Sitede Arama Yapayım
Diğer Konulara Bakayım
Son Yayınlananlar Nelerdir?
Yorumları Okumak İsterim

SPİNA BİFİDA

Spina bifida, nöral tüp defektleri olarak adlandırılan doğum kusurları grubunun bir parçasıdır. Nöral tüp ise, bebeğin beyin, omurilik ve bunları içine alan dokularından oluşan embriyonik bir yapıdır.

Normalde, nöral tüp gebeliğin erken dönemlerinde oluşmaya başlar ve gebeliğin yaklaşık 28. gününden sonra kapanır. Spina bifida ile doğmuş bebeklerde ise nöral tüpün bir kısmı gelişmez ya da düzgün şekilde kapanmaz. Bundan dolayı omurilik ve omurga kemiklerinde kusurlar meydana gelir.

Sponsorlu Bağlantılar

Spina bifida şiddetine göre değişik şekillerde ortaya çıkar. Tedavi edilmesi gerektiğinde genellikle cerrahi girişimde bulunulur. Ancak Spina bifidanın tedavisi sonucu sorun çoğunlukla tamamen çözülmemektedir. 

BELİRTİLER

Spina bifida şiddetine bağlı olarak üç değişik şekilde ortaya çıkar:

1. Spina bifida occulta:
Spina bifidanın bu türünde, omurga kemiklerinin üzerinde bir veya birden fazla sayıda küçük ayrıklar veya boşluklar görülür. Spinal sinirler genellikle zarar görmediğinden dolayı bu kusurla doğan çocukların birçoğunda herhangi bir belirti veya sinirsel rahatsızlık gözlenmemektedir. Spina bifida occulta’ nın görünür belirtileri, bazen yeni doğan bebeklerin cildinde aşağıdaki omurga sorunları şeklinde görülebilir:

 • Anormal şekilde bir kıl tutamı,
• Yağ birikintisi,
• Küçük bir çukur ya da doğum lekesi,
• Deride renk değişikliği.

Spina bifida occulta ile doğan çoğu kişi bunun farkında değildir. Ancak çekilen röntgen ya da diğer görüntüleme testi sırasında fark edilirler.

Sponsorlu Bağlantılar

2. Meningosel:
Spina bifida’ nın nadir olarak görülen bu türünde, omuriliği saran koruyucu membran (zarlar), omurlar arasındaki boşluklardan dışarı çıkmıştır. Omurilik normal geliştiği için bu membranlar, omurilik sinirleri hasar görmeden ya da olabildiğince az hasarla ameliyat edilerek alınabilir.

3. Myelomeningosel:
Ayrıca “açık Spina bifida” olarak da bilinir. Spina bifida’ nın en ağır türüdür. Genellikle insanlar arasında  “Spina bifida” denildiğinde akla ilk olarak gelen türüdür.

Myelomeningosel’ de bebeğin omurga kanalı, omurganın alt veya orta kısımlarından bir yerde açık kalır. Bu açıklıktan dolayı hem omurilik hem de omuriliği saran membran doğum sırasında sırtta bir çıkıntı şeklinde kese oluşturur. Bazı durumlarda cilt keseyi kaplar. Bununla birlikte, bebeğin doku ve sinirlerinde yaşamı tehdit eden enfeksiyonlar oluşma riski yüksek olmaktadır.

Nörolojik bozukluklar dâhil olmak üzere aşağıdaki komplikasyonların görülme sıklığı yaygındır:

• Bazen felç içerecek şekilde kaslarda zayıflama,
• Bağırsak ve mesane problemleri,
• Özellikle şant gerektiren durumlarda nöbet geçirme,
• Deforme olmuş ayaklar, düzensiz kalça ve kavisli bir omurga (skolyoz) gibi ortopedik sorunlar.

NEDENLERİ

Spina bifida’ ya neyin neden olduğu henüz netlik kazanmış değildir. Pek çok sorunda olduğu gibi, nöral tüp defektleri ve folik asit eksikliği gibi bir aile öyküsü ve genetik veya çevresel risk faktörlerinin bir arada görülmesinin sonucu olarak Spina bifida oluşabilir.

RİSK FAKTÖRLERİ

Spina bifida’ nın niçin oluştuğuna dair doktorların kesin bir görüşü olmamasına rağmen birkaç risk faktörü belirlenmiştir:

Irk. Spina bifida sorunu beyaz ırktan olanlar ve İspanyollar arasında daha yaygın görülmektedir.

Nöral tüp defektlerinin olduğu aile öyküsü. Daha önce nöral tüp defekti olan bir çocuk dünyaya getiren çiftlerin tekrar aynı probleme sahip bir bebek dünyaya getirme riskleri yüksek olmaktadır. Önceki iki çocuğun bu hastalıktan etkilenmiş olması bu riski daha da artırır. Buna ek olarak, bir kadının nöral tüp defekti ile doğması ya da bu soruna sahip biri ile yakınlığının olması da Spina bifida hastalığına sahip bir çocuk doğurma riskini arttırmaktadır. Ancak, Spina bifida ile doğan çoğu bebekte bilinen ilgili bir aile öyküsü olmamaktadır.

Folik asit eksikliği. Folat (vitamin B-9) bebeğin sağlıklı gelişimi için önemli bir besindir. Folat, B-9 vitamininin doğal şeklidir. Kuvvetlendirilmiş ve takviye edilmiş sentetik formuna ise folik asit denir. Folik asit eksikliği ise Spina bifida ve diğer nöral tüp defektleri oluşma riskini arttırır.

Bazı ilaçlar. Valproik asit içeren bazı anti-nöbet ilaçların hamilelik esnasında alınması da nöral tüp defektlerine yol açabilir. Çünkü bu ilaçlar vücudun folat ve folik asit kullanma yeteneğine müdahalede bulunabilmektedir.

Diyabet. Kan şekeri kontrol altına alınmamış diyabetli kadınların Spina bifida’ lı bir bebek dünyaya getirme riski daha yüksektir.

Obezite. Hamilelik öncesinde obez olan kadınlarda Spina bifida hastalığını da içeren değişik nöral tüp defektleri görülmüştür.

Artan vücut ısısı. Bazı kanıtlar gebeliğin erken haftalarında artan vücut sıcaklığının (hipertermi) Spina bifida riskini artırdığını göstermektedir. Çekirdek vücut ısısını yükselten sauna veya sıcak banyoları da Spina bifida riski ile ilişkili bulunmuştur.

Eğer Spina bifida için sayılan risk faktörlerinden birini ya da bir kaçını taşıyorsanız, gebelikten önce doktorunuza danışmanız gerekecektir. Doktorunuz ekstradan folik asit takviyesi alıp almayacağınızı belirleyecektir. İlaç kullanıyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Bazı ilaçlarda zamanında doz ayarlaması yapılması, Spina bifida için potansiyel riski azaltmaya yarayabilir.

KOMPLİKASYONLAR

Spina bifida problemi belki hiçbir belirti vermez ya da sadece küçük fiziksel engellere neden olabilir. Ancak çoğunlukla, ciddi fiziksel ve zihinsel engellere yol açmaktadır.

Hastalığın şiddetini etkileyen faktörler şunlardır:

• Nöral tüp defektinin yeri ve büyüklüğü,
• Derinin etkilenen alanı kaplaması,
• Omuriliğin içinden hangi sinirlerin etkilendiği ve dışarı çıktığı.

Komplikasyonların aralığı:

Görülebilecek komplikasyonlar aşağıdakileri içerebilir:
Fiziksel ve nörolojik problemler. Bu tür problemler bağırsakların ve mesanenin kontrolünde eksikliğe neden olabilir ve bacaklarda kısmen veya tamamen felç oluşturabilir. Spina bifidanın bu türü görülen çocuklar ve yetişkinlerde omurgada oluşan açıklığın büyüklüğüne ve doğumdan sonra yapılan bakıma bağlı olarak, koltuk değneği, kuşak ya da tekerlekli sandalye gibi destekleyici malzemelerin kullanımı gerekebilir.
Beyindeki sıvı birikimi  (hidrosefali). Miyelomeningoselli doğan bebeklerde yaygın olarak beyinde “hidrosefali” olarak bilinen ve sıvı birikimine neden olan bir durum ortaya çıkar. Miyelomeningoselli bebeklerin çoğunda “ventriküler şant” kullanılması gerekir. Şant, ameliyatla yerleştirilen bir tüptür ve gerektiğinde fazla sıvıyı çekmeye yarar. Bu tüp doğumdan hemen sonra sırttaki kese kapatılmaya çalışıldığı esnada yerleştirilebilir ya da sıvı biriktiğinde de yapılabilir.
Beyni çevreleyen dokularda enfeksiyon (menenjit). Miyelomeningoselli bazı bebeklerde menenjit gelişebilir. Menenjit, beyni çevreleyen dokularda enfeksiyon oluşması sonucu meydana gelir. Menenjit beyin hasarına neden olduğu gibi yaşamı tehdit eden ciddi problemlere de yol açabilir.
Diğer komplikasyonlar. Ek sorunlar genellikle Spina bifida’lı çocuklar büyüdükçe ortaya çıkmaktadır. Miyelomeningoselli çocuklar öğrenmede, dikkatini bir şeye yoğunlaştırmada, okumada, dili kullanmada ve matematik öğrenmede zorluklar yaşayabilirler. Spina bifida ile çocuklarda lâteks alerjisi, cilt problemleri, idrar yolu enfeksiyonları, sindirim sistemi bozuklukları ve depresyon gelişebilir.

TESTLER VE TEŞHİS

Eğer hamile iseniz, Spina bifida ve diğer doğum kusurlarını kontrol etmek için doğum öncesi tarama testlerine tabi olmalısınız. Ancak kan testi sonuçları pozitif çıkan kadınların çoğu normal bebekler dünyaya getirmişleridir. Ayrıca, eğer sonuçlar negatif olsa bile, Spina bifida mevcut olduğuna dair küçük de olsa bir ihtimal bulunmaktadır.

Kan Testleri:

Doktorunuz büyük ihtimalle Spina bifidayı kontrol etmek için ilk olarak aşağıdaki seçeneklere başvuracaktır:

Maternal serum alfa-fetoprotein (MSAFP) testi. Myelomeningoseli kontrol etmek için kullanılan genel testlerden biri maternal serum alfa-fetoprotein (MSAFP) testidir. Bu testi gerçekleştirmek için, doktorunuz bir kan örneği alır ve bebek tarafından üretilen alfa-fetoprotein (AFP) bakımından analiz edilmesi için laboratuara gönderilir. Az miktarda AFP nin plasentadan geçerek annenin kan dolaşımına katılması normaldir. Ancak anne kanında normalin üstünde AFP proteini tespit edilmesi, bebekte Spina bifida ya da anensefali (beynin az geliştiği ve kafatasının tamam olmadığı bir durum) gibi bir nöral tüp defekti olduğunu göstermektedir.

Bazı Spina bifida durumlarında AFP yüksek düzeylerde üretilmemektedir. AFP düzeylerinin yüksek çıkmasına bazı diğer faktörler de neden olabilir. Bu faktörlere bebeğin yaşının yanlış hesaplanması ya da çoklu gebelikler örnek verilebilir. Bu nedenle doktorunuz kesin nedenini belirlemek için kontrol kan testleri de isteyebilir. Eğer sonuç yine yüksek çıkarsa, ultrason muayenesi de dâhil olmak üzere daha fazla test ile değerlendirme yapılması gerekecektir.

Diğer kan testleri. Doktorunuz, MSAFP testine ek olarak “human koryonik gonadotropin (HCG)”, inhibin A” ve “estriol” gibi diğer hormonların tespit edilmesini sağlayan iki ya da üç kan testi daha isteyebilir. Bu testler genellikle MSAFP testi ile birlikte yapılır, ama amaçları Trizomi 21 (Down sendromu) tespitini yapmaktır. Bu testler nöral tüp defektleri için değildir.

Ultrason:

Birçok kadın doğum uzmanı Spina bifida için ultrasonografi testinin sonuçlarına güvenmektedirler. Eğer kan testlerinde AFP düzeyi yüksek çıkarsa, doktorunuz nedenini belirlemek için bir ultrason testi yapılmasını önerebilir. Ultrason testinde yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılarak elde edilen siyah beyaz görüntüler bir video monitörüne gönderilir.

Ultrason ile elde edilen bilgiler AFP düzeyinin artmasına neden olan çoklu gebelik ve gebeliğin kesin yaşı gibi faktörlerin netlik kazanmasına yardımcı olur. Gelişmiş bir ultrason testi, Spina bifida’ ya ait bebeğin omurgasında açıklık veya beyninde belirli bazı özellikler gibi belirtilerin de algılanmasını sağlayabilir.

Uzman ellerde kullanılan ultrason, bugün Spina bifida’ nın tespit edilmesinde ve şiddetinin değerlendirilmesinde oldukça etkilidir. Ultrason testinin uygulanması ise anne ve bebek için son derece güvenlidir.

Amniyosentez:

Eğer kan testi kanınızdaki AFP düzeyini yüksek gösteriyor fakat ultrason normal çıkıyorsa, doktorunuz amniyosentez yapılmasını önerebilir. Amniyosentez işleminde doktorunuz bebeği çevreleyen amniyotik kese içindeki sıvıdan örnek almak için bir iğne kullanır. Analiz edilen amniyotik sıvı AFP’ nin mevcut seviyesi hakkında bilgi verir.

Amniyon sıvısı içerinde az miktarda AFP bulunması normaldir. Bebekte açık nöral tüp defekti mevcut olduğunda, amniyon sıvısında AFP düzeyi yükselir. Çünkü omurgayı saran deri kalkmış ve AFP amniyon sıvısı içerisine sızmıştır. Nöral tüp defekti olduğunu onaylamak için aynı örnek üzerinde ikinci bir test de yapılabilir. Doktorunuza amniyosentez risklerini sorunuz. Çünkü düşük de olsa gebelik kaybı gibi riskler bulunmaktadır.

TEDAVİ VE İLAÇLAR

Spina bifida hastalığının tedavisi durumun ciddiyetine bağlıdır. Spina bifida occulta türü için genellikle tedavi gerekmezken, diğer türler için tedavi şarttır. Uygulanabilecek tedavi seçenekleri şunlardır: 

Ameliyat:

Spina bifida’ nın Meningosel türünde dışarı çıkan zarları tekrar yerine koymak ve açıklığı kapatmak için ameliyat yapılması gerekir. Myelomeningosel türünde genellikle doğumdan sonraki 24 ila 48 saat içinde ameliyat yapılmalıdır. Erken ameliyat yapılması sinirler ile ilişkili enfeksiyon riskini en aza indirmeye ve aynı zamanda bebeği ek omurilik travmalarından korumaya yardımcı olabilir. Cerrahi işlem sırasında, beyin cerrahı omurilik ve omuriliği saran dokuları tekrar vücudun içine alır ve kas ve deri ile kapatır. Bazen bebeğin beynindeki hidrosefaliyi kontrol etmek için ameliyat sırasında omurilik üzerine şant yerleştirir.

Doğum öncesi ameliyat:

Gebeliğin 26. haftasından önce gerçekleştirilen bu işlemde, cerrahlar gebelik sırasında annenin rahmini ameliyat ile açar ve bebeğin omuriliğini onarırlar.

Bebeklerde ameliyat yapan doktorlar, Spina bifida ile doğan bebeklerin durumunun doğumdan sonra hızlı bir şekilde kötüye gittiğini belirtmektedirler. Bu nedenle Spina bifida kusurları olan bebeklerin doğumdan önce anne karnında iken onarım yapılması daha iyi olmaktadır. Şimdiye kadar, doğum öncesi ameliyat geçiren bebeklerde doğumdan sonra daha az şant, değnek ve diğer yürüyüş destekleri kullandıkları görülmüştür. Ancak gebelik esnasında yapılan bu tür operasyonlar anne için risk oluşturmaktadır ve erken doğum riskini büyük ölçüde arttırmaktadır. Yapılacak işlemin bünyeniz için uygun olup olmayacağını doktorunuzdan öğreniniz.

Devam eden bakım:

Tedavi yapılan ilk ameliyat ile bitmemektedir. Miyelomeningoselli bebeklerde, telafisi mümkün olmayan sinir hasarı oluşabildiği için cerrahlar, doktorlar ve terapistlerin beraber bir ekip olarak bakıma devam etmeleri gerekir. Felç, mesane ve bağırsak problemleri genellikle kalır ve bu koşullar için uygulanacak tedavi genellikle doğumdan kısa bir süre sonra başlar. Miyelomeningoselli bebekler aynı zamanda koltuk değneği ve başka desteklerle yürümeye çalışacaklar ve ileriki yaşlarda daha bağımsız hareket edebilmek için uzmanların takibinde buna devam edeceklerdir.

Ayrıca, Miyelomeningoselli bebeklerde görülen çeşitli komplikasyonlar daha fazla işlem gerektirebilir. Bazı bebeklerde ise omurilik bağlıdır ve çocuğun gelişmesine paralel olarak düzgün gelişemez. Omurilikte oluşan bu gerginlik, bacaklar, bağırsak ve mesanede kas fonksiyonlarının kaybına yol açabilir. Yapılan ameliyatlar engel derecesini azaltabilir ve bazı fonksiyonların kazanılmasını sağlayabilir.

Sezaryen ile doğum:

Sezaryen ile doğum da Spina bifida için uygulanan tedavinin bir parçası olabilir. Miyelomeningoselli pek çok bebek uygun olmayan pozisyonlarda doğma eğilimi gösterirler. Bebeğiniz bu pozisyonlardan birinde ise ya da bebekte büyük bir kist tespit edilmişse, sezaryen ile doğum bebek için daha güvenli bir yol olabilir.

ÖNLEME

Gebelikten en az bir ay öncesinde ve gebeliğin ilk üç ayında takviye olarak alınan folik asit, Spina bifida ve diğer nöral tüp defektleri riskini büyük ölçüde azaltır.

İlk folik asit alımı:

Spina bifida’ nın önlenmesi için gebeliğin ilk haftalarında vücutta yeterli miktarda folik asit bulunması önemlidir. Birçok kadın gebeliğin erken dönemlerinde hamile olduğunun farkında olmadığı için, uzmanlar çocuk doğurma çağındaki tüm kadınların günlük olarak 400 mg folik asit takviyesi almasını önermektedirler. Ekmek, makarna, pirinç ve kahvaltılık tahıllar dâhil olmak üzere çeşitli gıdalar folik asit bakımından zengindirler. Sayılan gıda paketlerinde bulunan folat, folik asitin doğal biçimidir.

Hamileliğin planlanması:

Doğum uzmanları gebe kalmak isteyen kadınlar için günlük olarak 400 mg civarında folik asit tüketimi önermektedirler. Vücudumuz bazı hazır besinlerde bulunan folat maddesini sentetik olan folik asit gibi kolayca sindiremez. Bu yüzden Spina bifidanın önlenmesi için dışarıdan folik asit vitamin takviyesinin alınması gereklidir. Folik asitin ayrıca yarık dudak, yarık damak ve bazı konjenital kalp kusurları da dâhil olmak üzere diğer doğum kusurlarının meydana gelme riskini azaltması da mümkündür.

Ayrıca folat açısından zengin gıdalar ya da folik asit ile zenginleştirilmiş sağlıklı bir diyet ile beslenmek de önemlidir. Folik asit (B-9 vitamini) aşağıdaki birçok besinde doğal olarak bulunmaktadır:

• Fasulye
• Narenciye ve meyve suları
• Yumurta sarısı
• Brokoli ve ıspanak gibi koyu yeşil sebzeler.

Yüksek dozlarına gerek duyulduğunda;

Eğer Spina bifida mevcutsa veya Spina bifida ile bir çocuk doğurmuşsanız ve dolayısıyla  hamile kalmadan önce ekstra folik asit takviyesi almanız gerekir. Eğer anti-nöbet ilaçlar alıyorsanız ya da şeker hastalığınız varsa, B vitaminini daha yüksek dozlarda alabilirsiniz.

Sponsorlu Bağşantılar


KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Gebeliğin 39. Haftası
Yalancı Gebelik
Gebelik Testi Nasıl Yapılır
Amniyosentez
Gestasyonel Diyabet Nedir? Nasıl Belirti Verir?
Gebeliğe Hazırlık
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.