hap kullanan ka­dınların çoğu adetten önce ve adet sırasında ağrı duymazlar.

Hap atmaya başlamak istiyorsanız, dokto­runuzdan reçete almanız gerekir. Hapı adetini­zin beşinci günü almaya başlayın. Hapı almayı unutma olasılığınızı azaltmak için, her gün aynı zamanda alma alışkanlığını edinin. 21 gün bo­yunca hap alın, ondan sonra 7 gün almayın. Son hapı aldıktan yaklaşık 3 gün sonra, adet kanamanız başlayacaktır. (Ancak bazı ilaç pa­ketlerinde hormon içeren 21 hap ve aktif bile­şeni olmayan 7 hap bulunmaktadır; böylelikle günlük hap alma düzeni bozulmamış olur. Bir paketi bitirdikten sonra, ertesi gün yeni bir pa­kete başlarsınız.) Bazen adet görmeyebilirsiniz. Böyle bir durumda, önceki paketi bitirdikten 1 hafta sonra yeni haplara başlayın. İkinci bir adet döneminde de kanamanız olmazsa, dok­torunuza danışın.

Doğum kontrolü hapları etkili ve kullanımı kolay oldukları halde, çoğu önemsiz olan bazı yan etkileri vardır. Kilo alma, mide bulantısı, kusma, göğüslerde ve pelviste bir doluluk duy­gusu olabilir. Bazı kadınlarda çok az ya da çok fazla kanama da olabilir.

En önemli yan etki toplardamarlarda kan pıhtıları oluşturma eğilimidir; bu kan pıhtıları yerlerinden çıkar ve akciğerlere giderlerse öl­dürücü olabilirler. Kan pıhtısı oluşması oranı, hap alan kadınlarda almayanlara göre biraz daha yüksektir. Östrojen oranının yüksek oldu­ğu haplar alanlar daha fazla risk altında görün­mektedirler.

Ayrıca, hap alan kadınların küçük bir kıs­mında yüksek kan basıncı sözkonusu olmakta­dır. Hapa bağlı safra kesesi sorunları gibi, felç­ler ve kalp krizleri de seyrek olarak görülür.

Sigara özellikle 35 yaşın üzerindeki kadın­larda bu yan etkilerin birçoğuna ilişkin riski arttırır.
Hap, üreme organlarında kanser oranını arttırır gibi görünmemektedir.

Ayrıca, hap yumurtalık ve meme kisti, aşırı adet kanamasından kaynaklanan anemi ve romatizmaya bağlı artrit ve pelvis (alt karın) enfeksiyonları riskini azaltma konusunda yararlıdır. Hapın göğüs kanseri olasılığını art­tırıp arttırmadığı belirlenmemiştir.

Hapın sizin için güvenli olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? 40 yaşından küçükseniz ve sigara içmiyorsanız büyük bir olasılıkla güvenlidir. Sigara içiyorsanız, 35 yaşından son­ra hap kullanmasanız iyi olur. Bazı kan damarı hastalıkları, kalp sorunları ya da herhangi bir kanser türü olan kadınlar başka bir doğum kontrol yöntemi bulmalıdırlar. Migren ağ­rılarınız, hipertansiyonunuz, orak hücreli anem­iniz ya da şekeriniz varsa ya da ameliyat olacaksanız, hap komplikasyon riskini art­tırabilir. Doktorunuzla birlikte riskleri değerlen­dirmeniz gerekir. Genellikle, hapın riskleri hamileliğin riskinden çok daha azdır.
Rahim içi araçları gebeliği önlemede yüz­de 95 il 98 etkilidirler.

Rahim içi aracı, genellikle serviksin daha açık olduğu adet döneminiz sırasında dok­torunuz tarafından rahminize yerleştirilen küçük bir plastik parçasıdır. Araca küçük bir ip asılıdır. İp, doktorun aracı çıkarmasını kolaylaş­tırır. Aracın yerleştirildiği kişi de, yerinde olup olmadığını anlamak için ipi kullanabilir.
Rahim içi araç, rahim duvarında, döllenmiş bir yumurtanın tutunmasını ve gelişmesini güçleştiren değişiklikler yaratarak gebeliği ön­ler.

Rahim içi aracın en genel yan etkisi adet sırasında kanamanın ve adet ağrılarının art­masıdır. Bazen araç bir adet sırasında çıkabilir, bu nedenle aracın yerinde olduğundan emin olmak için düzenli olarak ipi kontrol etmeniz önemlidir.

En ciddi yan etkileri pelvis enfeksiyonu ve dış gebelik ya da tüp gebeliğidir (bkz.Dış Gebelik). Ağır pelvis enfeksiyonu kadını kısır-laştırabilir.
Bugün, aracın kullanılmasının bir sonucu olarak ağır enfeksiyonun ya da rahim delin­mesinin sözkonusu olduğu kadınlar tarafından açılan davaların çoğalması nedeniyle, imalat­çıların çoğu rahim içi araçların üretimini askıya almışlardır.

Kadının zaten rahim içi bir araç kullandığı ve sorunu olmadığı durumlar dışında, artık doktorların çoğu rahim içi araçları önermemektedir.

Bariyer yöntemi, spermin yumurtaya ulaş­masını önlemeye dayanır. Diyafram, vajina tamponu ve rahim boynu başlığı gibi fiziksel bariyerler ve krem, jel, köpük ve fitil gibi kim­yasal bariyerler vardır. Bu yöntemlerin etkililiği, fiziksel bir bariyer bir spermisidle birlikte kul­lanıldığında artar.
Diyafram, kadınlar için en etkili bariyer yöntemidir ve sürekli ve doğru kullanıldığında başarı oranı yüzde 98,5′tir. Diyafram her zaman bir spermisidle birlikte kullanılmalıdır.

100 yıldan daha önce geliştirilen diyafram rahim boynunun üzerini kapamak üzere vaji­naya takılan lastik bir kapaktır. Diyafram kul­lanmak istiyorsanız, uygun bir diyafram bul­mak için doktorunuza başvurmanız gerekir. Uygunluk önemlidir, çünkü diyaframın etkili olabilmesi için tüm serviks kapısını kapaması gerekir. Çok fazla kilo verir ya da alırsanız, baş­ka büyüklükte bir diyaframa ihtiyacınız olabilir.
cinsel birleşmeden önce, aletin kenarlarına ve ortasına bir çay kaşığı kadar spermisid krem ya da jel sürerek diyaframı takın. Birleş­meden sonra diyaframı çıkarmak için en az 6 saat bekleyin. 6 saat içinde yeniden cinsel iliş­kiye girerseniz, daha fazla spermisid kullan­manız gerekir.
Diyaframınızı sabun ve suyla temizleyin. Delinmeler ya da incelme olup olmadığını an­lamak için düzenli olarak kontrol edin-, delinme ya da incelme varsa yeni bir diyaframa ihtiya­cınız var demektir.
Spermiside allerjiniz yoksa yan etkisi yok­tur. En yaygın şikayet, diyafram takmak için sevişmeyi kesmenin zevki azalttığıdır.

Vajina süngeri, en yeni bariyer yöntemidir ve diyaframdan daha az etkilidir. Diyaframın tersine, reçetesiz alınabilir ve özel bir uygunluk gerektirmez.

Sünger, diyafram gibi vajinanın derinlerine yerleştirilir. Önemli fark, süngerin 24 saat bo­yunca sürekli olarak serbest bırakılan spermi­sid içermesidir. Bu süre içinde, daha fazla sper­misid ekleme endişesine kapılmadan istediği­niz kadar cinsel ilişkiye girebilirsiniz. Birleşme­den sonra, süngerin 6 saat vajinada kalması gerekir.

Rahim boynunun üzerine sıkı sıkı oturmak üzere tasarlanmış plastik bir kapak olan rahim boynu başlığı, doktor tarafından uygunluğunun belirlenmesini gerektirmesi açısından diyafra­ma benzer. Ama diyaframın tersine, vajinada çok derinlere yerleştirilmesi gerekliliği nede­niyle birçok kadın için rahim boynu başlığını takmak zordur. Bu nedenle, başlığı uzun süre­lerle vajinada bırakma eğilimi sözkonusu ol­maktadır. Oysa birçok doktor bunu tavsiye et­memektedir, çünkü toksin üretici bakteriler için bir üreme zemini oluşturabilmektedir.

Rahim boynu başlığı gebeliği önlemede yüzde 85 etkilidir; bu, diyaframın ya da vajina süngerinin oldukça altında kalan bir orandır.

Cinsel İşlev Bozukluğu

cinsel birleşmeyi acı verici ya da rahatsız edici buluyorsanız, partneriniz sabırlı ve sevgi dolu olduğu halde cinsel olarak uyarılmıyorsa-nızya da orgazm olamıyorsanız, bir cinsel işlev bozukluğunuz olabilir.
cinsel işlev bozukluğu her iki cinsiyette de az rastlanır bir durum değildir. Profesyonel yar­dım almaktan utanmayın ve sıkılmayın.

Bir kadının cinsel olarak yanıt verme yeter­sizliği organik olabilir {yani,işlev bozuklugunın fiziksel bir nedeni olabilir). Örneğin, şeker ve multipl skleroz gibi hastalıklar sinirlerde hasara yol açabilir, bu da cinsel olarak uyarılmanızı önleyebilir. Aynı şekilde pelvis (alt karın) en­feksiyonları ya da endometriyozis cinsel bir­leşmeyi acılı hale getirebilir.

Ancak cinsel işlev bozukluğunun en yaygın nedeni psikolojiktir. Tecavüz ya da ensest gibi travmatik olaylar, cinselliği “kirli” ve zevk alın­maması gereken bir şey olarak algılama, cinsel zevk konusunda duyulan suçluluk, rahmin ya da memenin alınmasından sonra duyulan ken­dine güvensizlik, depresyon, kronik yorgunluk ve evlilik sorunları cinsel sorunlara yol açabilir.Diyafram olarak bilinen gebeliği önleyici alet, rahimin kapısı olan rahim boynu­nun üzerini kapatmak üzere vajinaya takılan lastik bir kapaktır

Sponsorlu Bağlantılar

KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Hacamat
Kaşıntı
Bu ünlüler kesin evlenir!..
PARMAK ŞİŞMESİNİN NEDENLERİ VE SONUÇLARI NELERDİR?
Yüksek Tansiyon Hastalarına Besin Tavsiyeleri
kalça eritme hareketleri
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.