Sitede Arama Yapayım
Diğer Konulara Bakayım
Son Yayınlananlar Nelerdir?
Yorumları Okumak İsterim

YEŞİL ÇAY
Başka hangi bir yiyecek veya içecek yeşil çay gibi sağlık için birçok yararları olduğu bildirilmiştir? Çinliler antik çağlardan beri yeşil çayı baş ağrısı, depresyon gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanmıştır.  Nadine Taylor, Sağlıklı bir Yaşam için Natural Secret adlı kitabında yeşil çayın en az 4000 yıldır Çin’de ilaç olarak kullanıldığına dair işaretler olduğunu belirtiyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Biz de yazımızda geçmişi bu kadar eskiye dayanan bu harika ürünün neden bu kadar önemli olduğunu araştırdık ve yazdık.

YEŞİL ÇAY NEDİR?
Çay, yapraklarını dökmeyen sürekli yeşil kalan ve botanikteki ismi Camelia sinensis olan bir bitkinin yapraklarından infüzyon yolu ile elde edilen üründür. Camelia yabani formda 30 feet(yaklaşık 9 metre)’e kadar yükselebiliyorken sürekli olarak uygun toplama pozisyonunda olması ve yeni bir büyümeyi(tazelik) teşvik etmek için 3 metreye kadar budanmış bir çalı olarak tutulur.

Çay bitkisi sadece sıcak iklimlerde büyümez. Deniz seviyesinden 7000 metreye kadar değişebilen rakımlarda gelişmeye müsait bit bitkidir. İyi ve kaliteli, lezzet verimi yüksek ve olgun yapraklı çaylar yüksek rakımlı yerlerdeki çay bitkilerinde üretilmektedir. Bir çay bitkisinin ticari olarak kullanılmaya hazır hale gelebilmesi için 2,5 ile 5 yıl arasında zamana ihtiyaç vardır. Bu kadar zamandan sonra ise size, uygun koşullarda 100 yıla yakın çay yaprağı sağlayabilir.

Çay bitkisi her tarafı yeşil bir bitkidir. Fakat çay bitkisinin her yeri çay yapımı için kullanılmaz. Sadece küçük ve genç yapraklar -ki bunlar her sürgün üstündeki iki yaprak ve tomurcuk- toplanarak kaliteli çaylar için kullanılabilir. Yeni sürgünlerin oluşması düşük rakımlarda her hafta oluşabilir. Ancak daha yüksek rakımlarda birkaç hafta sürer. Çay yaprakları el ile toplanır ve yaklaşık olarak 10 kilo çay elde etmek için 40 kilo kadar çay toplanmalıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

Tüm çay bitkileri Camelia sinensis türüne aittir. Fakat yüksekli, iklim ve toprak gibi yerel yetiştirme koşulları çayın farklı hususiyette olmasına neden olabilir. Çay yaprakları yeşil çay, oolong çay ve siyah çay olmak üzere üç farklı şekilde işlenebilir.

YEŞİL ÇAYIN SİYAH ÇAYDAN FARKI NEDİR?
En az işlenen çaydır. Bu şekilde olması sağlık için en çok sorumlu olduğuna inanılan antioksidan polifenol, kateşin olarak isimlendirilen epigallocatechin-3-gallat(EGCG) gibi maddelerin önemli kaynaklığını sağlar. Bu nedenle y. Çay doğal bir antioksidan kaynağıdır. Ayrıca, yapılan araştırmalara göre siyah çaydan 10 kat daha fazla enerji verme(yakma) yeteneğine sahiptir.

Yeşil Çay Nasıl Elde Edilir?
Kısaca yeni hasat edilen yaprakların buğulanması, onların yumuşak ve esnek tutulması, fermente edilmesi ya da renk değiştirmesinin önlenmesi esasına dayanır. Buğulanma esası sayesinde çay yapraklarındaki enzimlerin denatüre edilmesi sağlanır. Bu sayece çay yaprakları etkili polifenollerin(antioksidanlar) miktarının azalmasına karşı korunmuş olur. Yeşil çay gördüğü işlemler sonucunda dahi rengini kaybetmez.

Siyah Çay Nasıl Elde Edilir?
Siyah çayda durum farklıdır. Siyah çay dizi parçalanma ve oksidasyon(fermente) işlemine tabi tutulduğundan yeşil çay kadar sağlık için faydalı maddeleri ihtiva etmez. Siyah çayda ilk etapta raflarda soldurma işlemi yapılır. Hava üflemeli araçlarda ihtiva ettiği nemin yaklaşık 3’te 1’ini kaybetmesi sağlanır. Bu işlem çay yapraklarının yumuşak ve esnek hale gelmesini sağlar. Daha sonra (1. kıvırma) bitkinin hücre duvarlarının kırılması sağlanarak hücre özsuyunun yaprak yüzeyine ulaşması sağlanır. Bu sayede yapraklar havanın oksijeni ile reaksiyona girmesi sağlanır. Sonraki adımda daha iyi fermentasyon sağlanması için ikinci kıvırma işlemi yapılır. Bundan sonraki adım ise siyah çayın istenilen lezzet, koku ve aromasının sağlanması için yaş çay yaprağının, hücre özsuyundaki kimyasal bileşiklerin oksidaz enzimi yardımı ile biyolojik değişikliğe uğratılmasıdır(fermentasyon). Fermentasyon işlemi sonrası fırında kurutma işlemi yapılarak çay yaprakları siyah çay olmuş halde kullanıma hazırdır.

OOLONG ÇAYI NEDİR?
OOLONG ÇAY: Oolong çayları yarı kahverengimsi, siyah çay gibi şiddetli parçalanmaya maruz kalmadığından uzun kıvrık yaprakları olan, yarı fermente edilmiş ve daha çok siyah çayı andıran çaylardır. Öğleden sonra ya da sabahları kullanılması tavsiye edilmektedir. Sütle içilmesi pek tavsiye edilmez. İçinde portakal kabukları bulunmaktadır. Her fincan için bir çay kaşığı ve demleme süresi 2-3 dakikadır. Çay demlendiğinde renk olarak çok kırmızımsı veya yeşilimsi değildir. Çayın rengini açık kahverengi olarak tarif edebiliriz.

YEŞİL ÇAYIN TADI
Çay yaprakları soldurulmadığı için siyah çaya göre daha taze, hafif ve aromatiktir. Siyah çayda olan keskin tat yeşil çayda bulunmamaktadır. Geleneksel olarak katıksız olarak içilmektedir. Fakat son zamanlarda bazı yeşil çay laboratuarlarında bazı bitkilerden belirli oranlarda aromalandırma çalışmaları yapılmaktadır. En uygun olan aromalar turunç yaprağı, zencefil, nane, kişniş, defne ve bergamottur.

Bu şifalı çaydan azami oranda lezzet almak istiyorsanız sıcak olarak tüketmelisiniz. Dileğinize göre yeşil çayınızı buzlu olarak da hazırlayabilirsiniz.

Buzlu Yeşil Çay Hazırlama:
Yeşil çay demlemede ana prensip suyun kalitesinde yatmaktadır. Suyun kireçsiz olması yeşil çay düşkünleri için esastır. Oda sıcaklığındaki kireçten arî yarım litre suya iki adet poşet çay atılarak suyun çaya tamamen infüzyonu sağlanır. Suyun içindeki poşetlerle birlikte bir saat kadar buzdolabında bırakılır. Süre tamamlandığında buzdolabından çıkarılarak, çay poşetleri de çıkarılır. İçine bir iki parça buz atarak çayınızın tadını çıkarabilirsiniz.

Sıcak Yeşil Çay:
Poşet Çay: Yeni kaynatılmış kireçten arıtılmış su, içinde çay poşeti konulan bardak yada fincanla içilir. Hazır olması için 3 dakika kadar bekletilir ve çay yapraklarındaki önemli kimyasalların suya geçmesi sağlanır. Elbette sıcak su ile demlenen yeşil çayın, buzlu olarak hazırlanandan daha faydalı olduğunu söyleyebiliriz.  Çünkü sıcak su yararlı maddelerin geçişinde en önemli faktördür. Süre sonunda poşet çıkarılarak, isteğe bağlı olarak tatlandırılıp içilir.
Demleme: Bir kupa içecek için maksimum iki çay kaşığı kullanabilirsiniz. Yeşil çayı kesinlikle kaynatarak tüketmeyiniz, bunun yerine daha önce kaynamış olan suyla haşlayarak demlenmesini bekleyiniz. Bu bekleme süresi koyacağınız su miktarına göre iki ila on dakika arasında değişebilir. Yeşil çayı tüketirken kesinlikle şeker veya tatlandırıcı maddeler kullanmayınız, bunun yerine bal veya pekmez koyarak tatlandırma işlemini gerçekleştirebilirsiniz. içerken aroması da olsun isterseniz içerisine az nane veya zencefil ilave edebilirsiniz. Yemek üzerine hemen yeşil çay içmeyiniz, bunun yerine sabah kahvaltı etmeden önce veya gece yatmadan önce aç karna tüketmek sizin için en yararlısıdır. Daha önceden adını hiç duymadığınız ürünleri almayınız, yakınlarınızda aktarlar varsa oradan satan kişiye danışarak seçim yapmanız daha sağlıklıdır.

Yeşil Çay ve Kafein: Tüm çay türleri insana en az kafein ile birlikte keyifli bir buket sunar. Tüm çaylarda belirli bir miktar kafein bulunmaktadır. Bu kafein miktarı kahve ile kıyaslandığında çok çok azdır. Çaylar kendi aralarında azdan çoğa doğru sıralandığında en az kafein yeşil çay, sonra oolong çayı ve en fazla ise siyah çayda bulunmaktadır. Bu nedenle kafein konusunda endişeli olanlar rahatlıkla tercih edebilirler.

YEŞİL ÇAYIN BESLENME BİLGİLERİ
Bir poşet yeşil çay sıfır kalori, yaklaşık 0,06 mg kafein ve 80-100 mg epigallocatechin-3-gallat(EGCG) ve 25-30 mg polifenol içerir. Derinlemesine bahsedilecek olursa karbonhidrat, şeker, çözünür ve çözünmez lif, sodyum, vitaminler(E ve C vitamini), mineraller(krom, manganez, selenyum, çinko), yağ asitleri ve amino asitler içerir.

YEŞİL ÇAYI BU KADAR ÖZEL KILAN NE?
Y. Çayın sırrı özellikle kateşinler ve türevleri olmak üzere sağlık için teşvik rolü oynayan flavonoidler bakımından zengin bir içeriğe sahip olmasında yatıyor. Çayda bol miktarda bulunan kateşinlerden EGCG’nin antikanser ve antioksidan olarak çok önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Kateşinler, güçlü bir serbest radikal temizleyicidir ve bu bakımdan E ve C vitaminleri antioksidanlar gibi sağlığı destekleyici role sahiptirler.

EGCG, güçlü bir anti-oksidan: Kanser hücrelerinin büyümesini inhibe etmenin yanı sıra, sağlıklı dokuya zarar vermeden kanser hücrelerini öldürür. Aynı zamanda LDL kolesterol düzeylerini düşürmede etkili ve anormal kan pıhtısı oluşumunu inhibe eder. İkincisi, bu trombozu (anormal kan pıhtısı oluşması),kalp krizi ve felce neden olduğu düşünüldüğünde yeşil çayın önemi daha da artar.

ARAŞTIRMALARLA YEŞİL ÇAY VE FAYDALARI
Yeşil çayın faydalarını gösteren çalışmaların çoğu günde 3 bardak olarak tüketilen çay miktarına dayanmaktadır. İçenlerin basit bakteriyel ve viral enfeksiyonlar, kardiyovasküler hastalıklar, felç, periodontal hastalıklar ve osteoporoz gibi çok geniş yelpazede hastalıklar için düşük risk taşıdığı belirtilmektedir.

Bugün Asya ve Batı’da yapılan bilimsel araştırmalar, uzun süre düzenli olarak yeşil çay içilmesinin sağlık için yararları konusunda sabit kanıtlar sunmaktadır. Örneğin, 1994 yılında Ulusal Kanser Enstitüsü Dergisi’ndebu çay ile ilgili yapılan bir epidemiyolojik çalışma sonucunda, bu çayı içen Çin’li erkek ve kadınların yaklaşık yüzde altmış oranında yemek borusu kanseri riskini azalttığını gösteren bir makale yayınladı. Purdue Üniversitesi’nden araştırmacılar, yeşil çayda bulunan bir bileşiğin, kanser hücrelerinin büyümesini inhibe ettiği sonucuna varmıştır. Yeşil Ç, total kolesterol düzeylerinde de iyileştirme gerçekleştirdiği ortaya çıktı.
Kasım 1999’da İsviçre’nin Cenevre Üniversitesi’nde bir çalışmanın sonuçlarını, American Journal of Clinical Nutrition yayınladı. Araştırmacılar, kafein ve yeşil çay özü kombinasyonu verilen bireylerin, plasebo verilen bireylere göre daha fazla kalori yaktıklarını tespit edilmiştir.

Bu çay, diş çürümelerini önlemeye yardımcı olabilir. Bakterileri yok etme yeteneği sayesinde, aynı zamanda dental plak oluşumuna neden olan bakterileri öldürmeyi sağlayabilir. Bu arada, yeşil çay içeren cilt bakım ürünleri, kremler deodorantlar yavaş yavaş piyasada görünmeye başlıyor.

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR: Ölüme neden olan tüm kardiyovasküler hastalık riskine karşı koruma sağlar. 2006 Ağustos ayında European Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir makalede yeşil çayın saf su da dahil olmak üzere her türlü içecekten sağlıklı bir seçim olduğu bildirilmiştir. Çünkü hem vücudu nemlendirir hem de içeriğindeki zengin polifenoller sayesinde kalp hastalıklarına karşı koruyuculuk sağlar.

Japonya’da JAMA’nın 2006 Eylül sayısında yayınlanan bir çalışma yeşil çay içilmesi kardiyovasküler hastalıkları da içeren tüm hastalıklara bağlı olan ölüm riskini düşürdüğünü göstermektedir. Ayrıca yapılan bir çalışmada bu çayı içen kadınların içmeyenlere göre meme kanserine yakalanma riskinin %22 daha azaldığı belirlendi.

Size sabah kahvaltısı ya da öğle yemeğinden sonra bir fincan yeşil çay tüketmenizi alışkanlık haline getirmenizi öneriyoruz.  Canlandırıcı ve sakinleştirici niteliklerini keşfettiğinizde artık bu lezzetten vazgeçemeyeceksiniz.

KORONER ARTER HASTALIĞI: Yeşil çay düzenli kullanımda koroner arter hastalığına karşı korur. Japonya’da yapılan çalışmalar, çay tüketiminin, koroner arter hastalığı riski için bağımsız bir belirleyici olduğu tespit edilmiştir. Bir çalışmada, her gün 5 veya daha fazla bardak içmenin, koroner arter hastalığına % 16 daha az risk taşıdıkları belirlenmiştir.
Arterlerde serbest radikallerin miktarı kardiyovasküler hastalıkların birçok formları çok önemli bir olaydır. Son araştırma, kateşinlerin damar endotel astarında serbest radikallerin üretimini sağlayan enzimleri inhibe ettiğini göstermektedir. Kateşinler, serbest radikal hasarına karşı damar endotelini koruyarak kardiyovasküler hastalık gelişimini engeller.

ATEROSKLEROZ: Yeşil çay aterosklerozu inhibe eder. LDL kolesterol, trigliserid, lipid peroksitler (serbest radikaller) ve fibrinojen (kan pıhtısı oluşumunu sağlayan kandaki bir protein) düşürücü etkisi sayesinde ateroskleroz riski etkin bir şekilde düşürmüştür. Ayrıca iyi kolesterolü(HDL) artırırken kötü kolesterolü(LDL) düşürdüğü tespit edilmiştir.

Hayvanlarla ilgili insan eşdeğer dozları ile yapılan çalışmada yüksek doz(bir günde 10 bardak) ve düşük doz(bir günde 3-4 bardak) uygulandığında ateroskleroz riskinin %46-26 oranında düşürdüğü belirlenmiştir.

YÜKSEK TRİGLİSERİD: Yeşil çay yüksek trigliseridi olan kişiler için özel yararlar sağlar. Journal of Nutrion 2005 Şubat sayısında yapılan bir laboratuar çalışmasında yeşil çayın kalp koruyucusu olduğu gerçeği yayınlanmıştır. Kateşinler, pankreatik lipaz aktivitesini inhibe eder. Pankreas tarafından bu enzim yağların sindirimini sağlayarak kanda yağ oranının artmasını sağlar. Kateşinler ise yemeklerden sonra kana verilen trigliserid düzeylerinin yükselmesini engeller. Trigliserid yükselmesi ve kalp hastalıklarına karşı yemek sonrası iki fincan içilmesi iyi bir fikirdir.

KAN: Yeşil çayda yer alan kateşinler, kanın incelmesi ve pıhtı oluşumunu önlemektedir. Et ve mısır, aspir ve soya yağı gibi çoklu doymamış bitkisel yağlarda bulunan omega-6 yağ asitlerinden türetilen pro-inflamatuar bileşiklerin oluşumunu engelleyerek kan pıhtısı oluşumunu önler.

AKUT KALP VE DAMAR HASTALIĞI: Akut kalp ve damar hastalığı olan hastaların kalbini korur. Yeşil çaydaki birincil kateşin EGCG(epigallocatechin-3-gallate) iskemi / reperfüzyon hasarı, kalp kası hücrelerinin ölümü önlemeye yardımcı olabilir. Bu şekilde kalp için güçlü bir koruma sağlar. İskemi, kan oksijen ve besin kaynağının kısıtlanması anlamında kullanılan bir terimdir. İskemi durumunda oksidatif hasar oluşur ve bu, reperfüzyon hasarı olarak adlandırılır.

EGCG reperfüzyon hasarı ve kalp hücreleri öldüren oksidatif hasarın desteklenmesinde kritik bir rol oynayan inflamasyon ile ilgili bileşiklerin (NF-kappa-B ve İST-1 dahil) aktivasyonu bloke ederek kalp kası hasarını önler.

KALP KRİZİ SONRASI: Yeşil çay kalp krizi sonrasında da sadık dostlarını yalnız bırakmaz. Kriz sonrasında meydana gelen hasarı en aza indirir ve kişinin toparlanmasını hızlandırır. EGCG, kalp krizi veya inme sonrası kalp hücre ölümü en aza indirmektedir. EGCG, dokuların daha hızlı kurtarılması, organlara verilen zararın hafifletilmesi ve kalp hücrelerinin hasarının azalmasını sağlar.

İNME SONRASI: İnme sonrası beyin hasarını en aza indirir. EGCG bu işlev için adeta bir uzmandır. Uzmanlar yeşil çayda yer alan EGCG’nin beyin dokusundaki serbest radikallerin oluşumunu azaltmada çok etkili olduğunu belirtmişlerdir. Düzenli olarak günlük içilmesi yada kateşinlerin alınması serebral iskemi ve nörolojik yetersizlikler nedeni ile beyindeki geri dönüşümsüz zarardan etkin bir biçimde korur.

TANSİYON: Yeşil çay tansiyonu düşürür ve hipertansiyonu önlemeye yardımcı olur. Archives of Internal Medicine Temmuz 2004 sayısında yayınlanan bir çalışmada en az bir yıl boyunca 1-2 bardak  içenlerde yüksek kan basıncı oluşma riski %46 daha düşük olduğu belirlenmiştir.

ATEROSKLEROZ VE KANSER GELİŞİMİ: Kanserde hücre büyümesi ve çoğalması hastalık sürecinin merkezidir. Aterosklerozda ise damar içindeki plaklar astar oluşturarak kan akışını engeller ve damarın daha az elastik olmasına neden olur. Kanserde hücre çoğalması engellenemez. Yeşil çay anormal hücre çoğalmasını engellemek için yardımcı olabilir. Kateşinler ateroskleroz ve kanserin büyüme faktörlerine mesaj gönderen istasyonları kapatır. Bu istasyonlar(trozin kinaz reseptörleri) trombosit kaynaklı büyüme faktörü, insülin benzeri büyüme faktörü, epidermal büyüme faktörü, fibroblast büyüme faktörü ve vasküler endotelyal büyüme faktörü tarafından gönderilen mesaj iletimi için gereklidir. Bu iletimin önlenmesi hastalık süreçlerinin durdurulması bakımından önemlidir. Damarlarımızı döşeyen hücrelerin hızla çoğalmasından sorumlu iki zararlı faktör AGE(glikasyon ürünleri) ve MAPK(mitojen-aktive protein kinaz)dır. Yeşil çay bu iki zararlı maddenin artmasını önlemektedir.

KANSER: Yeşil çay kansere karşı korur. kanser önleyici etkileri son 10 yıl içinde epidemiyolojik, hücre kültürü, hayvan ve klinik çalışmalarla yaygın olarak desteklenmiştir. yapısındaki güçlü polifenoller sayesinde normal hücreleri değil kanser hücrelerini intihara zorlamaktadır. Yeşil çayın bu antikanser eylemleri kateşinler, güçlü bir antioksidan olan epigallocatechin-3-gallat(EGCG) molekülüne bağlanmıştır. Kasım 2004’ te Mutation Research’ta yayınlanan bir çalışmada, ECGC’nin C vitamininden %120 daha güçlü olduğu tespit edilmiştir.

Kanser konusunda yeşil çayın bir diğer faydası da kanser hücrelerini besleyen yeni kan damarlarının oluşumuna(anjiyogenez) engel olmasıdır. Kanser hücrelerinin sürekli bölünebilme talebi düşünüldüğünde yeşil çayın önemli bir görev üstlendiğini anlayabiliriz. EGCG maddesi ayrıca kanser hücrelerinin bölünmesini kontrol eden genleri inhibe eder. Bu da genetik düzeyde çalıştığının bir göstergesidir.

PROSTAT KANSERİ: EGCG, prostat kanserini önleyen bir maddedir. International Journal of Cancer dergisinin Aralık 2004 yayınındaki bir çalışmada prostat spesifik antijen (PSA) üretiminin prostat kanseri riski için bir işaret olduğu ve ECGC sayesinde daha düşük PSA seviyelerinin gözlendiği ve düşük PSA düzeyinden yola çıkarak ECGC’nin prostat kanserine karşı koruyuculuğu desteklemiştir.

Aynı yılda yapılan (Cancer Research’ün Aralık 2004)  diğer bir araştırmaya göre ise yeşil çay, prostat tümörü hücrelerinin çoğalmasını ve onları besleyen kan damarlarının çoğalmasını inhibe ederken, buna ilaveten kanserin yayılmasını önlediği belirlenmiştir.

Düzenli olarak yeşil çay içen, karotenoid ve likopen açısından zengin besinler seçen erkek bireylerin prostat kanserine yakalanma olasılığı çok düşük olabilir.( Asia Pacific Journal of Clinical Nutrition (Jian L, Lee AH, et al.)

OVARYUM KANSERİ: Yeşil çay tüketimi, yumurtalık kanseri olan kadınların hayatta kalma oranını artırdığını göstermiştir. Uluslararası Kanser Dergisi’nin Kasım 2004 sayısında yayınlanan bir çalışmada, günde en az 1 bardak  içen ve yumurtalık kanseri olan kadınların içmeyenlere oranla 3 yıl içinde ölüm riskinin % 56 oranında düştüğü tespit edilmiştir. Yeşil çayda yer alan ECGC (Gynecologic Oncology Eylül 2004) yumurtalık kanseri hücrelerinin büyümesini engeller, aynı zamanda çok sayıda protein ve geni etkileyerek hücre intiharını(apoptozis) indükler.

Günde bir bardak  çay içen kadınların içmeyenlere göre %18 oranında yumurtalık kanserinden korundukları tespit edilen bulgular arasında yer almaktadır. (Archives of Internal Medicine Aralık 2005)

ÇOCUKLARDA BEYİN TÜMÖRLERİ: Yeşil çaydaki telomeraz inhibe etme yeteneği, çocuklarda en sık rastlana tümörler olan primitif nöroektodermal tümörler konusunda çocuklara yardımcı olur. Neuro-oncology Ocak 2004’teki bir yayınında araştırıcılar telomeraz aktivitesinin normal çocuklara göre tümörlü çocuklarda 5 daha fazla olduğunu belirtmektedir. Yeşil çaydaki ECGC molekülü güçlü bir şekilde telomeraz aktivitesini inhibe eder.

KOLOREKTAL KANSER: Yeşil çay aynı zamanda yüksek yağlı diyet alımından kaynaklanan kolon kanseri riskini azaltabilir. 2003 yılında Nutrition and Cancer dergisinde yayınlanan hayvanlarla ilgili bir çalışmada y. çay ile birlikte omega-6 yağ oranı yüksek bir diyet verildiğinde kolonda üretilen pro-inflamatuar bileşiklerin miktarı önemli oranda düşük bulundu. Bu da prekanseröz hücrelerin az olması anlamına geliyordu. Yeşil çay tüketimi yapan hayvanlarda kontrol grubuna göre üretilen abdominal yağ miktarının da azaldığı belirlenmiştir.

SAFRA KESESİ TAŞLARI VE SAFRA YOLLARI: Yeşil çay safra taşları ve safra yolları kanseri riskini azaltır. Haziran 2006 yılında yayınlanan International Journal of Cancer’ de yayınlanan araştırmaya göre kadınların yaş, eğitim ve vücut ağırlıkları dikkate alınmış ve en az 6 ay boyunca her gün bir fincan çay verilmiş. Safra taşlarının %27 oranında, %44 oranında ise safra kesesi kanserine yakanma riskinin azaldığı belirlenmiştir. Sigara içen erkeklerde dahi yeşil çay içenlerin kansere yakalanma risklerinin düşük olduğu tespit edildi.

AKCİĞER KANSERİ: Sigara içmenizi kesinlikle tavsiye etmiyoruz. 2004 Kasım, Molecular Nutrition and Food Research’ daki bir araştırmaya göre yeşil çayın düzenli kullanımının, akciğer kanserine karşı koruyucu olduğu bildirilmiştir. Araştırmaya göre yeşil çay içildiğinde, sigaranın verdiği DNA hasar azalır, hücre büyümesi inhibe olur ve anormal olan hücrelerde hücre intiharının tetiklendiği belirlenmiştir.

MESANE KANSERİ: Yeşil çay benzer şekilde mesane kanserinde de benzer etkilere sahiptir. Yeşil çay ekstratları kullanılan bireylerde sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreler hedef alınarak mesane kanserinin küçülmesine destek verdiği tespit edilmiştir.

KANSER İLAÇLARININ OLUMSUZ YAN ETKİLERİNİ AZALTIR: Kanser ile mücadelede yeşil çay polifenolleri, kanser öldürücü ilaçlara karşı bir takım oyunu sergilerler. Cancer Letters Ağustos 2004 sayısında yeşil çaydaki bir amino asit bileşik olan Theanine maddesinin karaciğer ve kalp gibi organlarda vücudun çoğu önemli antioksidanlarının miktarını artırarak, doxorubicin maddesinin olumsuz yan etkisini azalttığını belirtmişlerdir.

Çayda bulunan ve bir kateşin olan ECGC maddesi siyah çaya oranla 5 kat daha fazladır. ECGC, kanser hücrelerinin büyümesi için gerekli olan dihidrofolat redüktaz(DHFR) enzimini inhibe eder.

BÖBREK HASTALIĞINA KARŞI KORUMA: Pharmacological Research Ocak 2005 sayısındaki yapılan bir araştırmaya göre böbrek yetmezliği görülen hastalarda bunun önlenmesi içi hastaları çok güçlü immunsupresif ilaçlar verilmelidir. Siklosporin ilaçları bunlardan bir tanesidir. Siklosporin güçlü bir immünosupresandır ama böbrek için toksik olan serbest radikallerin üretimini yükseltmektedir. Siklosporin ile birlikte içme suyu olarak yeşil çay verilen farelerin böbrek fonksiyonlarının daha anlamlı olduğu görüldü.

KEMİK OLUŞUMU: Tokyo Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya göre yeşil çay içmek kemik yoğunluğunu önemli miktarda artırmaktadır. Kalsiyum yada egzersiz gibi kemik için yararlı bir takviyedir. Avursturalyalı araştırıcılara göre yeşil çay içenlerin mineral yoğunluğu içmeyenlere göre %2,8 daha fazla olduğu belirlendi.

Yeşil çayda bulunan 4 birincil  polifenol (epigallocatechin gallate(EGCG), epigallocatechin, epikateşin gallat ve epikateşin) oluşumdan sorumlu olduğu tespit edildi. Yeşil çay %30-40 arasında polifenol içerirken siyah çay %3-10 arasında değişmektedir. Yeşil çaydaki flavonoidlerin yeni kemik oluşumundan sorumlu hücreleri uyardıkları düşünülmektedir.

OSTEOPOROZ VE DİŞETİ HASTALIKLARI: Aşırı kemik kaybı anlamına gelen osteoporoz, genelde yaşlandıkça ortaya çıkan bir durumdur. Ayrıca, aşırı kemik kaybı diş eti hastalıklarının(periodontal) oluşumuna da davetiye çıkarır. Yeşil çay, kemik ve dişlerin serbest radikaller tarafından tahrip edilmesini önleyen kemik yapımından sorumlu olan osteoblastların oluşumuna teşvik eder. Buna ek olarak kemik parçalayan hücrelerin(osteoklastlar) oluşumunu engeller.

Bunlara ilaveten kısa dönemde yeşil çay, bir diş eti hastalığı olan Porphyromonas gingivalis türüne neden olan zararlı bakterileri yok eder.

KARACİĞERİ KORUR: Yeşil çay alkol ve zararlı diğer kimyasalların tahrip edici etkisinden karaciğeri korur. Alkol metabolizması karaciğere hasar veren serbest radikallerin oluşumu ile meydana gelir. Alkol verilip sarhoş edilen farelere verildiğinde karaciğerin zarar görmesinin engellendiği belirlendi. Diğer hayvanlarla yapılan deneylerde ise yeşil çayda yer alan ECGC’nin zehirli bir kimyasal çözücü olan karbon tetra klorüre maruz bırakıldığında karaciğeri koruduğunu göstermektedir.

YAĞ KAYBI: Yeşil çay özellikle karın boşluğu astarı, bağırsağı çevreleyen dokular hatta iç organlar biriken yağların kaybına destek verir.  kateşinler, kafein ve theanine maddeleri yağ kaybını teşvik eden önemli 3 maddedir. Yeşil çaydaki maddeler vücudun yağ depolamadan sorumlu olan mide ve pankreas lipaz enzimlerini inhibe etmektedir.

Yeşil çay içenlerin kan trigliserid düzeylerinde de azalma görüldüğü belirlenmiştir.

EGZERSİZE DAYANIKLILIĞI ARTIRIR: Yeşil çay ekstratları fareler üzerinde 10 hafta denenmiş. Sonuç olarak ise yüzmelerinin %24 oranında daha uzadığı belirlenmiştir. Yani bitkinlik süresinin uzadığı saptanmıştır. Yeşil çaydaki kateşinler karaciğer ve kaslardaki yağların kullanımını teşvik etmektedir. Böylece yağlar karbonhidratlara dönüştürülerek kasın daha uzun süre egzersiz yapmaya izin vermesi sağlanmaktadır. Ayrıca bu zamanla kilo vermeye de yardımcı olur. Egzersiz öncesi bir fincan çay içilmesi egzersizdeki verimliliği artıracaktır.

PARKİNSON VE ALZHEİMER HASTALIĞI: Beyin alanında demir birikimi ve serbest radikallerin birikimi bu iki hastalığa neden olan iki faktördür. Yeşil çayda yer alan ECGC maddesi serbest radikallerin üretimine önemli miktarda engel olmakta, demir bağlanmasını engellemekte ve demirin kaldırılmasına destek olmaktadır. ECGC maddesi, serbest radikallerin verdiği hasarı azaltan iki önemli antioksidan enzimin(superoxide dismutase ve catalase) aktivitesini artırır.

Diğer aktif bileşen ise epicatechin (EC)’dir. Bu madde amyloid-beta adı verilen bir proteinin oluşumunu azaltır. Bu madde Alzheimer hastalığının belirleyici bir özelliliğidir.

Ayrıca, araştırmacılar yeşil çayda bulunan epigallocatechin gallate ve epikateşin gallat maddelerin sinir hücreleri için koruyucu rol oynadıklarını tespit etmişlerdir.  Özleri sinir hücrelerinin ölümünü bloke etmektedir.

Yeşil çay bellek azalması ve bilişsel bozukluklarda da yardımcı bir içecektir. Haftada en az üç bardak içilmesi yaşa bağlı bellek kaybında %54 düşüş meydana geldiğini göstermiştir.

YEŞİL ÇAY VE GRİP: Griple mücadelede birebirdir. Bir fincan yeşil çay grip süresini azaltmaya yardımcı olabilir. Antiviral Research Kasım 2005 sayısında influenza virüsünün tüm kültürlerinde virüs replikasyonunu(RNA sentezini engeller) inhibe ettiği test edilmiştir.

YEŞİL ÇAY İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
içeriğindeki tanenler emilimi azaltabilir ve böylece Atropin, Cardec DM, kodein, efedrin ve psödoefedrin, Lomotil, Lonox, theoplylline, aminofilin, ve warfarin gibi bazı ilaçların etkinliği azalabilir.

İçeriğindeki kafein Efedrin ve psödoefedrin, teofilin, aminofilin gibi ilaçlarla kullanımı tehlikeli olabilir.

YEŞİL ÇAY VE DEMİR EMİLİMİ
Yeşil çay da dahil olmak üzere yüksek tanen içeriği nedeniyle demir emilimini engellemektedir. Bu etkisi çok fazla demiri olan kişilerde yararlı olsa da, çok sık tüketilmesi demir eksikliği olan yada demir eksikliğine duyarlı olan kişiler için iyi bir fikir olmayabilir

NE KADAR İÇİLMELİ
Öncelikle birçok kişi yeşil çayı gün içerisinde ne kadar içmesi gerektiğini merak etmektedir. Bu konuyu daha önceden tüketenler veya ilk içecekler olarak iki şekilde inceleyebiliriz. Hayatında daha önce hiç yeşil çay içmemiş olan kişiler için ideal olanı günde en az bir bardaktır. Diğer taraftan zaman zaman yeşil çay tüketmiş olan kişilerin ise günde en az iki – üç bardak tüketmeleri sağlıklarını olumlu yönde etkileyecektir. Fakat her şeyin aşırısının zararlı olduğunu unutmamalıyız, gün içerisinde beş veya beşten fazla tüketeceğiniz çay sağlığınıza zarar verebilir.

Çeşitli yeşil çay satan firmaların piyasada ürünlerini daha çok satabilmek için günde 12 fincan yeşil çay içebilirsiniz demesine rağbet etmeyiniz çünkü daha önce de bahsettiğimiz gibi günde beş bardaktan fazlası demir eksikliği gibi problemlere kaynak teşkil edebileceğinden sağlığa zararlı olabilmektedir.

YEŞİL ÇAYIN YAN ETKİLERİ
Bugüne kadar, sadece negatif yan etkisi yeşil çay, kafein içerdiği gerçeği nedeniyle uykusuzluk yapabilmektedir. Ancak, bu ürün kahveden daha az kafein içerir. Kafein içerdiğinden dolayı kafeine duyarlılığı olanların kullanmamalarını öneriyoruz. Kalp, böbrek ve psikolojik rahatsızlıklar gibi spesifik rahatsızlıkları olanlar, emzikli anneler ve gebeler kullanmadan önce bir doktoru ziyaret etmelerinde fayda mülahaza ediyoruz.

Sponsorlu Bağşantılar


KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Çay Ağacı Yağı
HİBİSKÜS ŞERBETİ SERİNLETİYOR
Zencefil Çayı
Şifalı Meyveler Nelerdir
Zeytin Ve Faydaları
Öksürükotu
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.