Sitede Arama Yapayım
Diğer Konulara Bakayım
Son Yayınlananlar Nelerdir?
Yorumları Okumak İsterim

SODYUM DİYETİ NEDİR NASIL YAPILIRSodyum Diyeti Nedir Nasıl Yapılır

Sözü geçen sağlık otoritelerine göre normal bir yetişkinin günlük olarak en az 1500 mg sodyum tüketmesi gerekmektedir. Fakat ne yazık ki, araştırma sonuçlarına göre çoğu insan günde 3000 mg ın üzerinde sodyum tüketmektedir. Bu durum haliyle kalp krizi, inme ve kardiyovasküler hastalıklar bakımından yüksek risk altına sokmaktadır.  En basitinden bir çay kaşığı tuz bile 2000 mg tuz içermektedir. Bir fast food restorantına gittiğinizde önünüze bir sandiviçte bile bu yaklaşık değerde sodyum bulunmaktadır. Bu yüzden özellikle tuz tüketiminin vücuda sodyum alınmasıyla doğrudan ilişkisi bulunmaktadır.

Sponsorlu Bağlantılar

Kronik yani sürekli olarak aşırı sodyum tüketiminin hipertansiyon ve diğer zayıflatıcı koşullarla ilişkili olduğu saptandığından, sağlıklı kalmak için sodyum tüketimini kontrol altına almanın yollarına başvurulmuştur. Akut yani anlık doz aşımı ile aşırı sodyum alınması; dudaklarda çatlama, bulantı ve kanama gibi acil tıbbi belirtilere neden olmaktadır.

Eğer beslenmenizde tuzu azaltmak ve hatta hayatınızdan tuzu tamamen atmak istiyorsanız, aşağıda size yardımcı olabilecek öneriler bulunmaktadır:

  1. Yiyecekleri doğal haliyle veya pişmiş halde iken tadına öncelikle bakın. Sofraya oturduğunuzda yemeğe tuz katmadan önce yemeğin tadına bakınız. Eğer yemeğe başlamadan önce tuz serpme alışkanlığınız varsa, sofraya oturduğunuzda tuzluktan önce kaşığa elinizi uzatmayı alışkanlık edinmeye çalışın. Tuzu azalttığınızda yemeklerinizin gerçek tadının ne kadar daha değişik ve lezzetli olduğunu muhtemelen fark edeceksiniz. Ve tüm alışkanlıklarda olduğu gibi tuz kullanma alışkanlığınızın değişmesi için de en az 2-3 hafta sabretmeniz gerekecektir. Tuzu 2-3 hafta süreyle kullanmadığınızda yemeklerin doğal tadına alışacağınız için artık tuz kullanma gereği bile hissetmeyeceksiniz. Yani adaptasyonunuz aslında kolay olacaktır. Geçiş sürecinde sofradan tuzluğu kaldırdığınız gibi tükettiğiniz ürünlerin de tuz bakımından düşük olmasına dikkat ediniz.Düşük Sodyum Diyeti
  • Doğal beslenmeye çalışın. Ekmeğinizin buğday ekmeği olması önerilir. Çünkü bazı ekmeklerde de içerdiği tuz miktarı fazla olmaktadır.
  1. Aldığınız ürünlerin etiketlerini okuyun ve günlük olarak tükettiğiniz yiyeceklerdeki sodyum oranlarını internetten araştırabilirsiniz. Günlük olarak tükettiğiniz besinlerin sodyum içeriği hakkında bilgi edinmeniz, tuz bırakma konusunda belki daha ikna edici olabilir. Marketlerde alış veriş yaparken aldığınız hazır ürünlerdeki etiketlerde sodyum oranlarına bakmayı kendinize alışkanlık edinin.
  • Sodyum değişik formlarda karşımıza çıkar ve hepsi de tuzludur. Etiketleri okurken sodyum, sodyum benzoat, sodyum nitrit, ve sodyum sorbat gibi kelimelere bakın ve bu tür tuz kaynaklarından kaçının.
  • Deniz tuzu, kaya tuzu ve aromalı tuzların hepsi de tuz kategorisindedir ve hepsinden de uzak durmanız gerekir.
  • Çeşnilerde de dikkatli olunuz. Soya sosu, ketçap, hardal ve fıstık ezmesi gibi çeşniler de tuz ihtiva etmektedir. Etiketlerine dikkat ediniz.

EVDE YEMEK PİŞİRİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Sponsorlu Bağlantılar

Evde yemek pişirirken tuz kullanmayı kesiniz. Kesinlikle gerekli olmadıkça pişirdiğiniz yemeklerinize tuz katmayınız. Yemek tariflerinde önerilen tuz miktarının yarısını katın ve böyle devam edin. Mümkünse, pişirme işleminin sonuna yakın ya da yemekten hemen önce tuz ekleyin. Bu şekilde tuzun yemeğin içine dağılması ve karışması için daha az zaman olacaktır.

  1. Tutulan yiyecekleri yerine mevsimlik yiyecekler tercih edin. Küplerde veya ambalajlarda bekletilen pastırma, peynir ve turşu gibi yiyecekler tutulurken bozulmaya karşı çok fazla tuz katılır. Bu yüzden bunların yerine daha mevsimlik ketçap, hardal marul, soğan ve domates gibi yiyecekler deneyin.
  2. Tuzun yerine mevsimlik ve tuzlu olmayan çeşniler ekleyin. Tuzun yerine ekleyebileceğiniz ve tuza alternatif bir çok çeşni ve baharat bulunmaktadır:
  • Otlar (bayat olmayan taze ve kurutulmuş)Düşük Sodyum Diyeti Neye İyi Gelir
  • Baharatlar (iyi, taze ve tarihi geçmemiş)
  • Limon, limon suyu (taze sıkılmış)
  • Taze sarımsak
  • Taze sebze ve et. Satın alırken en tazesini bulmaya çalışın ve aldıktan sonra da tadını kaybetmeden erkenden tüketin. Uzun süre kullanmak istiyorsanız saklamanız gerektiğini unutmayın.
  • Tuzlu sebzeler (Tuzu azaltma ve bitirme sürecinde geçiş döneminin daha kolay olması açısından tuzlu sebzelerin tüketilmesi önerilir.)
  • Kekik, ve pul biber (tavuk ve diğer etlere harika tatlar katar)
  • Biber tozu ve sıcak sosları da ısıtarak kullanabilirsiniz.
  • Magnezyum klorür ve potasyum klorür (Bunlar da sodyumla benzer tat verir fakat olumsuz etkilerine yol açmaz). Baharat satan yerlerde ve aktarlarda rahatlıkla bulabilirisiniz. Ancak, unutulmaması gereken bir husus; bu tatların tuzun yerini tamamen tutmadığıdır. Bu nedenle yemeklere eklemek yerine sofraya koyup isteyenlerin kullanmasını sağlamak daha akıllıca olur. Yemeklerde fazlaca kullanmanız kimyasal bir tat verebilir.
  1. İşlenmiş gıdalardan uzak durun. Taze etler ve tatlı su balıkları genellikle hem tuzsuz olurlar hem de düşük miktarda sodyum içerirler. Hazır çorbalar, dondurulmuş yemekler, bazı restoran yemekleri fazla miktarda tuz ve dolayısıyla sodyum içerirler. Taze sebze olmadığı zamanlar soyum açısından düşük konserveler de tüketilebilir. Birçok dondurulmuş sebzede düşük sodyum bulunur. Sodyum içeriği için etiket okuma alışkanlığı edinin. Gerçekten gerekli olduğu zaman zaten tuz ekleyebileceğinizi unutmayın.
  2. Yiyeceklerin yüzeyinden sodyumu alın. Bazı ürünlerde tuz alınabilir. Bazı konserve ve zeytin gibi ürünlerde tuz üst kısımda bir tabaka şeklinde yoğunlaştığı için alınabilir. Bu nedenle yiyecekleri alırken tuzu üzerinde olan ve istenildiğinde alınabilen ürünlere yönelin. Bazı yiyeceklerde tuz yiyeceğin içinde ve karışmış olduğu için ayrılamaz.
  3. Yiyeceklerdeki sodyumu seyreltin. Çorba gibi yüksek sodyumlu ürünleri satın aldığınızda, sodyum düzeyini seyrelterek azaltın. Mesela aldığınız çorbayı eğer tarif edildiği gibi pişirirseniz yüksek miktarda sodyum içerikli olacaktır. Ama bunun yerine, patates, kereviz, soğan, havuç ve taze sebze ekleyerek hem sodyum düzeyini düşürmüş hem de yemeğin vitamin katkısını arttırmış olursunuz. Başka bir örnek ise sodyumu oldukça yüksek olan jambondur. Bunu doğrudan tüketen herkes için yüksek sodyum alımına neden olacaktır. Ancak eğer tuzsuz patates püresi ile jambon küplerini karıştırırsanız, sodyum düzeyini makul bir seviyeye çekebilirsiniz. Bunlara ek olarak, fasulye, bezelye ve mısır gibi sodyum oranı yüksek olan sebze konservelerini de pişirmeden önce iyice çalkalayın.
  • Konserve kutularındaki sebzeler, fasulye ve salatalar koruyucu olarak tuz kullandığı için fazlaca tuzlu olurlar. Eğer konserveyi açtıktan sonra suyunu döker ve mümkünse normal su ile yıkarsanız, tuzun çoğundan kurtulmuş olacaksınız.
  • Dışarıda yemek yediğinizde yemeğin yanında gelen küçük tatlandırıcı paketlerini az ekleyin veya mümkünse hiç kullanmayın.
  1. Masadaki tuz kullanma alışkanlıklarınızı değiştirin. Eliniz tuzluğa gitmesin. Azaltma sürecinde tuzluğu yemeğin üzerinde birkaç kez sallamak yerine bir kez sallayın mesela. Yemeklerin üzerine kullandığınız çeşnilere de dikkat edin, tuz içeriği yüksek olanlardan kaçının.
  • Sofradan kaldırdığınız tuzluğu dolap, çekmece gibi bir yere koymanız hatırlamanızı önleyecektir. Yemek pişirirken ve yerken tuzu azaltan kişilerde sodyum oranı yaklaşık yüzde 30 oranında düşmektedir. Tuzluğu biber değirmeni, biberiye, sarımsak tozu, biber tozu ya da diğer baharatlar ile değiştirebilirsiniz. Özellikle taze çekilmiş karabiber yemek yerken mutlaka tuz katmalıyım hissi veren tadı ortadan kaldırmada etkilidir. Kısacası tuzun sofrada ulaşılmasının kolay olmaması gerekmektedir.Düşük Sodyum Diyeti Ne İşe Yarar
  1. Başkasının evinde misafir iken veya bir restoranda yemek yerken yediğiniz yemeklerdeki sodyum miktarını bilmek veya ayarlama şansınız genellikle olmadığından yemek kısmını ev bırakmaya çalışın. Çünkü evde yaptığınız yemeğin kontrolü sizde olduğu için sodyum içeriğini ayarlama şansınız olur.

DIŞARIDA YEMEK YEDİĞİNİZDE DİKKAT EDİN

  1. Dışarıda bir lokantada yemek yediğinizde sodyum içeriği az olan ya da diğer bir deyişle tuz içeriği az olan menü seçeneklerini sorun. Hazırlayacakları yemekte bu ayarlamayı yapma imkanları varsa söyleyiniz.
  2. Kesinlikle tuzlu olduğunu bildiğiniz yiyeceklerden ve menü yemeklerinden uzak durun. Özellikle yemekle birlikte gelen mezelerin arasında tuzlu olanları çoktur. Turşu, kraker, patates cipsi, patates kızartması ve diğer soslara bu anlamada temkinli yaklaşınız.
  3. Ne içtiğinize de dikkat edin. Çünkü bazı içeceklerin içinde de sodyum fazladır. Eğer içecekten sonra kendinizi susamış hissederseniz bu o içeceğin fazlaca sodyum içerdiğinin bir işaretidir.

TUZLU OLMAYAN ÇÖZÜMLER

  1. Bol bol taze su içiniz. Suyun birçok yönden vücuda faydasının olduğu bilinen bir gerçektir. Ayrıca bol su içmek vücuttaki fazla sodyumun da atılmasına yardımcı olur. Eğer bol su içemeye alışık değilseniz tadını değiştirerek (limon suyu veya diğer aromalar katarak) de tüketebilirsiniz. “Yumuşatılmış” su konusunda dikkatli olun. Sudaki sertliğini giderme, bazen önemli miktarda sodyum eklenmesine neden olur. Bu yüzden bu tür sular yerine hazır su veya arıtma suyu kullanın.
  2. Eğer tuzlu besinler ve cipsi gibi yiyecekleri az miktarda yiyip bırakamıyorsanız, kendinizi tutamıyorsanız o halde yemeğe hiç başlamayın. Yani kendinizi durduramayacaksanız bir tane bile cips ağzınıza almayın. Sağlıklı beslenmenin ve sağlıklı yiyeceklerin ilk adımı alışverişi kontrollü yapmaktır. Yememeniz gereken yiyecekleri alışveriş yaparken almayın. Daha sağlıklı ve diyetlerinize uygun besinler sepetinize atın. Tuzlu bir yiyecek tükettiğinizde kendinizi durdurmanın bir yolu başka bir nötral tada sahip yiyecek yemektir. Biraz su içmek, sebzeler, düz kraker veya bir lokma ekmek de yardımcı olur.
  3. Alternatifler arayın. Tuzu kısmak çok da katı bir kural olarak görülmemelidir. Çünkü tuzsuz veya tuz oranı düşük çok fazla yiyecek çeşidi bulunmaktadır. Cips, tereyağı, konserveler ve paket çorbaların içinde de tuzsuz veya az tuzlu olanları sunulmaktadır.
  4. Çok mecbur kalmadıkça yüksek oranda sodyum içeren ilaçlar almayınız. Birçok ilaçta sodyum vardır. İlaca başlamadan veya ilacı kesmeden önce doktorunuza danışarak sodyum içermeyen alternatif başka ilaçlar olup olmadığını öğrenin.
  5. Tuzsuz bir diyete başladığınızı etrafınızdaki insanlarla da paylaşın ve onların da tuzdan uzak durmalarını teşvik edin. Böylelikle hem kendinize hem de onlara fayda sağlamış olursunuz. Masaya tuzluk bırakmamalarını söyleyin. Gelen misafirlerinize de atıştırmalıklar, fındık ve cipslerin tuzsuz olanlarından servis yapın. Diyetinizde tuzu neden azalttığınızı çevrenizdekilere de anlatın ve özellikle sağlık açısından faydalarını vurgulayın. Çevrenizdekiler tuzsuz yemeklerin çok tatsız ve lezzetsiz olacağını ve tuz olmadan yemek yemenin çok zor olacağını düşünürler diye onlara tuzsuz yemek ve aperatifler sunmaktan çekinmeyiniz.
  6. Elinizdeki tuzu başka bir şekilde değerlendirin. Tuz kullanabileceğiniz ve aynı zamanda vücut için yararlı birçok şey yapılabilir. Banyo tuzları, vücut ovma ve temizleyiciler evde tuzdan yararlanmanızı sağlayan birkaç yoldan birkaçıdır.

BUNLARI ÖNEMSEYİN

  • Yemek pişirirken özellikle kendi içinde tuz olan jambon, sosis, ya da konserve gibi bileşenler kullandığınızda yemeğe ekstradan tuz katmayın. En azından yemeğe tuz veya baharat atmadan önce tadınız.
  • En iyi sonuçlar elde etmek için diyet değişikliklerinizi yavaş yavaş uygulayın birden geçiş yapmayınız.
  • Bir hafta boyunca yiyecek günlüğü tutmanız yardımcı olabilir. Tükettiğiniz içecekler ve baharatlar da dahil olmak üzere tükettiğiniz her şeyi not ediniz ve içerdikleri sodyum miktarını da öğreniniz. Daha sonra yüksek sodyum kaynaklarının yerine daha düşük oranda sodyum içerenleri diyetinize alınız.
  • Pişirmek için et satın aldığınızda, baharat ve tuz katılmadığından emin olunuz. Yani terbiyeli et almayınız.
  • Tuz çoğu hazır gıdada koruyucu olarak kullanıldığı için bu tür hazır ve işlenmiş ürünlerden de uzak durmaya çalışınız.
  • Tuz bazı durumlarda gereklidir. Muz ekmeği, mısır ekmeği ve bazı bisküvi yapımında hamurun kabarması için gereklidir.

BUNLARA DİKKAT

  • Böbrek fonksiyon bozukluğu, diyabet, kalp hastalığı ve organ nakli yapılmış olan hastaların tuzlardan özellikle de potasyum klorür içeren tuzlardan kaçınmaları gerekir.
  • Bazı yüksek tansiyon ilaçları tuz ile karışmaz. Bu tür ilaçları kullanırken doktorunuza danışınız.
  • Birçok düşük sodyum ürünleri; normal sodyum klorür yerine potasyum veya magnezyum klorür gibi tuzlar içerir. Bu tür ürünler biraz tatsız olabilir. Bu ürünlerin tadını beğenmezseniz normal tuz yerine başka tuzlar kullanan diğer ürünlerin de tadını deneyiniz.
  • Tuz, hipertansiyon ve yüksek kan basıncında artış ile ilişkili bulunmuştur. Kan basıncının yüksek olması ise kalp hastalığı ve erken ölüm nedenleri arasında yer almaktadır. Çok fazla miktarda tuz kullanımı diyabet, katarakt, böbrek hastalığı, osteoporoz ve mide kanserlerine sebebiyet verebilir. Tuz ayrıca şişme ve vücudun su tutma riskini de arttırır.

Sponsorlu Bağlantılar


KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Fulton diyeti
7 günde 3 5 kilo
1600 kalorilik diyet
Bölgesel Zayıflama Yöntemleri
3 Günlük şok diyet
süresiz diyet
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.