SEDEF TEDAVİSİ
Sedef hastalığı, kronik bir deri hastalığıdır. Yüzeysel papüllerin patlaması ve kronik inflamasyon olayları ile karakterize olan hastalık tıp dilinde psoriasis” olarak isimlendirilmektedir. Ayrıca adını yunanca “kaşıntı” anlamına “psora” teriminden almaktadır.

Sedef hastalığının etiyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Fakat çeşitli araştırmacılar hastalığın kaynağını açıklamak için birçok teori öne sürmektedirler. Araştırmacılar hastalığın sinirsel kökenli olabileceği teorisini belirtmektedirler. Bu teoriye göre sedef hastalığı, sinir sistemi işlevlerinde meydana gelen bozukluklar nedeniyle oluşur. Sedef hastalığında en iyi bilinen atak, psişik travmalar veya zihinsel stres sonrası geliştiği bilinmektedir.

Sponsorlu Bağlantılar

SEDEF HASTALIĞI NASIL OLUŞUR?
Sedef hastalığı cilt hastalıkları arasında en ciddi olanlarından birisidir. Sedef hastalığı insidansı(oluş derecesi) son zamanlarda artmaktadır. Bulaşıcı bir hastalık olmayıp, kişide yaşam tarzına bağlı olarak gelişebilmektedir. Bağışıklık sisteminin gönderdiği hatalı sinyallere bağlı olarak ortaya çıkan sistemik rahatsızlıklar sedef hastalığını ortaya çıkarır. Bunun devamında, cilt büyüme döngüsünün süreci hızlanır. Tetiklenen hastalık daha sonra, deri hücrelerinin normalden daha hızlı vücut yüzeyinde birikmesine neden olur. Normalde cilt yaklaşık 30 gün içinde kendini yeniler. Yani yeni deri hücrelerinin iç tabakalarda üretilip deriye kadar gelmesi 30 gün sürer.

Sponsorlu Bağlantılar

Sedef hastalığı durumunda ise bu süre hemen hemen 3 güne kadar iner. Sonuçta ise deride “plak” adı verilen bölgeler ortaya çıkar. Hücreler yüzeye ulaştıktan sonra normal hücreler gibi ölür, ama hastalıklı alan(ölü hücreler) yama şeklinde kabuklanma ve beyaz renkli görülür. Vücudun özellikle diz ve dirseklerinde görülebildiği gibi diğer bölgelerinde de görülebilir.

Sedef, hafif olarak geçirilebileceği gibi vücudun büyük kısmını tutabilecek şekilde ağırlaşabilir. Hastalıklı alandaki sevimsiz ölü tabakası, hastanın sosyal ve psikolojik hayatını alt üst eder. Kişi çoğu sosyal aktiviteden kendini geri çekmek zorunda kalır.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ VE ÇEŞİTLERİ
Genellikle sedef hastalığı birer yada ikişer şekilde cildin küçük sınırlı kısımlarında yükselen kabuklanmalar görünür. Bu kabuklanmalar ayrık veya birleşik olabilir ve gümüş renklidir. Lezyonlar genellikle dirsek, diz, kafa derisi ve alt ekstremiteler üzerinde ilk olarak oluşur ve daha sonra tüm vücuda yayılır. Sedef hastalarında psoriatik artrit geliştirme olasılığı daha yüksektir. Psoriatik artrit ise hastaya şişme, sertlik veya zonklama gibi ortak rahatsızlıklar verir. Sedef hastalığı genellikle relaps(nüks) ve remisyon(duraksama) döngüleri şeklinde geçer.
Sedef hastalığının birçok türü vardır ama en sık ve yaygın olarak kabul edilen iki türü şunlardır:

1. Gümüş renkli kabuklanmalar ile kuru, sınırlı papülasyonlar
2. Nemli ve / veya irinli papülasyonlu kabuklanmalar

SEDEF HASTALIĞININ NEDENLERİ
İnsan derisi basit olsa da, koruyucu, dolaşım, duyusal, yağlayıcı ve termo-regülasyon bileşenler içeren karmaşık bir sistemdir. Sedef hastalığı kan kimyası (Rakthadooshyam) ve dengesizliği ile ilgili bir deri durumudur. İklim, yemek alışkanlıkları, anksiyete, depresyon, kalıtım, vb tek başına ya da farklı kombinasyonlarda sedef hastalığına neden olan faktörler olarak kabul edilir.
Diğerlerinin yanı sıra uyumsuz yaşam tarzları da hastalığı başlatabilir. Sebep olabilecek diğer nedenler ise şunlardır;

  • Aşırı iklim ve hava koşullarına maruz kalma
  • Soğuk havaya maruz kalma
  • Vücut sıcakken çok soğuk su / içecekler içme
  • Yanlış yiyecek ve içecek alışkanlıkları
  • Tok karnına ağır fiziksel aktivite
  • Psişik travma vb.
  • Ruhsal stres ve gerginlik, iş baskısı, anksiyete, depresyon

Yukarıdaki koşullar kişinin fizyolojik homeostasisi (iç organların fonksiyonlarının dengesi) etkileyen ve kişinin sıcaklık düzenleyici mekanizmalarını değiştirir. Hipotalamus adı verilen beyin kısmı kişinin vücut sıcaklığını kontrol eder. Sedef hastalığı olan kişilerde, vücut sıcaklığını düzenleyici mekanizma olan hipotalamusun düzgün işlemediği gözlenmiştir. Değişik araştırmalarda ve klinik çalışmalarda tedavi için başvuru sırasında sedef hastalarının daha yüksek vücut ısısına sahip oldukları kaydedilmiştir. Zihinsel stresli durumlar, bu yüksek vücut ısısı ve ona bağlı hastalıkları daha da ağırlaştırmaktadır. Tedaviden sonra ise vücut ısısının normale döndüğü gözlenmiştir.
Cilt üzerinde daha yüksek vücut ısısı ise deride lezyonlar görünmesini ve epidermisin(üst deri) pullu hale gelip, soyulması ve zamanla atılmasına neden olur. Elbette bu durumda derinin altında bulunan dermis ve kan damarlarının karmaşık sistemleri, sinir uçları vb. kısımlar da olumsuz etkilenir.

Hastalığın başlangıcını tetikleyebilecek gıda maddeler de bulunmaktadır. En fazla şüphe çeken gıda maddeleri:

  • Sıcak, tuzlu, baharatlı, asitli yiyecekler
  • Taze hasat edilmiş tahıllar ve özellikle susam
  • Süt ve süt ürünleri, özellikle de yoğurt ve ayran
  • Balık, bal, pekmez
  • Alkol

TEDAVİ
Sedef hastalığı aslını söylemek gerekirse tedavisi zor ve sabır isteyen bir hastalıktır. Hastalık için değişik tedavi, rahatlatıcı ve geleneksel tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. Tekrarlayan bir hastalık olması münasebeti ile koruyucu önlemler alınması tedavide önemli yer tutar.

Ana tedavide kullanılan ilaç ‘kortizon’ türevi ilaçlardır. Genellikle kuvvetli tür kortizon ilaçları kullanılarak tedaviye başlanır. İleriki safhalarda ise düzelmeye bağlı olarak kuvveti daha aza ilaçları devam edilmektedir. Çoğu hastalıkta olduğu gibi kullanılan kortizon ilaçları ani bir şekilde kesilmez ve kesilmemelidir. İlacın bıraktırılması tedrici olmalıdır.

Sedef tedavisinde deforme olmuş deri alanındaki kabukların yumuşatılması ve temizlenmesi önemli yer tutar. Bu işlem için etkili olan bir takım kremler mevcuttur. Ayrıca soyma işleminin yapılması yara tahriş edilmeden yapılmalıdır.
Geleneksel tedaviler de hastalık için umut verici bir tedavi sağlar. Sedef hastalığı tedavisinde genel tedaviye ek olarak tedavinin çok önemli bir bölümü hastanın çalışma ve yaşam koşulları, zararlı faktörlerin uygun bir şekilde elimine edilmesi, uygun rejim önemli rol oynamaktadır.

Hastanın rejim günlük en az 7-8 saat uyku, vitamin açısından zengin yiyecek ve düzenli açık havada (yarım saat ile 2 saat arası) olması sağlamalıdır. Hasta iyice incelenmeli ve iç ve sinir hastalıkları durumlarında ilgili tedavi verilmelidir. Herhangi bir sinirsel şok durumundan hasta korunmalıdır. Alerjiye neden olan gıdalardan kaçınmalı ve yeterli miktarda su alınmalıdır. Herhangi bir sabun veya şampuan lezyonlar üzerine uygulanmamalıdır.

EV İLAÇLARI VE BİTKİSEL ÇÖZÜMLER
Sedef hastalığında, hastanın kendisini iyi hissettirebilecek bir takım uygulamalar da yer almaktadır. Şimdi bunların bir kaçını sıralayalım;

  • Cildi nemli tutun. Bunun için özel ürünler kullanılmalıdır. Bitkisel yada doğal olarak ise Aloe vera suyu dışarıdan kullanıldığında sedef tedavisinde çok faydalı olmaktadır. Aloe vera bitkisi(sarısabır otu) ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye sahiptir. Aloe vera suyu, sabunu veya jelinin faydalı etkisi kliniksel olarak ispatlanmıştır.
  • Mahonya kabuğu ve üzüm kökü özü sedef hastalığında etkili şifalı bitkilerdendir.
  • Sedef hastalığında doktorlar özellikle omega-3 ve köpekbalığı karaciğeri yağının kullanmasını önermektedirler. Bu vitaminlerin alımının faydaları deneysel olarak belirlenmiştir.
  • Sedef hastalığında protein bakımından zengin beslenme sınırlandırılmalıdır. Böylece cildin alevlenmesi yatıştırılabilir. Tahıl, meyve ve yüksek lifli sebzelerin yenmesi bağırsaklardaki toksisitenin azaltılması bakımından yararlıdır.
  • Kansere karşı kuvvetli etkisi ile bilinen ısırgan otu da sedef üzerinde etkili bir ilaç. Buna ilaveten meyan kökü, papatya ve anasonda sedef üzerinde faydalı etkilere sahiptir. Bu bitkilere alerjisi olanlar, diyabeti olanların kullanırken bir doktor önerisi almalarında fayda vardır.
  • Bir kap içine 200 gram kadar vazelin, bir tatlı kaşığı susam yağı ve iki tatlı kaşığı ardıç katranı, iki tatlı kaşığı çam esansı ve bir tatlı kaşığı defne tohumu yağı ilave ederek karıştırın. Derideki ilgili alana bir gün içersinde iki kere sürünüz. Unutmayınız ki bunlar sadece tedaviye yardımcıdır. Lezyonların hafiflemesinde bu bitki özleri önemli tedavi edici rol üstlenir.
  • Somon, uskumru ve ringa balığı yönünden zengin bir diyet size yararlı olacaktır.
  • Bir diğer tedavi edici güç ise kömür katranıdır. Kömür katranı ile sedef hastalığının ne alakası var diyebilirsiniz. Amerikan gıda ve ilaç dairesi tarafından onaylanan bu ürün hücre gelişimini yavaşlatır. Bu nedenle lezyonlarda çoğalma meydana gelmez. Bu da cildin pul pul olmasını yani kabuklaşmasını engeller. Bu ürün kullanılırken güneşe çıkmanın sınırlandırılması yerinde olacaktır.
  • Bitki katranları da kömür katranı gibi kullanılabilmektedir. Bitki katranlarının artısı kömür katranının içerdiği ve zehirli sayılan piridin bazları ve antrasen türevleri içermemesidir. Bitki olarak ise iğne yapraklı ağaçların odunundan elde edilen destilasyon ürünleri kullanılabilir.

Sponsorlu Bağlantılar

KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Ender Saraç formula 7 zayıflama ilacı
El Kireçlenmesi Nedir? Nasıl oluşur? Tedavisi Nedir?
Kramp Girmesi
Kekemelik ve Tedavisi
Kalp ve Damar Hastalıkları
Anüste Aşırı Kaşınma
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.