Sitede Arama Yapayım
Diğer Konulara Bakayım
Son Yayınlananlar Nelerdir?
Yorumları Okumak İsterim

KARBON MONOKSİT ZEHİRLENMESİ

Karbon monoksit (CO), renksiz, kokusuz ve tatsız bir gazdır. Yüksek miktarda karbon monoksit gazına maruz kalınması sonucu gelişen durum ise karbon monoksit zehirlenmesi olarak bilinir. “Sessiz katil” olarak da ifade edilmektedir. Teneffüs edilen havada çok fazla miktarda karbon monoksit olması, ciddi doku hasarlarına yol açarak vücudun oksijen emme yeteneğini azaltır. Ciddi karbon monoksit zehirlenmeleri ölüme bile yol açabilir.

Sponsorlu Bağlantılar

İçinde “karbon” bileşeni olan petrol ürünleri, kömür ve ahşap malzemeler gibi maddelerin yanması veya tam yanmaması sonucu ortaya çıkan dumanın içindeki fazla miktardaki karbon monoksit gazı kapalı ya da havalandırması yetersiz yerde birikerek tehlike oluşturur.  Karbon monoksit zehirlenmesinin belirtileri gizli olmasına rağmen, hayatı tehdit eden acil bir durum oluşturur. Bu nedenle karbon monoksit zehirlenmesi yaşayan kişiler için 112 aranmalı veya acile servise ulaştırılmalıdır. 

BELİRTİLER

Karbon monoksit zehirlenmesi ile ilişkili belirtiler şunlar olmaktadır:

• Baş ağrısı
• Güçsüzlük ve halsizlik
• Baş dönmesi
• Bulantı
• Kusma
• Nefes darlığı
• Zihin karışıklığı
• Bulanık görme
• Bilinç kaybı gibi.

Karbon monoksit zehirlenmesi özellikle uyku halinde ya da sarhoş olan insanlar için daha tehlikeli olmaktadır. Durum birileri tarafından fark edilene kadar ölümcül sonuçlar vermiş olabilir.

Ne zaman doktora görünmelidir?

Eğer kendinizin ya da başkasının karbon monoksitten etkilendiğini düşünürseniz hemen temiz havaya çıkın ve acil yardım isteyin. Mümkünse evin çıkış kapları ve pencerelerini de açık tutun.

Sponsorlu Bağlantılar

NEDENLERİ

Karbon monoksit zehirlenmesi, yanan gazların teneffüs edilmesi ile ortaya çıkar. Vücuttaki kan dolaşımı içerisinde oksijen taşınmasını sağlayan hemoglobin adında kırmızı kan hücreleri vardır. Havada çok fazla miktarda karbon monoksit olduğu zaman, bu hücreler oksijen yerine teneffüs edilen karbon monoksiti taşımaya başlar.  CO’ in hemoglobine bağlanması oksijenden çok çok hızlıdır. Dolayısıyla vücut organlarının kana karışan karbon monoksitten etkilenmesi fazla zaman almamaktadır. Akciğer, kalp ve beyin gibi temel organlara oksijen gitmediği için ciddi komplikasyonlar oluşmaya başlar.

Ahşap veya gaz yakıtlı olmak üzere karbon monoksit çıkışına neden olan aletler şunlardır:

• Petrol yakıtı ile yanan ısıtıcılar
• Fırınlar
• Kömür ızgaraları
• Pişirme ocakları
• Su ısıtıcıları
• Şömineler
• Taşınabilir jeneratörler
• Ahşap sobaları
• Otomobil ve kamyon motorları gibi.

Normalde bu kaynaklar tarafından üretilen karbon monoksit miktarı kaygılanmayı gerektirmez. Ancak aletlerin iyi çalıştırılmaması ya da havalandırması yetersiz kapalı mekanlarda çalıştırılmaları tehlikeli seviyelerde karbon monoksit oluşmasına ve birikmesine yol açar.

Bir yangın vakası sırasında dumanın solunması da bir başka karbon monoksit zehirlenmesi nedenidir.
RİSK FAKTÖRLERİ

Karbon monoksit gazına maruz kalınması özellikle aşağıdaki kişiler için daha tehlikeli olabilir:

Doğmamış bebekler: Doğmamış bebeklerin kan hücreleri yetişkin kan hücrelerine göre daha kolay karbon monoksit bağlanırlar. Bu da doğmamış bebeği karbon monoksit zehirlenmesine karşı daha hassas hale getirir.

Çocuklar: Çocuklar yetişkinlere göre daha sık nefes alıp verirler. Bu yüzden bebeklerde olduğu gibi çocuklar da yetişkinlere göre CO’ e daha duyarlıdır.

Yaşlılar: Karbon monoksit zehirlenmesi yaşayan yaşlı insanlarda beyin hasarı gelişme olasılığı daha fazladır.

Riskli durumda olan meslek grupları  

  • Çelik endüstrisinde çalışanlar
  • Boya temizleme işi yapanlar
  • Otomobil tamircileri
  • İtfaiye çalışanları
  • Kapalı garajlarda çalışanlar
  • Trafik polisleri
  • Kalorifer kazanı dairesinde çalışanlar.

KOMPLİKASYONLAR

Maruz kalma şiddeti ve süresine bağlı olarak karbon monoksit zehirlenmesi ile ilişkili aşağıdaki komplikasyonlar gelişebilir:

• Kalıcı beyin hasarı
• Kalpte hasar oluşması (oluşan hasar ileriki yıllarda yaşamı tehdit eden kardiyak komplikasyonlara da neden olabilir.)
• Ölüm.

TESTLER VE TEŞHİS

Eğer karbon monoksit zehirlenmesi şüphesi ile acil servise getirildiyseniz, hemen tedaviye başlanır. Zehirlenme tanısını doğrulamak için de kandaki karbon monoksit değerlerine bakmak üzere kan testi yaptırılabilir.

TEDAVİ VE İLAÇLAR

Baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, göğüs ağrısı, zihin karışıklığı gibi CO zehirlenmesi belirtileri yaşıyorsanız veya bu belirtileri yaşayan birinin yanında iseniz, derhal 112 acil yardım numarasını çeviriniz veya acil servise ulaşınız.

Hastaneye ulaştıktan sonra aşağıdaki tedavi seçenekleri uygulanır:

• Saf oksijen verilmesi: Burun ve ağız üzerine yerleştirilen bir maske ile saf oksijen teneffüs edilmesi sağlanır. Bu işlem ile organ ve dokulara oksijen ulaşmasına yardımcı olunur. Eğer kendi başınıza nefes alamıyorsanız bir vantilatör makinesi ile solunum yapmanız kolaylaştırılır.

• Basınçlı oksijen odasında alınma: Bazı durumlarda hiperbarik oksijen tedavisi önerilir. Bu tedavi ile hasta basınçlı bir odaya alınır. Oda içindeki hava basıncı normal atmosfer basıncının iki katı kadardır. Bu yüksek basınç, kandaki karbon monoksitin yerine oksijenin geçişini hızlandırır. Hiperbarik oksijen tedavisi ciddi karbon monoksit zehirlenmesi durumlarında kullanılabilir. Anne karnındaki bebekler karbon monoksit zehirlenmesinden zarar görme açısından yüksek risk altında olduklarından dolayı hamile kadınlar için de uygundur.

NASIL ÖNLENİR?

Alınacak basit önlemler ile karbon monoksit zehirlenmesinin önüne geçilebilir. Bu önlemler şöyle sıralanabilir:

• Karbonmonoksit dedektörleri (sensörleri) kullanılmalıdır. Karbon içeren yakıtların kullanıldığı mekanlara yerleştirilen bu cihazlar, karbon monoksit kaçağı olduğunda hemen algılar ve alarmı devreye sokar. Çıkardığı yüksek ses sayesinde evde yaşayan kişilerin uyarılmasını sağlar. Karbon monoksit gazı bulunduğu sürece ve gazın tahliyesi yapılmadığı sürece alarm devreden çıkmaz. Birçok ülkede bu tip dedektörlerin kullanılması mecburi tutulmaktadır. Ömrü 5–6 yıl civarında olan bu cihazların elektrik kesintilerinde de çalışabilmesi için pilli olanlar tercih edilebilir.

• Aracı çalıştırmadan önce garaj kapısını açın. Aracınızı kapalı bir garajda asla çalıştırmayınız. Arabanın kapalı ortamda çalıştırılması egzoz dumanından çıkan karbon monoksit gazının birikmesine yola açar.

• Tavsiye edilen gazlı cihazları kullanın. Evi ısıtmak için gaz sobası veya gazlı fırın kullanmayınız. Sadece açık havada portatif gaz sobası kullanılabilir. Bodrum veya garaj gibi kapalı alanlarda jeneratör de çalıştırılmamalıdır.

• Gazlı cihazların ve şöminenin iyi durumda tutulması ve bakımlarının yapılması gerekir. Gaz aletlerinin bacalarının düzgün çalışması gerekir. Şöminenin baca ve borusu temiz tutulmalıdır. Fırınlar dahil olmak üzere tüm gazlı aletlerin yıllık kontrolleri yetkili servisler tarafından yapılmalıdır.

• Doğalgaz cihazları için yeterli miktarda oksijen sağlanmalıdır. Bu nedenle pencerelerden içeriye oksijen girmesini sağlayacak açıklıklar bulundurulmalı ve hiçbir zaman kapatılmamalıdır. Cihazın içerisine hava girişi sağlayan kısmı ise tıkanmamalıdır. Soba yakılan odalar sık sık havalandırılmalıdır.

• Soba kurulumunda fazla dirsek kullanımından kaçınılmalı ve zorunlu olmadıkça dirsek kullanılmamalıdır.

• Şofbenler standartlara uygun olmalı, oksijen yetersizliği durumunda kendiliğinden sönen türden olmamalıdır. Mümkünse banyoda olmamalı, balkon ya da havadar diğer yerlere konmalıdır.

• Özellikle Lodoslu havalarda zehirlenme vakalarında artış gözlendiğinden dolayı eğer bacalar standartlara uygun değilse soba yakılmamalı, yakılsa bile gece mutlaka söndürülmeli ve söndükten sonra yatılmalıdır.

Sponsorlu Bağşantılar


KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Sağlıklı gıda tüketiminin 5 anahtarı
Düşük kalorili diyet programı
Akşamdan Kalma (Hangover) Nasıl Atlatılır
Yiyerek Kilo Verme
Bağırsak Tembelliği
Beyin Zarı İltihabı (Ensefalit) Tedavisi Nasıl Yapılır?
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.