Sitede Arama Yapayım
Diğer Konulara Bakayım
Son Yayınlananlar Nelerdir?
Yorumları Okumak İsterim

KALÇA KIRIKLARI

Kalça kırıkları ciddi yaralanmalardır ve bazen bağlı olduğu komplikasyonlar yaşamı tehdit edici boyutlarda olmaktadır. En çok 65 yaş ve üstü kişilerde görülür. 80 yaşın üstündeki yaşlılarda ise görülme sıklığı daha fazladır.

Yaşlanmaya bağlı olarak yaşlılarda kalça kırıklarının meydana gelme riski daha yüksek olmaktadır. Bunun en büyük nedeni elbette ki zayıflamış olan kemik yapısıdır. Kemiklerin zayıflaması ya da erimesi osteoporoz olarak adlandırılır. Kadınlarda menopoza bağlı kemik erimesi artış gösterir. Çok fazla ilaç kullanımı, görme kaybı ve denge sorunları nedeniyle düşme gibi etkenler de kalça kırıklarının en sık nedenleri arasında gösterilebilir.

Sponsorlu Bağlantılar

Kalça kırıklarının neredeyse tamamına yakını ameliyat ve akabinde birkaç aylık fizik tedavi gerektirir. Kemik yoğunluğunu ve gücünü korumaya çalışmak ve düşmeleri önlemek için atılacak adımlar kalça kırıklarının da önüne geçecektir.

BELİRTİLER NELERDİR? NASIL ANLAŞILIR?

Kalça kırığına bağlı gelişen belirtiler şunlardır:

• Ani bir düşmenin ardından hareket edememe

• Kalça veya kasık bölgesinde şiddetli ağrı

Sponsorlu Bağlantılar

• Yaralanan kalça tarafındaki bacağın üzerine ağırlığını verememe

• Kalça ve çevresinde morarma, şişme ve sertlik

• Yaralanan kalça tarafındaki bacağın daha kısa olması

• Yaralı olan kalça tarafındaki bacağın dışa açılması gibi.

KALÇA NEDEN KIRILIR?

Trafik kazası gibi bir durumda şiddetli darbe alınması her yaştan insanın kalça kırıklarına maruz kalmasına neden olabilir. Yaşlılarda karşılaşılan kalça kırıklarının çoğu ise yüksekten düşme ya da yürürken düşme sonucunda oluşur. Kemik erimesi ile kemikleri zayıf düşen kişilerde ise kalça kırıkları ayakta durma ve eğilme, dönme gibi basit hareketlerden sonra bile gelişebilir.

KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDADIR?

Kalça kemiği kırıklarına birden fazla faktörün kombinasyonu neden olabilir. Riski arttıran bu faktörler şunlardır:

Yaş: Yaş ilerlemesine bağlı olarak vücuttaki tüm kemikler gibi kalça kemiklerinin de kırılma riski artmaktadır. Bunun nedeni kemiklerdeki yoğunluğun ve kaslardaki kütlenin azalma göstermesidir. Yaşın ilerlemesi görme duyusunun azalması ve denge sorunlarını da beraberinde getirir. Görüş azlığı düşme riskini arttırır, denge sorunları da düşme anında gerekli refleksin geç gelmesine neden olur. Eğer hareketsiz ve aktif olmayan bir yaşam tarzınız varsa, yaşlandıkça kaslarınız ve kemikleriniz zayıflama eğilimi gösterecektir.
Cinsiyet: Kadınlarda erkeklere göre kemik yoğunluğunda azalma daha fazla olmaktadır. Özellikle menopoz ile birlikte östrojen düzeylerinde düşüş yaşanması kemik erimesine ve dolayısıyla kalça kırıklarında hızlanmaya yol açar. Erkekler de aynı şekilde ciddi düzeylerde kemik yoğunluğu azalması yaşanabilir.
Kronik tıbbi durumlar: Osteoporoz (kemik erimesi) kalça kırıkları için en güçlü risk faktörüdür, ancak diğer bazı kronik tıbbi durumlar da kemikleri kırılgan hale getirmektedir. Bu durumlara aşırı aktif tiroid ve bağırsak bozuklukları gibi D vitamini ve kalsiyum emilimini azaltan endokrin sistem hastalıkları örnek verilebilir.
Bazı ilaçlar:Prednizon” gibi kortizon ilaçlarının uzun süre kullanılması kemikleri zayıflatabilir. Bazı durumlarda ise, kullanılan ilaçlar veya ilaç kombinasyonları baş dönmesine neden olarak düşmelere sebebiyet verir.
Beslenme sorunları: Genç iken diyetlerde yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini bulundurulmaması, kemik kütlesinin düşmesine ve ileriki yaşlarda kemik kırıkları riskinin artmasına yol açar. “Anoreksia nevroza” ve “Bulimia” gibi ciddi yeme bozuklukları kemik yapısı için gerekli olan temel besinlerden vücudu mahrum bırakarak vücut iskelet yapısına zarar verebilir.
Fiziksel hareketsizlik: Yürüyüş yapmak gibi ağırlığın ayaklar üzerine düştüğü egzersizler, düşme ve kırık oluşma riskini azaltmaktadır. Ayrıca kemik ve kasların güçlenmesine de yardımcı olur. Düzenli olarak egzersiz ya da spor yapılmaması kemik yoğunluğunun daha az olmasına ve kemiklerin daha zayıf kalmasına neden olur.
Sigara içilmesi ve alkol kullanımı: Sigara ve alkol, kemiklerin normal yapı ve süreçlerini engelleyerek kemik kayıplarına yol açabilir.

KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Bir kalça kırığı yaşam kalitenizi etkileyebilen ciddi bir rahatsızlıktır. Yatağa bağlı yaşamak ve özgürce hareket edememek hem fiziksel hem de psikolojik olarak kişileri olumsuz etkilemektedir. Kalça kırıklarına gerekli tedavi ve müdahalenin yapılmaması ve uzun süre hareketsiz bir yaşam sürülmesi aşağıdaki komplikasyonları ortaya çıkarır:

• Bacaklar ya da akciğerlerde kan pıhtıları oluşumu
Yatalak kalmaya bağlı yara izleri
İdrar yolu enfeksiyonları
Pnömoni (zatürre)

Ayrıca, bir kalça kırığına sahip kişilerin diğer kalçalarında da kırık oluşma riski artmaktadır.

KALÇA KIRIĞI İÇİN YAPILAN TESTLER VE TEŞHİS

Doktorunuz kalça ve bacaklarınızın anormal konumu gözleyerek ve belirtileri sizden dinleyerek kalça kırığı tanısını koyacaktır. Çekilecek bir röntgen de tanıyı onaylayacak ve kırığın tam yerinin tespit edilmesini sağlayacaktır.

Eğer röntgende kırık görülmediyse ve kalça ağrılarınız hala devam ediyorsa, röntgen ile görülemeyecek saç teli şeklindeki kırıkları bulmak için BT ve MR testleri de istenecektir.

Uyluk kemikleri pelvisten dize kadar uzanan uzun kemiklerdir. Kalça kırıklarının çoğu uyluk kemiğinin boyun kısmı ve trokanterik bölge adı verilen boynun alt kısımlarından birinde görülmektedir.

KALÇA KIRIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kalça kırığı tedavisi genellikle ameliyat, rehabilitasyon ve ilaç kullanımını bir arada bulundurur.

1. Ameliyat

Uygulanacak ameliyat çoğu zaman kırığın yerine, şiddetine ve hastanın yaşına bağlı olmaktadır. Ameliyat seçenekleri şunlardır:

Özel cihazlarla onarım: Kırık kemik parçalarını uç uca getirip kaynatmayı hedefleyen ameliyat türüdür. “Osteosentez” denen bu ameliyatlar ile çok yaşlı olmayan, ev dışı aktif yaşam beklentileri olan ve hastaneye gecikmeden getirilmiş hastalara uygulanabilir.  Bu tür ameliyatlar özel vida veya çivi sistemleriyle kırıkları sabitleştirir. Kaynama süresi boyunca hasta kırık tarafına yük verilmeden yürütülür. Bazı durumlarda, vidalar uyluk kemiğinin yanından aşağı indirilen metal bir plakaya tutturulur.

Uyluk kemiğinde parça değişimi: Kırık kemik uçları uyumlu değilse ya da zarar görmüşse, doktorunuz kemiğin baş ve boyun kısmını çıkararak yerine metal bir protez takabilir. Bu işlem kısmi kalça protezi olarak adlandırılır.

Tüm kalça ekleminin değiştirilmesi (total kalça protezi): Çeşitli nedenlerden dolayı hasar görmüş olan eklem yüzeyleri çıkarılarak metal, seramik veya plastik parçalardan oluşan suni eklem ile değiştirilmektedir. Bu işlem hastanın kemik yapısına göre çimentolu veya çimentosuz yapılmaktadır. Total kalça protezi, ileri derecede eklem aşınması, artriti olan ve günlük faaliyetlerini gerçekleştiremeyen hastalarda uygulanır. (KALÇA PROTEZİ HAKKINDA DETAYLI BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ!!)
Kalça eklemine kan akımı sağlayan damarlar hasar görmüşse, kemiklerin iyileşmesi güçleşir. Bu durum genellikle uyluk kemiği boyun kısmında kırık olan yaşlı insanlarda görülmektedir. Bu yüzden doktorlar bu vakalarda kısmi ya da total protez işlemini uygun görürler.

2. Rehabilitasyon

Ameliyattan sonraki gün yataktan çıkarılmanıza başlanır. Fizik tedavi personeli ilk olarak hareket ettirme ve güçlendirme egzersizleri üzerinde duracaklardır. Ameliyatın türüne göre belli bir süre hastanede yattıktan sonra bakımınıza evde devam etmeniz istenebilir. Evde tuvalet, banyo ve diğer yaşam alanlarında hastaya göre ayarlamalar yapılır. Ayrıca hareket ederken kullanacağınız tekerlekli sandalye ya da diğer destekler de söylenecektir.

3. İlaçlar

Kemik yoğunluğunu arttırıcı “bifosfonat” ilaçlar ikinci bir kalça kırığı riskini azaltmaya yardımcı olması için önerilebilir. Bu ilaçların çoğu ağızdan alınır ve bulantı, karın ağrısı, yemek borusu iltihabı gibi tolere edilmesi zor yan etkilere neden olabilirler. Bu tür yan etkiler çok fazla rahatsız edici olursa, damar yoluyla “bifosfonat” verilir.

Uzun süreli bifosfonat tedavisi üst kalça kemiğinde çatlak oluşumu ile ilişkili bulunmuştur. Ancak genellikle nadir karşılaşılır ve tam bir kırık oluşmaz. Bisfosfonatların çene kemiğini de etkileme potansiyeli vardır. Çene osteonekrozi, çene kemiğinin bir bölümünün bozulması ve ölmesidir. Diş çekimi sonrasında meydana gelen nadir bir durumdur.

ÖNLENEBİLİR Mİ?

Erken dönemlerde sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yüksek yoğunluklu kemik kütlesi oluşturulmasını sağlayarak daha sonraki yıllarda osteoporoz (kemik erimesi) ortaya çıkma riskini azaltır. Kemik kırıklarının oluşmasını önlemek ya da gerçekleştiğinde çabuk atlatabilmek için aşağıdaki öneriler faydalı olacaktır:

• Kemikleri güçlendirmek ve vücut dengesini geliştirmek için egzersiz yapınız. Yürüyüş yapma gibi egzersizler kemik yoğunluğunu artırmada etkilidir. Egzersiz aynı zamanda vücudun genel gücünü arttırarak düşme olasılığını azaltır. Haftanın birkaç günü 30 dakikalık egzersizler yapmaya çalışınız. Denge eğitimi ve teknikleri de yaşla birlikte bozulma eğilimi gösteren vücut dengesinin korunmasında etkili bir anahtardır.
• Aşırı miktarda alkol tüketmeyin ve sigara içmeyin. Sigara ve alkol kemik yoğunluğunu olumsuz şekilde etkileyen iki unsurdur. Çok fazla alkol içilmesi denge sorunları yaratır ve düşme riski oluşturur.
• Evinizi düşmelere karşı düzenleyin. Ayaklarınızın takılabileceği elektrik kablolarını, mobilyaları ve halıları ortalıkta bırakmayınız. Tuvalet ve banyo yolunda yeterli aydınlatma olsun.
• Düzenli göz kontrolünü yaptırın. Her yıl en az bir kez göz doktoruna başvurunuz. Eğer şeker hastalığı ya da bir göz rahatsızlığınız varsa daha sık uğrayınız.
• İlaçlarınızın etkilerini ve yan etkilerini izleyin. Birçok ilaçta baş dönmesi ve vücudun halsiz düşmesi gibi yan etkiler vardır. Bu yan etkiler düşme riskini arttırdığı için alternatif ilaç önerisi için doktorunuza uğrayınız.

Sponsorlu Bağşantılar


KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Sağlıklı Bir Yaşam Şekli
Sağlıklı beslenme – yaşam
Temiz Hava
ÇENE ALTINDA AĞRILI BEZE, ŞİŞLİK, KİTLE
Akupunktur Tedavisi
Bacakları Zayıflatmak
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.