SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI

Sponsorlu Bağlantılar

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI
Sindirim sistemi ağız ile başlayan ve anüs ile sona eren organlar bütünüdür. Vücudumuzdaki diğer sistemler gibi hayati öneme sahip olup, en genel olarak bakım,onarım ve enerji temini için gerekli olan maddelerin hazırlanmasını ve temin edilmesini sağlar. Daha detaylı olarak tarif edildiğinde besinlerle alınan büyük maddelerin, parçalanmayacak kadar küçük moleküllere dönüştürülmesini sağlar.

SİNDİRİM SİSTEMİ ORGANLARI NELERDİR?
Öncelikle, sindirim sistemi hastalıklarını anlayabilmek için sindirim sistemi organlarını iyi tanımak gerekir. Sindirim sistemi ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak organlarını kapsar.

Sponsorlu Bağlantılar

SİNDİRİM SİSTEMİ ORGANLARININ GÖREVLERİ NELERDİR?
Bir sindirim organının bir yada birden çok görevi olabilir. Kısaca şu şekildedir;
AĞIZ:
Besinlerin fiziksel olarak daha küçük parçalara ayırılmasını sağlar. Ayrıca yapısındaki tükrük bezleri sayesinde amilaz enzimi salgılayarak karbonhidratların sindirimine yardımcı olur.
YUTAK: Besinlerin yutulmasında görevlidir. Farinks olarak da bilinir. Diğer önemli görevi ise besinler yutulduğunda, besinlerin nefes borusuna kaçmasını önler.
YEMEK BORUSU: Düzenli bir şekilde kasılıp gevşeyerek (peristaltik) besinlerin mideye iletilmesini sağlar. Sindirme görevi yoktur. 1,5 cm çapında ve 20-25 cm uzunluğundadır.
MİDE: Proteinlerin sindiriminden sorumlu organdır. Asitik bir ortama sahiptir. Sindirim görevinden başka salgı ve emilim yapmakla da görevli olan bir organdır.
İNCE BAĞIRSAK: 7-8 metre arasında değişen uzunluğa sahiptir. Tüm besinlerin sindiriminin tamamlandığı yerdir. Sindirimde en önemli bir organdır. Sindirimin sürdürülmesinde safra ve pankreas salgıları hayati rol oynar.
KALIN BAĞIRSAK (KOLON): Asıl olarak sindirim yapmaz. 1-2 metre uzunluğunda olup Görevi dışkıyı (feçes) depolamaktır. Ayrıca bu esnada vücut için gerekli miktarda su ve minerallerin geri emilimini sağlar. Bir önemli faaliyeti ise barındırdığı yararlı bakteriler sayesinde B ve K vitaminlerinin sentezlenmesine yardım ve yataklık eder.

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI NELERDİR?
Bu kadar organın görev aldığı sistemde dengesiz beslenme, sigara, su kullanımının yetersizliği, düzensiz beslenme, sıcak gıda alımı gibi çeşitli nedenlerden ötürü sistem dengesi bozularak hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalıklar çok çeşitli olabilmekte ve bazıları hayatın noktalanmasına kadar gidebilmektedir. Şimdi bunlara değinelim;

AĞIZ İLE İLGİLİ HASTALIKLAR
Ağızdaki eksik temizlik anlayışı çoğu hastalığın kaynağını oluşturur.

DİŞ ÇÜRÜKLERİ:

  • NEDENLERİ: İyi temizlenmeyen dişler ve çok şekerli gıdalarla beslenme. Gece yatmadan önce dişlerin fırçalanmaması
  • TEDAVİ: Ağız temizliği yapılması, kanal ve dolgu tedavileri. Aşırı çürüklerde ise diş çekimi yapılması.
  • BELİRTİ: Yemek yerken hissedilen ağrı, sızlama. Çiğneme güçlüğü

DİŞ TAŞLARI:

  • NEDENLERİ: Dişlerin temizlenmemesi. Yemek sonrası dişler arasında kalan ve yeterli süre giderilmeyen yemek artıklarının tükrük ile birleşip, bakteri faaliyeti sonucu diş taşlarına dönüşmesidir.
  • TEDAVİ: Dişlerin diş taşları oluşmadan önce fırçalanarak temizlenmesi gerekir. Oluştuktan sonra ise bir diş hekimine gidilerek taşlar temizlettirilmelidir. Temizlenmeyen diş taşları diş kayıpları yaşatabilir.
  • BELİRTİ: Diş aralarında beyazımsı yada sarımsı kütleler, diş etlerinde çekilmeler, sonuçta ise diş kayıpları yaşanır.

DİŞ ETİ HASTALIKLARI:

  • NEDENLERİ: Devamlı sert cisimlerin diş aralarına sokulması, askorbik asit (C vitamini) alımındaki sınırlılık ve diyabet, böbrek ve kan hastalıkları en önemli nedenleridir.
  • BELİRTİ: Diş etlerinde ağrı, kanamalar ve son safhada ise diş kayıpları yaşanabilir.
  • TEDAVİ: Ağız temizliği düzenli yapılmalı. Antibiyotik tedavisi uygulanabilir. İleri vakalarda cerrahi müdahale gerekmektedir.

TÜKRÜK BEZİ İLTİHAPLARI: En sık karşılasılanı kabakulak’tır.

  • NEDENLERİ: Tükrük kanalı darlığı yada tükrük salgısının azalmasıdır.
  • BELİRTİLERİ: Tükrük bezlerinde meydana gelen ağrı
  • TEDAVİ: İltihap vakalarında antibiyotik tedavisi uygulanır.

TÜKRÜK BEZİ TAŞLARI:

  • BELİRTİLERİ: Tükrük bezlerinde ağrı ile kendini belli eder. Yemek yeme esnasında ağrı hissedilir.
  • NEDENLERİ: Nedeni tam olarak bilinemesede  yetersiz su alınmasının neden olacağı düşünülmektedir. Yetersiz sıvı alımı kalsiyum ve fosfat minerallerinin çökerek taş oluşumuna zemin hazırlar.
  • TEDAVİSİ: Tedavi cerrahi olabildiği gibi tükrük kanallarından endoskop yardımı ile de çıkarılabilmektedir. Az posalı gıdalar alınmalıdır.

AĞIZ YARALARI: Aft olarak da bilinir. Dilde de oluşabilir.

  • BELİRTİLERİ: Yemek yiyememe
  • NEDENLERİ: Bağışıklık sisteminin zayıf olması yada bu sistemi baskılayan ilaçların kulanılması, stres, ağız içi travmaları, uygun olmayan diş macunları
  • TEDAVİ: İlaç ve diyet tedavisi uygulanır. Ağız temizliğine önem verilmelidir.

AĞIZ KANSERİ:

  • BELİRTİLERİ: Ağrı ve iştah kesilmesi
  • NEDENLERİ: Genetik yatkınlıki sigara ve alkol kullanımı, hazır besinlerdeki kanserojen maddeler
  • TEDAVİ: Tüm kanser vakalarında olduğu gibi ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi uygulanır.

AĞIZDA CROHN’S HASTALIĞI:

  • BELİRTİLERİ: Ağızda ağrı, aralıklı iltihaplar
  • NEDENLERİ: Genetik yatkınlık ve çevresel faktörler. Sigara içenlerde bu oran daha fazladır.ss
  • TEDAVİ: Steroid yapıdaki ilaçların kullanımı

YUTAK HASTALIKLARI
Yutak ile ilgili en sık karşılaşılan sorun bakterilerin neden olduğu faranjit hastalığıdır. Faranjit hastalığı, Yutak dokusunun iltihabıdır. Yutakta ateş, ağrı ve kızarıklık ile belirti vererek yutma güçlüğü ortaya çıkarır. Faranjit tedavisinde antibiyatik kullanılır. Ateşin düşürülmesi için ateş düşürücüler kullanılır. Diğer yutak hastalıkları;
YUTAK APSESİ: Küçük çocuklarda görülmektedir. Yutağın çeşitli nedenlerle apse yapmasıdır. Penisilin yada diğer antibiyotikler tedavide olumlu sonuçlar vermektedir.
YUTAK FELCİ: Çeşitli nedenlerle merkezi yada çevresel sinir sisteminin zarar görmesi sonucu oluşur. Yutkunma esnasında sıvılar buruna kaçabilir nefes verememe problemi yaşanabilir. Nedenin kaynağına göre tedavi metodu belirlenir.
YUTMA GÜÇLÜĞÜ: Yemek yenmesi esnasında yutkunma güçlüğü baş belirtidir. Bu da ağrıya neden olur. Yutkunma güçlüğü yutak etrafındaki organların rahatsızlığının bir habercisi olabilir. Hastalık iyi muayene edilip, hastalığın kaynağına göre tedavi yapılır.

YEMEK BORUSU HASTALIKLARI: Tıpta özefagus olarak isimlendirilir. Çok sıcak yiyeceklerin yenilmesi yada içilmesi yemek borusunda sorunlara yol açar. Diğer hastalıklar arasında:
AKALAZYA: Yemek borusunun yapısında yer alan düz kasları uyaran sinirlerin faaliyetlerindeki bir bozulmaya verilen isimdir. Sonuç olarak ise özefagusun mide ile birleştiği kapakçık yemeklerin yutulması sırasında gevşeyemediğinden akalazya denilen hastalık ortaya çıkar. %5 kadar hastada kanser oluşumu görülebilir.

  • BELİRTİLERİ: Yutma güçlüğü (bilhassa sıvı ve gazlı içecekler), yenilen yemeğin geri gelmesi, bazen yemeğin yutulması sırasında ağrı
  • TEDAVİSİ: Hafif vakalarda çeşitli ilaçların (nifedipin) kullanımı yararlı olabilir. Fakat diğer akalazya sorunlarında Endoskopik balon dilatasyonu ve bu tedaviden sonuç alınamayan kimselerde ise Cerrahi tedavi (Laparoskopik myotomi) yöntemleri uygulanır. Hastaya posası az ve yumuşak besinlerin tüketilmesi önerilir. Ayrıca besinler iyice çiğnenmelidir.

REFLÜ: Midedeki besinlerin yemek borusuna kaçmasıdır.

  • BELİRTİLER: Mide içeriği asitik olduğundan yemek borusuna kaçması sonucunda yemek borusunu tahriş eder. Bu da ülseratif vakalara yola açar. Yemek borusunda darlıklar oluşabilir. Yemek yedikten yarım yada bir saat sonra başlayıp artan yanma hissi en bilinen belirtidir.
  • NEDENLERİ: Özefagusun alt kapağındaki fonksiyon kaybı, mide fıtığı, bazı ilaçlar, midedeki muhtevanın zamanında boşaltılamaması, mide asitinin artması
  • TEDAVİSİ: Başlangıçta koruyucu tedbir olarak kilo kontrolü yapılmalı, yatmadan evvel yemek yeme alışkanlığından kesinlikle vazgeçilmeli,yağda kızartılmış öğünler oldukça kısıtlanmalı ve yemek yedikten sonra spor yapılmamalıdır. Bu önlemlere her zaman uyulmalıdır. Reflünüz halen devam ediyorsa doktorunuzuz size öncelikle ilaçla tedavi uygulayacak ve vücudunuzdan tepki bekleyecektir. Sonuç alınamadığı taktirde cerrahi tedavi ve endoskopik tedavi uygulamalarına geçilecektir.

HİATAL HERNİA (FITIK): Midenin bir kısmının göğüs boşluğuna geçmesidir. Reflü gelişme ihtimali çok yüksektir. Genellikle elli yaşın üzerindeki kişilerin yaklaşık yarısında görülür.

  • BELİRTİLERİ: Mide civarında yanmalar, ileri derece vakalarda ise kanamalara bağlı olarak kansızlık görülür.
  • NEDENLERİ: Öksürme, ıkınma, hamilelik gibi göğüs içi basıncı artıran faktörler fıtık oluşumuna neden olur.
  • TEDAVİSİ: Sık ve az öğünler tercih edilir. Yemek sonrası hemen yatılmamalı, karın üzerine baskı yapan dar kıyafetler giyilmemeli, asitli ve çok sıcak gıda alımından kaçınılmalıdır.

YEMEK BORUSU KANSERİ: Yemek borusunda meydana gelen tümör adı verilen kanser hücreleri kümeleridir. Alkol, sigara kullananlarda, ağırlıklı olarak erkeklerde, kilolu kimselerde, intihar eğilimi ile zehirli madde içenlerde görülebilir. Akalazya hastalığının tedavi eksikliği kansere yol açabilir.

  • BELİRTİLERİ: En yayfın semptom yutma zorluğudur. İlk zamanlarda gıdaların takılması şeklinde sonraları ise kişi sıvı gıdalar dahi yutmakta zorlanır. Sonuçta besinler ağızdan geri gelir. Bu belirtilerin yanısıra mide üstünde yanma, tükrük artışı ve ses kısılması da diğer belirtiler arasındadır.
  • NEDENLERİ: Nedenleri hakkında net bilgiler ortaya konulamasada tetikleyici etkenler olduğu düşünülmektedir. Bunlar arasında alkol ve sigara kullanımı kanser oluşma riskini 6 kay daha fazla arttırdığı belirlenmiştir.
  • TEDAVİ: Tedavi hastanın yaşı, genel durumu, tümörün evresine göre değişebilmektedir. Özellikle erken tanıda tömür sadece yemek borusu mukozasında olduğundan tedavide başarı sağlanabilmektedir. Fakat ilerlemiş, yani yemek borusunun çoğu yrine yayılmış ve yemek borusunun çevresindeki organlara da yayılan kanserlerde tedavi büyük oranla başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Yemek borusunda tedavi seçenekleri ışın tedavisi, radyoterapi ve kemoterapidir. Bu tedavilerden hastanın durumuna göre uygun olanı doktor belirleyerek hastanın durumunu gözlemleyecektir. Tedaviden cevap alınamayan vakalarda yemek borusunun tamamen çıkarılması söz konusudur. Fakat böyle bir durumda dahi kanser hücrelerinin tekrardan ortaya çıkması nedeni ile yaşama ihtimali yüzde yirmi civarındadır.

MİDE İLE İLGİLİ HASTALIKLAR
HAZIMSIZLIK:
Tıpta dispepsi olarak isimlendirilir.

  • BELİRTİLERİ: Midede doluluk, şişkinlik ve ağırlık hissi, mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, mide aitliği en sık görülen belirtilerdir. Ek olarak iştahsızlık ve baş ağrısı da yapabilir.
  • NEDENLERİ: Hızlı yemek yeme, iyice çiğnemeden yutma, yemek yerken hava yutulması ve stres en sık nedenlerdir. Ek olarak zamansız yemek yeme, birbiri ile uyumsuz gıdaların alımı ve fazla sigara, çay ve kahve tüketimi de diğer nedenler arasında sayılabilir.
  • TEDAVİ: Yukarıda sıralanan nedenler bertaraf edildiğinde büyük olasılıkla sorun kendiliğinden ortadan kalkacaktır. İlaveten yiyecekler iyi pişirilmeli, baharatlı olmamasına özen gösterilmeli, hava yutulmaması için yemek yerken konuşulmamalıdır.

GASTRİT: Mide iç yüzeyinin harabiyeti yada aşınmasıdır.

  • BELİRTİLERİ: Midede yanma, doluluk hissi ve midede ağrı en sık karşılaşılan şikayetlerdir. Şikayetlere bulantı, kusma ve ishal de eşlik edebilir.
  • NEDENLERİ: Çoğunlukla Helicobacter pilori adı verilen bir bakteri tarafondan oluşturulur. Yanı sıra Sigara, kahve ve çay tüketiminde aşırıya kaçılması, mideye etki eden bazı ilaçlar, çok acılı ve baharatlı gıda tüketilmesi en sık bilinen nedenlerdir. Buna ilaveten gıda zehirlenmeleri ve virüsler de neden olabilir.
  • TEDAVİ: Yemek yeme sırasında dikkat edilecek birkaç husus çoğu sindirim sistemi hastalıklarından korunmamızı sağlar. Benzer şekilde gastrit şikayetlerinden kurtulmak veya en aza indirmek için şunlara dikkat etmelisiniz. Düzenli yemek yenmeli, iyici çiğnenmeli, hızlı yenmemeli, kızartmalardan ve aşırı baharatlı gıdalardan uzak durulmaya çalışılmalı, alkol alınmamalı ayrıca günlük menüde taze sebze ve meyvelerden mutlaka bulundurulmalıdır. Tedavi olarak hastalığın ilk günlerinde damardan beslenme uygulanabilir. Akabinde sıvı gıda alımına geçilir. Sonrasında ise katı gıdalarla devam edilir. Bakterilerin neden olduğu gastrit vakalarında antibiyotik tedavisi başarılı sonuçlar vermektedir.

ÜLSER: Gastrit hastalığının ilerlemiş şeklidir. Yani mide iç mukozasının yara haline dönüşmesidir. Erkeklerde sıklıkla görülmekte olup, toplumda yüzde on civarı görülme sıklığı vardır.

  • BELİRTİLERİ: İştahsızlık, şişkinlik, geğirme midede ağrı ve yanma, yemek yeme sonrasında kusma, ileri derece vakalarda dışkıdan kan gelmesi en genel bulgulardır.
  • NEDENLERİ: Helicobacter pilori adı verilen bakteri nedenlerin en başta gelenidir. Yanısıra mide asitinin fazla salgılanması ve aspirin gibi bazı ilaçlar da yardımcı nedenleri oluşturur.
  • TEDAVİ: Önlem olarak yemekler belirli saatlerde yenmeli, düzenin dışına çıkılmamalıdır. Şeker ve tuz alımı kısıtlanmalıdır. Yapıcı-onarıcı etkisi nedeni ile protein bakımından zengin bir beslenme tercih edilmelidir. Bitkisel yağlar ülser hastalığında olumlu etkisi vardır. Süt mide asitini tamponlayıcı etkisi olsada 1-2 bardaktan fazla alınmamalıdır. Diyette posalı sebze ve meyveler, kepekli ekmek tercih edilmelidir. Acı ve kafeinli içecekler de sınırlandırılmalıdır. Tedavide neden olan bir bakteri olduğu için antibiyotik tedavisi uygulanır. Kanamalı ülseratif vakalarda ameliyat kaçınılmaz olabilir.

DUMPİNG SENDROMU: Mide ile ilgi bir amelliyattan sonra meydana gelir.

  • BELİRTİLERİ: Yemekten yarım saat sonra sıcak basması, bitkinlik, çarpıntı ve diare(ishal) gibi bulgular verir.
  • TEDAVİ: Sık sık ve az öğünler tercih edilir. Karbonhitrat değil protein bakımından zengin beslenme yapılmalıdır. Yemek esnasında sıvı ve aşırı soğuk gıdalar alınmamalıdır. Yemek sonrası dinlenme yararlı olabilir. Antikolinerjik ve kan şekerini azaltıcı ilaçlar kullanılabilmektedir.

MİDE KANSERİ: Midede meydana gelen küçük yada büyük tümörlerdir.

  • BELİRTİLERİ: Mide civarında ağrı, ani zayıflama, sırt ve belde ağrı, hemen doyma, bulantı ve kusma en sık belirtileridr. Buna siyah renkli dışkı ve mide ekşimesi de eşlik edebilir.
  • NEDENLERİ: Aşırı tuzlu ve baharatlı beslenme, çay, kahve ve sigara kullanımı ve genetik yatkınlık sık görülen nedenler arasında sayılabilir.
  • TEDAVİ: Tedavide başarı hastalığın erken tanısına bağlıdır. Çok fazla ilerlememmiş olgularda midenin tümörlü kısmının alınıp kemotefrapi uygulanması hastalığı tedavi edebilmektedir. Çok geç kalınmış vakalarda sonuç genellikle kaçınılmazdır. Kesin tedavi midenin tamamının alınmasıdır. Fakat tedavi amaçlı yapılan bu metotda dahi ölüm riski bulunmaktadır.

İNCE/KALIN BAĞIRSAK İLE İLGİLİ HASTALIKLAR
GAZ ŞİKAYETLERİ:
Gaz ile ilgili şikayetler çoğu kimsede görülen ortak problemdir. Karında şişkinlik ve kramplar şekinde ağrılar ile kendini belli eder. Gaz şikayetlerinde, gaz yapıcı besinler sakınmak, yeterli egzersiz yapılması, basit şekerlerin tüketiminin sınırlandırılması, yemeklerin iyice çiğnenerek yutulması ve yemek esnasında konuşulmaması önerilir.
KABIZLIK: Dışkının yeterli derecede akışkan almamasına verilen isimdir. Bağırsak hareketleri normale göre yavaştır. Şiddetli, akut ve kronik olmak üzere çeşitleri bulunmaktadır. Tıpta konstipasyon olarak bilinir.

  • BELİRTİLERİ: Dışkılama periyodunda azalma, az ve sert dışkı, dışkılamada zorlanma, dışkıladıktan sonra tam boşalamama duygusu. Akut sorunlarda anüste kanamalar, bulantı, kusma, ani zayıflama meydana gelebilir.
  • NEDENLERİ: Lifli gıdaların yeterince alınmaması, yetersiz su içilmesi, çeşitli mide rahatsızlıkları, basur, bağırsak tembelliği, bağırsaktaki herhangi bir tıkanıklık, bazı tedavilerin yan etkileri, sık sık seyehat etmek, monoton yaşam tarzı kabızlık nedenlerinin başında gelir. Ek olarak yeni anne olanlar da sindirimin yavaşlamasından ötürü kabız olma adayıdırlar.
  • TEDAVİ: Kepekli mamüllerin tüketiminin artırılması, her gün diyete sebze ve meyve ilave edilmesi, yeterli sıvı alınması bağırsak hastalıklarını önleme açısından kuraldır. Bunlara dikkat edildikten sonra kabızlık tedavisinde laksatif adı verilen bağırsak hareketlerini artırıcı ve dışkıyı yumuşatan ilaçlar, yağlayıcı laksatifler, zor durumlarda lavman ve ilerleyen kabızlık vakaları basura neden olacağından cerrahi müdahale gerekebilir.

İSHAL: Dışkının sıvı halde olması durumuna verilen isimdir. Tıpta diyare olarak bilinir. Dışkılama normal aralıklardan daha sık olarak meydana gelir. Dışkı sıvı halde olduğundan ciddi su ve su ile birlikte mineral kaybı gözlemlenir. Tedavisi yapılmadığında hayati tehlikesi olabilir.

  • BELİRTİLERİ: Sık tuvalete çıkma, sıvı dışkılama, dışkı rengi değişikliği.
  • NEDENLERİ: İshalin nedenleri çeşitli olabilir. Psikolojik olabildiği gibi virüs ve bakteri kaynaklı da olabilir. En büyük payı bakteri kökenli olan ishaller almaktadır. Bakteriler vücuda temiz olmayan sebze, meyve ve sıvılar ile girer.  Bazen süte karşı toleransı zayıf olanlarda da ishal vakaları gelişebilmektedir. İlaveten bazı antibiyotik tedavileri, kanser, taze olmayan gıdalar ve bağırsak parazitleri de ishal yapabilir.
  • TEDAVİ: İshalde kaybedilen suyun geri kazanılması önemlidir.Öyleyse hastaya sık sık su verilmelidir. Bundan daha da önemlisi mineral kaybını da giderebilmek için su, tuz ve şeker bileşimi ishal boyunca uygulanmalıdır. Sıvı alımına ek olarak dışkı oluşturacak lifli yani posalı gıdalar verilmesi de önemli yer tutar. İlaç tedavisi olarak genellikle ampisilin ve  kloromisetin türü ilaçlarla tedavi uygulanır.

TİFO: Temiz olmayan içme suları ve gıdalar ile alınan mikroplarla bulaşır. Tifo basili denen bakteri (SALMONELLA TYPHİ) neden olur. Ölümcül olabilmektedir.

  • BELİRTİLERİ: Ateş, karın ağrısı, ishal yada kabızlık, nabız düşüklüğü, karında lekelere yol açar.
  • TEDAVİ: Önlem alınması çok önemlidir. Ayrıca tifo tedavisinde antibiyotik tedavisi uygulanır. Başarı oranı yüksektir. Tedavide geç kalınmamalıdır. Amfisilin, amoksisilin türü ilaçlar genellikle doktorun kullandıracağı ilaçlardandır.

KOLERA: Vibrio cholerae adlı bakterinin neden olduğu bağırsak enfeksiyonudur. Tarihte salgınlar yaparak birçok kişinin ölümüne yol açmıştır.

  • BELİRTİLERİ: Ani gelişen ve şiddetli ishal
  • TEDAVİ: Aslında tedavi oldukça basittir. Vücudun kaybettiği su ne mineraller telafi edilmelidir. Ek olarak doktorun önereceği antibiyatik ilaçlar etken mikroorganizmayı yok ederek tedaviyi hızlandıracaktır. Önlem olarak mutlaka temiz içme suları kullanılmalıdır.

DİZANTERİ: Amipli ve basilli dizateri olmak üzere çeşitleri mevcuttur. Geç kalınmış tedavi ölüme götürebilir.

  • BELİRTİLERİ: Kanlı ishal, karın ağrısı, sık tuvalete çıkma, ateş
  • NEDENLERİ: El, su ve besin temizliğine dikkat edilmemesi. Bakterilerden Shigella türleri neden olurken protozoa grubundan ise Entamoeba histolytica nedendir.
  • TEDAVİ: Mikroplar vücuda ellerin, içme suyunun ve gıdaların temizliğine özen gösterilmemesi sonucu ağız yolu ile bulaşır. Bu nedenle bu sayılanlara dikkat edilirse önlem alınmış olur. Sıvı telafisi yapılır. Direk olarak patojen canlı üzerine etkili olan doktorun önerdiği ilaçlar kullanılır. Hasta dinlendirilir. Yemek sonrası sindirime takviye olan enzimler kullandırılabilir. Kaybolan mide asiti ilaçlar yada asitik özellikteki gıdalarla telafi edilir.

ÜLSERATİF KOLİT: Kalın bağırsakta meydana gelen bir hastalıktır. Mide ülserine benzer şekilde kalın bağırsak iç yüzeyindeki yaralardır. Genellikle orta yaşlarda görülür.

  • BELİRTİLERİ: Sürekli ishal olma hali, dayanılmaz karın ağrıları, ateş, karında şişkinlik duygusu, bitkinlik ve yorgunluk, sıkıntı hali, rektal kanamalar. Kansızlık da ortaya çıkabilir.
  • NEDENLERİ: Enfeksiyon hastalığı olup tam olarak nedeni bilinmemektedir. Kalıtım ve çevre faktörlerinin rol oynadığı düşünülmektedir.
  • TEDAVİ: Öneri olarak hastaya enerji oranı yüksek, protein bakımından zengin, lifi az, az yağlı ve sık sık beslenme önerilir. İlk olarak tedavide ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisi ağır olacağından bir takım şikayetlere neden olabilir. Kalın bağırsakta kanamalar meydana gelmesi, delinmesi yada kanser riski gelişme olasılığına karşı cerrahi müdahale gerekebilir.

CROHN HASTALIĞI: Tüm sindirim sistemini etkileyebilen yani sindirim sisteminin herhangi bir bölümünde oluşabilen kronik bir iltihaplı enfeksiyondur.

  • BELİRTİLER: Çoğu hasta sürekli ishal, iştahsızlık, ateş ve karın şişkinliği ile doktora başvurur. Bunlara ilave olarak hastalarda halsizlik, dışkıda kan ve eklemlerde düzensizlik eşlik edebilir. Hastalığın ilerlemesine göre şikayetler artabilir.
  • NEDENLER: Tam olarak nedeni bilinemese de ailesel öykü ve çevresel faktörler hastalığın oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir. Yanı sıra bağışıklık sistemindeki zayıflıklar ya da bu sistemi baskılayan ilaçların kullanımı da yol açabilmektedir. Uzmanlar ayrıca eksik hijyen anlayışının da üzerinde durmaktadırlar.
  • TEDAVİSİ: Kansere yol açma ihtimali olduğundan olası belirtilerde acilen bir doktora görünmekte yarar var. Erken tanı ve teşhis tedavi sürecini kısaltır. Çoğu durumda ilaç ve makat içi lavman tedavi başlangıcıdır. Yeterli iyileşme olmadığında ağız ve damar içi kortikosteroid ilaçlar kullandırılır. Bunun da yetersiz olduğu olgularda cerrahi müdahale kaçınılmaz olabilir.

IRRITABLE BAĞIRSAK SENDROMU (IBS= DÜZENSİZ BARSAK SENDROMU): Kalın bağırsak hastalığıdır. Kalın bağırsakta düzensiz hareketler söz konusudur. Bağırsak işlevinde sorun yoktur sadece düzensiz çalışmaktadır. 13-49 yaş grubunu etkiler.

  • BELİRTİLERİ: Bağırsak gazları, karın ağrısı, kabızlık (konstipasyon) dışkılama zamanında değişiklikler olası belirtilerdir. Bu belirtiler zaman zaman tekrar eder.
  • NEDENLERİ: Tek bir nedenden söz etmek doğru değildir. En büyük nedeni psikolojik sorunlar ve strestir. Bunu, besinlere karşı duyarlılık, alkol, kafeinli içeceklerin sıklığı, bazı sebze ve meyveler takip eder.
  • TEDAVİSİ: Doktor gözetiminde bir diyet programı uygulanır. Az ve sık beslenme önerilir. Gaz yapıcı gıdalar alınmamalıdır. Egzersiz yararlı olabilir. Gazlı içecekler ve alkolden uzak durulmalıdır. İshal yada kabız durumuna göre doktorunuz diyetinizi belirleyecektir.

DİVERTİKÜLER KOLON HASTALIĞI: Kalın bağırsağın, kas dokusundaki yetersizlikler sebebi ile dışarıya doğru çıkmasıdır. Gerçek ve yalancı olmak üzere iki şekilde sınıflandırılır. Genellikle 60 yaş üzerindeki kişileri tehdit eder.

  • BELİRTİLERİ: Bazen belirti vermeden ilerler. Olası belirtiler şunlardır; sol alt karında ağrı, diyare, ateş, tuvalet alışkanlığında değişim görülebilir. Şayet kalın bağırsak çıkıntısına iltihap eşlik ederse ateş, titreme ve üşüme meydana gelir. Hastalığın ciddiyetine göre kanamalara yol açabilir.
  • TEDAVİ: Hastalığın derecesine göre tedavi prosedürü değişebilir. Kalın barsağın dışarı fırlamasını sağlayacak ağır sporlar, kilo, çok yemek yemek gibi faaliyetlerden uzak durulmalıdır. Karın içi basınç, kontrol altına alınmalıdır. Sıvı gıda alımı artırılmalıdır. Hastalığın şiddetine göre tedavi planı değişir. Bağırsak alışkanlıklarına yol açan etkenleri ortadan kaldırmak için ilaç kullandırılabilir. Şayet iltihaplanma söz konusu ise antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Kanama varsa ilaçla durdurulmaya çalışılır. Bütün bunlara rağmen hastalık dizginlenemiyorsa cerrahi müdahale gerekebilir. Kalın bağırsağın bir kısmı çıkarılabilir.

İNCE BARSAK KANSERİ: İnce bağırsakta tümör oluşumudur. Gizli bir şekilde ilerleme gösterir. Genellikle kanser yayılımının son evresinde hastalar farkında olduklarından tedavi son derece umut kırıcıdır.

  • BELİRTİLERİ: İştah azlığı, bulantı, kusma, belirsiz karın ağrıları, kanlı dışkı, bağırsaklarda tıkanma
  • NEDENLERİ: Genetik yatkınlık, çölyak hastalığı, crohn hastalığı, aşırı yağlı yemek yeme
  • TEDAVİSİ: Her kanser tedavisinde olduğu gibi aşama aşama tedavi metotları uygulanır. Ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi ikilemesi, bioterapi ve Radyosensitizerli radyoterapi tedavi seçeneklerini oluşturur. Hastalıkla mücadele hastalığın bulunduğu evreye bağlıdır.

KALIN BAĞIRSAK KANSERİ: Kalın bağırsaktaki hücrelerin bir yada birkaç yerde kontrolsüz biçimde çoğalmasıdır. Erken tanı ve teşhis hayat kurtarıcıdır. 50 yaşından itibaren kontrol yaptırmakta fayda vardır.

  • BELİRTİLERİ: Tuvalete çıkmada değişiklik, ishal yada kabızlık, kanlı ve değişik renkli dışkı, bitkinlik, değişik mide şikayetleri, bağırsak gazlarının aşırı çoğalması, nedensiz zayıflama, tam boşalamama duygusu
  • NEDENLERİ: Bu tür kanserin tam nedeni bilinmemektedir. Fakat ailesel öykü ve çevresel etmenlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Meme ve yumurtalık kanseri geçiren kişiler risk grubunu oluşturur. Ek olarak yukarıda da bahsedilen ülseratif kolit ve crohn rahatsızlıkları da bu hastalığı tetikleyebilir. Ayrıca hayvansal yağların aşırı tüketimi, kimya sanayinde çalışanlarda bu hastalığın görülme sıklığının arttığı bulgular arasında yer almaktadır.
  • TEDAVİSİ: Hastaya göre ve hastalığın ilerlemesine göre doktorun uygulayacağı tedavi değişebilir. Genellikle tedavide cerrahi uygulama söz konusudur ve çok dikkatli olunması gereklidir. Çünkü tüm kanser ameliyatlarında, kanser hücrelerinin yapılan kesi ile çevre dokulara sıçrama ve kan ile yayılma olasılığı bulunmaktadır.
Yazar Hakkında
Sponsorlu Bağlantılar

Bu Yazıdan Sağlık Yorumları

Yazı Hakkında Bir Yorum Yapınız




  • Kanal D Doktorum Programı
  • Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

  • Samanyolu TV Hayatın Nabzı Programı
  • Opr. Dr. Bülent Erkurt'un sunumuyla Hayatın Nabzı hafta içi her sabah, saat 08:30'’da Samanyolu TV'de

  • ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER
  • “ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor