KANSER TEDAVİSİNDE AŞILARIN ETKİSİ
Yüzbinlerce kanser hastası için ”umut” olan tümör aşıları, uzun zamandır araştırılan bir konu olmasına rağmen, akıllı ilaçlar ve büyüme faktörleri henüz istenildiği şekilde sevindirici sonuçlar vermiyor.

Uzmanlar, yüzeysel mesane kanserinde BCG aşısı ile tedavi yapılabildiğini; ancak prostat, maliyn melanom, kolon, renal hücreli kanser, pankreas kanserinde tümör aşıları üzerinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade ediyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Medya’da zaman zaman ortaya çıkan tümör aşıları ile ilgili haberler ise gerçek dışı olduğundan, hastaların son derece dikkatli olması gerekiyor. Yetkililer, hastaların kendi durumlarından yararlanmak isteyen kişilere karşı tedbirli olması ve bu tarz aşılara itibar etmemeleri gerektiğini vurguluyor.

Tibbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Tek, görülme sıklığı artan kanser hastalığında ”immünoterapi”nin yeni bir tedavi alanı olduğunu söyledi. İmmünoterapi bağışıklık yardımı ile kullanılan bir tedavi yöntemi olarak dikkat çekiyor. Akıllı ilaçların, büyüme faktörlerinin ve tümör aşılarının da immünoterapinin grubunda yer aldığı belirtiliyor.

Bu yıl yapılan Amerika Klinik Onkoloji Kongresi’nde de immünoterapi ve diğer tedavi yöntemlerinin kapsamlı olarak değerlendirildiğini belirten Tek, ”Cilt kanserli hastalara son 20 yıl içerisinde etkisi çok belirgin olan bir ilaç bulundu. Cilt kanserinin tedavisinde kullanılabilecek bu ilaç, Türkiye’de de birkaç yıl içerisinde kullanıma girecektir” dedi.

Sponsorlu Bağlantılar

Büyüme faktörleri özellikle tedavi sürecinde ortaya çıkan yan etkileri azaltmak amacıyla ya da kök hücre naklinden önce kök hücre toplanması işleminde kullanılıyor.  Tümör aşıları ise kanser tedavisinde üzerinde uzun süredir araştırmalar yapılan konular arasında yer alıyor.  Ancak, tümör aşıları kanserli hücrelerin tedavisinde “akıllı ilaçlar ve büyüme faktörleri kadar” etkin bir çözüm üretemiyor.

Prof. Dr. İbrahim Tek, tümör aşıları ile tedavi sürecinin ilk olarak 1966 yılında tercih edildiğini belirterek, ”Tedavi edici olarak şu ana kadar yüzeysel mesane kanserinde kullanılan BCG aşısı bulunmaktadır. Bu tedavi yöntemi, lokal olarak sadece mesane içine verilmektedir” diye konuştu.

TÜMÖR AŞILARININ GÜNÜMÜZDEKİ KULLANIM ALANLARI
Tümör aşıları ile tedavinin, gelecekte onkolojik tedaviler içerisinde kritik bir role sahip olabileceğini ifade eden Tek, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:

”Tümör aşılarının kullanımı günümüzde kullanımı oldukça sınırlıdır. Kemoterapiyle mukayese edildiğinde tolere edilmesi daha kolaydır. Tümör aşılarını başlıca iki gruba ayrılabiliriz; hastaya özgül olan (genelde hastanın hücreleri veya tümörü kullanılır), ikincisi hastaya özgül olmayan aşılardır. Etki mekanizması, tümör hücrelerini belirleyen antijen sunan hücreler tarafından tümör hücrelerinin doğal öldürücü hücrelere sunulması; sitotoksik T hücrelerine sunulması ve bunun sonucunda oluşan direnç sisteminin aktif hale gelmesiyle tümör hücrelerinin yok edilmesine dayanır. Elbette, bu sırada normal hücrelere zarar vermemek kritik bir durumdur. Eğer elde edilen yanıt abartılı olursa, tümöre benzer antijenik özellikleri olan dokularda hasarlar meydana gelebilir. Özellikle pankreas, prostat, maliyn melanom, renal hücreli kanser, kolon kanserinde tümör aşıları üzerinde yoğun araştırmalar devam etmektedir.

Tümör aşıları tedavi  sürecinde kullanıldığı gibi ayrıca önlem amaçlı da tercih edilebilir. Örneğin, son zamanlarda rahim ağzı kanserinde kullanılmaya başlanan human papillom virüsüne karşı geliştirilen aşılar gibi. Rahim ağzı kanserindeki tedavinin uygulama yaşı ülkelere bağlı olarak farklılık göstermektedir. Yapılan araştırmalarda 9-12 yaşından başlayarak, rahim ağzı kanseri aşısının kullanılabileceği 26 yaşına kadar önlem amaçlı olarak yaptırılabileceği tespit edilmiştir. Ülkemiz koşulları ele alındığında 12-15 yaşlarında aşı sürecine başlanabileceği düşünülebilinir. Piyasada iki farklı aşı bulunmaktadır. Belirli aralıklarla 3 doz yapılmakta olan aşıların koruyuculuk derecesi ise %90’a yakındır.

Son zamanlarda medyadaki haberlerde ve tanıtımlarda ortaya çıkan, maalesef kanser hastalarını yersiz abartılı umutlandıran açıklamaların amacı çaresiz kalan hastaları kullanmaktan ibarettir. Gelecek yıllarda yan etkisi daha az, sadece tümör hücrelerini etkileyecek bu sırada insan vücuduna zarar vermeyecek tedavi yöntemlerinin kanser tedavisinde kullanılacağını umuyoruz.

Sponsorlu Bağlantılar

KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Pnomoni (Zatürre) Nedenleri Nelerdir?
sabah ve akşam nedensiz kaşıntı
Beslenme ve kanser
DİL ŞİŞMESİ ORTAYA ÇIKABİLEN DİĞER BELİRTİLER
Guatr
Savunma Sisteminin Yetersizlikleri;
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.