Sitede Arama Yapayım
Diğer Konulara Bakayım
Son Yayınlananlar Nelerdir?
Yorumları Okumak İsterim

MESLEKİ ASTIM

Mesleki astım, bir iş yerinde kimyasal dumanlar, gazlar veya toz gibi maddelerin teneffüs edilmesiyle oluşan ya da kötüleşen astım türüdür. Astımın diğer türlerinde olduğu gibi, mesleki astımda da göğüs sıkışması, hırıltılı solunum ve nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkar.

Erken tanı ve tedavi yapılırsa, mesleki astımın geri dönüşü sağlanabilir. Alerjiye neden olan maddelere uzun süreli maruz kalma, belirtilerin kötüleşmesine ve astımın ömür boyu sürmesine neden olabilir. Mesleki astımın tedavisi diğer astım türleri için uygulanan tedavi ile benzerlik gösterir ve genellikle belirtileri azaltmak için kullanılan ilaçları içerir. Ama belirtileri ortadan kaldırmanın ve mesleki astım nedeniyle oluşan akciğer hasarını önlemenin tek emin yolu, astımı tetikleyen ne olursa olsun ondan kaçınmaktır.

Sponsorlu Bağlantılar

MESLEKİ ASTIM BELİRTİLERİ

Mesleki astımın belirtileri astımın diğer türlerinin belirtilerine benzemektedir. Bu belirtiler aşağıdaki gibidir:
Hırıltılı soluma (bazen sadece geceleri),
• Öksürük,
• Nefes darlığı,
• Göğüste gerginlik hissi gibi.


Yukarıdaki belirtilere eşlik etmesi olası olan diğer belirtiler şunlardır:
• Burun akıntısı,
• Burun tıkanıklığı,
• Göz tahrişi ve yırtılma gibi.

Mesleki astım belirtileri kişiden kişiye değişmektedir. Ayrıca maruz kalınan kimyasal maddenin türü, ne kadar süre ve ne sıklıkta maruz kaldığınız, vücudunuzun bireysel tepkisi ve diğer faktörler de etkilidir. Belirtileriniz değişebilir ve aşağıdaki durumlarda daha çok ortaya çıkar:

• İş günlerinde kötüleşir. Hafta sonları ve tatile giderken düzelme görülür, ancak işe geri dönüldüğünde yine tekrarlayabilir. 
• Hem işte hem de çalışmadan uzaklaşıldığında devam edebilir.
• İş yerinde bir astım-tetikleyici maddeye maruz kaldıktan hemen sonra başlayabilir.
• Uyaran maddelere düzenli olarak maruz kaldıktan aylar hatta yıllar sonra da başlayabilir.
• Maddelere maruz kalma durumu ortadan kalktıktan sonra da devam edebilir. Astıma neden olan maddeye uzun süre maruz kalma, astımını kalıcı ve uzun süreli olma ihtimalini arttırmaktadır.

Sponsorlu Bağlantılar

NE ZAMAN BİR DOKTORA GÖRÜNMELİ?

Eğer belirtilerde kötüleşme varsa acil tıbbi tedavi almak gerekir. Şiddetli astım atakları hayatı tehdit edici olabilmektedir. Acil tedavi gerektiren astım krizi belirtileri şunlardır:
• Nefes darlığının ya da hırıltılı solunumun hızlı bir şekilde kötüleşmesi,
• Erken-etkili bronkodilatör kullandıktan sonra bile düzelme olmaması,
• Küçük bir aktivitede bile nefes darlığı oluşması gibi.

Eğer öksürük, hırıltı solunum veya nefes darlığı gibi solunum sorunlarınız varsa bir doktora görünmek için randevu alınız. Solunum problemleri zamanla kötüleşiyor ya da belirli tahriş edici tetikleyicilerle şiddetleniyorsa, durum astım belirtisi olabileceğinden dikkate alınması gerekir.

MESLEKİ ASTIM NEDENLERİ

Bazı insanlarda iş yerinde maruz kaldıkları maddelerden dolayı mesleki astımın gelişmesinin nedeni açık değildir. Büyük olasılıkla kalıtsal özellikleri (genetik) ve zamanla çevresel maddelere maruz kalma ile bir ilgisi olmayabilmektedir.
Akciğerler tahriş olunca (iltihaplanınca) astım belirtileri görülmeye başlar. İltihap nefes alışverişini zorlaştırır ve nefesi kısıtlayan çeşitli reaksiyonlara neden olur. Astım krizini tetikleyen bir şeye maruz kalınca, solunum yolları daralır:

• Nefes yollarınızın çevresindeki kaslar gerilir.
• Solunum yolu kendiliğinden şişer.
•  Solunum yolları tıkayacak kadar çok miktarda mukus (balgam) üretmeye başlarsınız.

Mesleki astımda akciğer iltihabı iki nedenden biri tarafından tetiklenebilir:
Alerjik tepki. Vücudunuz bir maddeye sürekli olarak maruz kaldığında alerji geliştirir ve zamanla astım oluşabilir. Vücudunuz maddeyi tanımaya başlar ve bir tehdit olarak algılar. Tepki olarak da bağışıklık sistemini aktive eder. Bu “duyarlılık” olarak adlandırılır. Duyarlanma süreci aylar hatta yıllar sürebildiğinden ilk zamanlarda belirtiler ortaya çıkmaz. Bağışıklık sistemini tahriş edici maddeye karşı spesifik antikor üretmeye başladığında belirtiler görülmeye başlanır. Bu da akciğeri alevlendirebilen ve astım belirtilerine neden olan “histamin” gibi kimyasalların salınımını tetikler.
• Tahriş edici madde kökenli astım. Belirli bir işyerinde tahriş edici maddeyi bir veya daha fazla kez soluduktan sonra, ciğerlerde alerjik bir reaksiyon gelişmesinden ziyade doğrudan tahriş belirtileri oluşabilir. “Reaktif havayolu disfonksiyonu sendromu (RADS)” denilen bir durum ile, inhale(rahatlatıcı)  kimyasallar bronş tüplerini tahriş edicilere karşı daha duyarlı hale getirir. Bu tip bir reaksiyona sebep olabilecek tahriş edicilere klor, hidrojen sülfid, susuz amonyak ve fosforik asit örnek verilebilir. 300’den fazla işyeri maddesinin mesleki astım olasılığını arttırdığı tespit edilmiştir.

Bu maddelerden en yaygın olanları şunlardır:

  • Hayvansal maddeler. Tüy, saç, kürk, tükürük ve vücut atıklarında bulunan proteinler,
  • Boya, vernik, yapıştırıcı, laminat ve lehim yapmak için kullanılan anhidrit, diizosiyanat ve asit gibi kimyasallar. Diğer yalıtım, ambalaj malzemeleri, köpük şilteler ve döşeme yapmak için kullanılan kimyasallar da dâhildir.
  • Deterjan ve yüzey temizleyicilerinde kullanılan enzimler.
  • Özellikle platin, krom ve nikel sülfat gibi metaller.
  • Protein içeren doğal kauçuk lateks, un, hububat, pamuk, keten, kenevir, çavdar ve buğday gibi bitkisel maddeler.
  • İçeriğinde klor gazı, kükürt dioksit ve duman gibi maddelerin olduğu solunum tahriş ediciler.

MESLEKİ ASTIM KİMLER RİSK ALTINDA?

Aşağıdaki durumlarda mesleki astıma yakalanma riskiniz yüksektir:
Mevcut alerji veya astım olması. Bunlar riski artırmasına rağmen, birçok alerjisi olan veya akciğeri tahriş edici maddelere maruz kalan kişilerde astım belirtileri görünmeyebilmektedir.

Ailenizde alerji veya astım olması. Ailenizde mesleki astım için genetik bir yatkınlık varsa bu durum riski arttırır.
Çevresinde bilinen astım tetikleyicileri ile çalışmanız. Bazı maddelerin akciğeri tahriş edici ve astımı tetikleyici özelliği bilinmektedir. İşyerlerinde bu maddeler mevcut olabilir.

Yüksek riskli meslekler:
Hemen hemen her işyerinde mesleki astım gelişmesi mümkündür. Ancak belirli mesleklerde bu risk daha yüksektir. Aşağıda bazı riskli işler ve astıma sebep olan maddeler tablo halinde yazılmıştır:

MESLEKLER

ASTIMA SEBEP OLAN MADDELER

Yapıştırıcı işleyicileri Akrilit gibi kimyasallar
Hayvan işi ile uğraşanlar, veterinerler Hayvansal proteinler
Fırıncılar, değirmenciler Tahıl taneleri
Halı üreticileri Zamk
Metal işçileri Kobalt, nikel
Orman işçileri, marangozlar Ahşap tozu
Kuaförler Persülfat gibi kimyasallar
Sağlık çalışanları Lateks ve glutaraldehit gibi kimyasallar
İlaç işçileri İlaç ve enzimler
Denizci işçileri Deniz mahsulleri
Gomalak işleyicileri Âmin gibi kimyasallar
Sprey boyacıları, yalıtım montajcıları, plastikçiler ve köpükçüler Dizosiyanatlar
Tekstil işçileri Boyalar
Epoksi reçine ve plastik kullanıcıları Anhidritler

Mesleki astıma yol açan bir maddeye daha fazla maruz kalma, belirtilerin kötüleşmesine sebep olacaktır. Bazı durumlarda, solunum yollarındaki astımı tetikleyici etkenlere maruz kalma, kalıcı akciğer değişikliklerine ve ömür boyu devam edecek astım belirtilerine neden olabilir.KOMPLİKASYONLAR
MESLEKİ ASTIM TESTLER VE TEŞHİS

Mesleki astım tanısının konması diğer astım türlerinde kullanılan benzer yöntemleri kullanır.  Ancak doktorunuz mesleki astıma işyerindeki bir tahriş edicinin neden olup olmadığını belirlemeye çalışacaktır ve eğer öyleyse, bu maddenin ne olduğu tespit edilecektir. Doktorunuz sizden işiniz hakkında detaylı bilgiler isteyecektir. Ayrıca mevcut işiniz ve daha önceki işlerinizle ilgili sorular da soracaktır. Bu şekilde astıma sebep olan etkenler belirlenmeye çalışılacaktır.

Bir astım tanısı konabilmesi için akciğer fonksiyon testi (pulmoner) ve deri alerji testi yapılması gerekebilir. Doktorunuz belirtilerin bronşit gibi bir nedenden oluşmadığından emin olmak isteyecektir. Bronşit ya da mesleki astım dışında başka bir nedeni ekarte etmek için kan testleri, röntgenler veya diğer testlerin yapılması istenebilir.

Akciğer fonksiyon testi

Doktorunuz akciğer fonksiyon testlerini isteyebilir. İstenecek bu testler aşağıdakiler olabilir:
Spirometri. Bu test astım teşhisini koyabilmek için nefesinizi ne kadar iyi alıp verdiğinizi ölçen bir testtir. 10-15 dakikalık bu test sırasında, derin nefes alıp kuvvetli bir şekilde “spirometre” denilen cihazın içine üflersiniz. Eğer çıkan değerler yaş ve cinsiyetinize göre normal değerlerin altında ise solunum yollarınız bir iltihap nedeniyle tıkanmış olabilir. Bu astım için önemli bir ipucudur. Doktorunuz tıkalı solunum yollarını açmak için astım tedavisinde kullanılan bir “bronkodilatör” nefes ilacı kullanmanızı isteyebilir. Sonra spirometri testi tekrar yapılır. Eğer ölçümleriniz önemli ölçüde düzelmişse, sizde astım olma olasılığı yüksektir.

Nefes akım ölçümü. Mesleki astımınızın olup olmadığını belirlemek için, yapılabilecek testlerden biri de nefes akım ölçümüdür. Elde kullanılan ve taşınabilen bu ölçüm cihazı akciğerlerinizden dışarıya nefesinizi ne kadar hızlı verebildiğinizi ölçmektedir. Nefesinizi dışarıya yavaş vermeniz, durumunuzun kötü olabileceğini göstermektedir. Cihaz ile ölçümü büyük olasılıkla çalışma esnasında ve çalışma dışı saatlerde kullanmanız istenecektir. İş dışı saatlerde nefes veriş hızınız önemli ölçüde artarsa, sizde mesleki astım olabilir demektir.
Nitrik oksit testi. Bu test nefesinizde ne kadar miktarda nitrik oksit gazı olduğunu tespit etmeye yarar. Nitrik oksit düzeylerindeki yükseklik astım belirtisi olabilir.

Akciğer tahriş edicileri için özel testler:
Belirtilerinize neyin neden olduğunu belirlemek amacıyla, doktorunuz vücudunuzda belirli maddelere karşı bir reaksiyon olup olmadığını görmek için testler yapabilir. Bunlar aşağıdakileri içerir:
Deri alerji testleri. Deri testi sırasında, cildinize arıtılmış alerji özleri verilir ve bir alerjik reaksiyon olup olmadığı görülmeye çalışılır. Bu testler kimyasal hassasiyetleri teşhis etmek için kullanılamaz, ancak hayvan tüyü, küf, toz akarları ve lâteks duyarlıklarını değerlendirmek için yararlı olabilir.
Tetikleyici testi. Bu test sırasında, bir reaksiyonu tetikleyip tetiklemeyeceğini görmek için küçük bir miktarda kimyasal içeren bir aerosol teneffüs edersiniz. Aerosolun nefes alma yeteneğini etkileyip etkilemediğini görmek için verilmeden önce ve sonra akciğer fonksiyon testi yapılır.

MESLEKİ ASTIM TEDAVİ VE İLAÇLAR

İşyerinde astım belirtilerine neden olan tahriş edici maddelerden kaçınmak çok önemlidir. Ancak bunu söylemek yapmaktan kolaydır. Eğer bir maddeye duyarlı hale gelmişseniz, daha sonra küçük bir miktarı bile astım belirtilerini oluşturmaya yetmektedir. Söz konusu madde işyerinde kullanıldığı sürece siz maske ve benzeri koruyucular kullansanız bile astım belirtilerini görmeye devam edersiniz. Astımı belirtilerini kontrol altında tutmak ve astım ataklarını önlemek için ilaç kullanmanız gerekebilir.
Astım tedavisi hem belirtileri önleme hem de astım atakları sırasında düzelme sağlamak için gereklidir. Önleyici, uzun süreli kontrol ilaçları belirtilere yol açan solunum yollarındaki iltihapları azaltabilir. Hızlı rahatlama (kurtarma) ilaçları da nefes alışverişini sınırlayan şişmiş solunum yollarını açmak için kullanılır. Bazı durumlarda, alerji tedavisi için de ilaçlar gerekmektedir.

Sizin için doğru ilaç yaşınız, belirtileriniz, astım tetikleyicileriniz ve astımınızı kontrol altında tutmak için neyin işe yaradığı gibi bir dizi unsura bağlıdır.

Uzun vadeli kontrol ilaçları
Çoğu durumda, bu ilaçların her gün alınması gerekir. Uzun vadeli kontrol ilaç türleri şunlardır:
İnhale (rahatlama) kortikosteroidleri. Bu ilaçlara “flutikazon, budesonid, mometazon, siklesonid, beklometazon” etken maddeli ilaçlar ve diğer ilaçlar örnek verilebilir. Bu ilaçlar uzun vadeli astım ilaçları arasında en sık reçete edilen türlerdir. Kullanırken azami fayda ulaşmak için en az birkaç gün veya bir hafta kullanmak gerekebilir. Oral kortikosteroidlerden farklı olarak, bu steroid ilaçlarda oldukça düşük bir yan etki riski vardır ve uzun süreli kullanım için genel olarak güvenlidir. Bu ilaçların en yaygın görülen yan etkisi, ağız veya boğazda mantar enfeksiyonudur. Ancak, genellikle bu ilaçları teneffüs ettikten sonra ağzınızı çalkalayarak bu yan etkiyi de önleyebilirsiniz.
Lökotrien düzenleyiciler. Bu oral ilaçlar “montelukast”, “zafirlukastın” ve “zileuton” etken maddeli ilaçları kullanır. 24 saat içinde astım belirtilerini önlemeye yardımcı olurar. Nadir durumlarda, ajitasyon, saldırganlık, halüsinasyonlar, depresyon ve intihar düşüncesi gibi psikolojik reaksiyonlar ile bağlantılı olmuştur. Herhangi bir olağandışı reaksiyon için hemen doktora başvurunuz.
Teofilin. Bu ilaç solunum yollarını açık tutmanıza yardımcı olan günlük bir haptır. Teofilin daha kolay nefes alışverişi için solunum yollarının çevresindeki kasları rahatlatır. Daha etkili ilaçların varlığından dolayı kullanımı eskisi kadar pek yaygın değildir.
Uzun etkili beta-agonistler (LABA). Bu inhale ilaçlar “salmeterol” ve “formoterol” içerir. Bu guruptaki ilaçlar nefes yollarını açarak iltihabı azaltır. Ancak, ciddi astım atakları ile bağlantılı bulunmuştur. LABA’lar sadece bir inhale kortikosteroid ile birlikte alınmalıdır.
Kombine ilaçlar. “Flutikazon ve salmeterol” , “budesonid ve formoterol” ve “mometazon ve formoterol” şeklinde ombine ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlar, bir kortikosteroid ile birlikte bir LABA içerir. Diğer LABA ilaçları gibi, bu ilaçlar da ciddi bir astım krizi riskini artırabilir.

Çabuk rahatlama sağlayan ilaçlar:
Ayrıca kurtarma ilaçları olarak adlandırılan çabuk rahatlama ilaçları, astım krizi sırasında hızlı, kısa vadeli şekilde belirtileri rahatlamak için kullanılır. Bazen de doktor tarafından egzersiz öncesi önerilebilir. Hızlı rahatlama ilaçlarını türleri şunlardır:
Erken etkili beta-agonistler. Bu inhale (rahatlama) bronkodilatör ilaçlar bir astım krizi sırasında belirtileri hızlı bir şekilde azaltabilir. Albuterol, levalbuterol ve pirbuterol etken maddeli ilaçları içerir. Bu ilaçlar dakikalar içinde etkilerini göstermeye başlar ve bu etki birkaç saat sürer.
İpratropium. Doktorunuz belirtilerinize acil müdahalede bulunmak için bu inhale ilacı reçete edebilir. Diğer bronkodilatörler gibi, ipratropium da daha kolay nefes almayı sağlar ve solunum yolları rahatlatır. İpratropium çoğunlukla amfizem ve kronik bronşit için kullanılır, ama bazen astım ataklarını tedavi etmek için de kullanılır.
Oral ve intravenöz kortikosteroidler. Bu ilaçlar şiddetli astım nedeniyle oluşan solunum yollarındaki iltihabı azaltmak için kullanılır. Prednizon ve metilprednizolon etken maddeli olanlar başlıca kullanılanlardır. Bu tür ilaçlar yüksek kan basıncı, kilo alımı ve uzun vadeli kullanımda iltihap oluşturma gibi ciddi yan etkilere neden olabilir. Bu yüzden sadece kısa vadede ciddi astım belirtilerini tedavi etmek için kullanılır.

Alerji kökenli astım tedavisi:
Eğer astımınız alerji tarafından tetikleniyor veya kötüleşiyorsa, alerji tedavisi yararlı olabilir. Alerji tedavileri şunlardır:
Alerji ilaçları. Bunlar, ağızdan ve burundan sprey şeklinde alınan antihistaminik ve dekonjestan gibi kortikosteroidler; kromolin ve ipratropium gibi burun spreyleridir.
Alerji aşısı (immünoterapi). İmmünoterapi enjeksiyonları genellikle birkaç ay boyunca haftada bir, daha sonra birkaç yıl boyunca ayda bir verilir. Aşılar zamanla alerjenlere karşı bağışıklık sistemi reaksiyonlarını azaltır.
Omalizumab (Xolair). Bu ilaç enjeksiyon yoluyla verilir. Alerji ve astım kontrolü zor olan insanlar içindir. Polen, toz akarları veya hayvan dışkısı gibi alerjiye neden olan maddelere karşı bağışıklık sisteminin tepkisini azaltır.

Hızlı rahatlama sağlayan ilaçlara güvenmeyin:
Uzun vadeli astım kontrol ilaçları – örneğin inhale kortikosteroidler gibi – astım tedavisinin temel taşıdır. Bu ilaçlar günlük olarak astımı kontrol altında tutmaya yarar ve astım krizi riskini azaltırlar.

Eğer alevlenen bir astımınız varsa, bir hızlı rahatlama ilacı (inhaler) belirtilerinizi azaltabilir. Ancak eğer uzun vadeli kontrol ilaçlarınız düzgün çalışıyorsa, hızlı etkili ilaçları çok sık kullanmanız gerekmez. Her hafta kullandığınız kaç puf sayılarının bir kaydını tutun. Daha sık kullanma ihtiyacı hissederseniz doktorunuza danışınız.

ALTERNATİF TIP

Birçok kişi alternatif ilaçların, özellikle alerji ve astım olan kişilerde etkil olduğunu savunmaktadır. Ancak astım ve alerji belirtilerinin azaltılmasında etkili olup olmadığının ve olası yan etkilerinin tespiti için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. En çok kullanılan alternatif tıp tedavileri şunlardır:

Solunum teknikleri. “Buteyko yöntemi”, “Papworth yöntemi”, “akciğer-kas eğitimi ve yoga nefes egzersizleri (pranayama)” gibi nefes programları denenebilir.
Akupunktur. Bu tekniğin kökeni geleneksel Çin tıbbına dayanmaktadır. Bu yöntemde vücudunuzun üzerindeki stratejik noktalara çok ince iğneler yerleştirilir. Akupunktur güvenlidir ve genellikle ağrısız olmaktadır, ancak astım için etkinliği hakkındaki tecrübeler yetersizdir.
Gevşeme teknikleri. Meditasyon, biofeedback, hipnoz ve ilerleyici kas gevşetme tekniklerinin gerginliği ve stresi azalttığına dair kanıtlar vardır, ancak astım belirtilerinin azaltılmasına dair açık kanıtlar bulunmamaktadır.
Bitkisel ilaçlar ve besin takviyeleri. Acı portakal, omega-3 yağ asitleri (balık yağı ve keten tohumunda) ve C vitamini gibi bitkisel ilaç ve takviyeler astım tedavisi için denenmiştir. Ancak kesin sonuçlar bulunmamaktadır.
Geleneksel Çin tıbbı. Geleneksel Çin tıbbında yer alan bitkisel karışımların da bir dizi rahatsızlıkta olumlu etkisinin olduğu söylenmektedir.
Homeopati. Homeopati yönteminde astım belirtilerine neden olan maddelerden düşük dozlarda kullanılarak vücudun kendi kendine iyileşmesi amaçlanmaktadır. Astım hastalığında, homeopatik ilaçlar genel olarak polen ya da yabani otlar gibi astmatik reaksiyonlara sebep olan tetikleyici maddeler kullnılır.
Kayropraktik. Uygulayıcılar spin vertebrayı hizalayan spinal manipülasyonun astım belirtilerinde düzelme sağladığını iddia etmektedirler.

Homeopati gibi yöntemlerde, herhangi bir bitkisel ilaç veya takviyeler almadan önce doktorunuzla konuşunuz. Çünkü bu tedavilerin bazılarının ciddi yan etkileri ve ilaçlarla etkileşimleri bulunabilmektedir.

MESLEKİ ASTIM NASIL ÖNLENİR

Mesleki astım ile ilişkili belirtileri azaltmak için ve iltihapları rahatlatmak için kontrol ilaçlarına güveniyor ve kullanıyor olabilirsiniz. Bunun yanında, genel sağlık durumunuzu koruyarak da astım ataklarını geçirme olasılığınızı düşürebilirsiniz. Aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz:
Eğer sigara içiyorsanız, bırakın. Sigarayı bırakmanın sağlık açısından diğer tüm faydalarının yanında mesleki astımın düzelmesine de katkıda bulunabilir.

Tahriş edici gazların kaçının. Yüzme havuzlarında kullanılan klora, endüstriyel kirlilik, otomobil yakıt gazları, doğalgaz sobalarına maruz kalma gibi etkenler mesleki astımın kötüleşmesine sebep olur.
Düzenli egzersiz yapın. Düzenli yapılan egzersizler kalp ve akciğerleri güçlendirerek, çalışırken daha fazla zorlanmalarına engel olur. Eğer inaktif iseniz, yavaş ve kademeli başlayıp zamanla etkinliği artırmak faydalı olacaktır. Kirlilik ortamlarda veya sıcaklığın sıfırın altında olduğu zamanlarda dışarıda egzersiz yapmaktan kaçının. Hangi tür egzersizin sizin için faydalı olcağını öğrenmek için doktorunuza danışabilirsiniz.
Evdeki alerjenleri en aza indirin. Evlerde yaygın olarak oluşan küf, polen, toz akarları ve evcil hayvan tüyü gibi ev maddeleri mesleki astım belirtilerini kötüleştirebilir. Klimalar, nem kurutucular ve özellikle yatak odanızda yapacağınız kapsamlı temizlik uygulamaları, bu maddelere maruz kalma ihtimalini en aza indirerek, daha kolay nefes alıp vermenize yardımcı olur.

Eğer yüksek riskli bir meslekte çalışıyorsanız, şirketinizin tehlikeli kimyasallardan korunmanıza yardımcı olmak için yapması gereken yasal sorumlulukları vardır. İşvereninizin aşağıdakileri yapması gereklidir:

• Eğer herhangi bir tehlikeli kimyasal ile çalışacaksanız, bu konuda bilgilendirilmelisiniz.
• Bu kimyasalların güvenle nasıl işleneceği konusunda eğitime tabi tutulmalısınız.
• Kimyasal sızıntısı gibi, acil bir durumda nasıl davranacağınıza dair eğitilmelisiniz.
• Bu tür maskelerde koruyucu maske ve giysi gibi önlemler sağlanmalıdır.

• İşyerinde yeni bir kimyasal kullanılacaksa ek eğitim yapılmalıdır.

Sponsorlu Bağşantılar


KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Kontakt Dermatit Nedir? Nasıl Belirti Verir?
Güneş Alerjisine Ne iyi Gelir?
Alerji Tedavisi
Romatoid Artrit
Göz kaşıntısı
Sivrisinek Isırığı Nasıl Geçer?
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.