Sitede Arama Yapayım
Diğer Konulara Bakayım
Son Yayınlananlar Nelerdir?
Yorumları Okumak İsterim

YETİŞKİNLERDE KONJENİTAL KALP HASTALIKLARI

Konjenital kalp hastalıkları (doğumsal kalp defektleri ya da kalp kusurları) bireyde doğumla birlikte gelen yapısal kalp anormallikleridir. Konjenital kalp hastalıkları ölümcül olmasına karşın birçoğu günümüzde tedavi edilebilmektedir. Bu tür kalp kusurları genellikle çocukluk dönemi hastalığı kabul edilse de, cerrahi tedaviler alanındaki gelişmeler ile konjenital kalp hastalığına sahip bebeklerin yetişkinlik yaşlarına kadar hayatta kalmalarına olanak sağlanabilmektedir.

Sponsorlu Bağlantılar

Tıbbi gelişmeler ilerlemiş olsa da, doğuştan kalp hastalığı olan birçok yetişkin uygun şekilde takip edilmemekte ve gerekli tedaviyi almamaktadır. Bebekken konjenital kalp kusurlarından dolayı ameliyat geçirilmiş olması yeterli değildir. Aynı problemin tekrar oluşup oluşmadığının öğrenilmesi ve başka komplikasyonların gelişme ihtimaline karşı düzenli olarak yetişkinlik dönemlerine kadar ve yetişkinlik döneminde de doktor kontrolüne gidilmesi gerekir.

BELİRTİLER

Konjenital kalp hastalıklarına ait belirti ve işaretler ileri yaşlara kadar kendini göstermeyebilir. Ya da tedavi edilen bir kalp kusuru onlarca yıl aradan sonra tekrarlayabilir. Yetişkinlerdeki konjenital kalp hastalıklarına ait tipik bazı belirtiler şunlardır:

  • • Anormal kalp ritmi (aritmi)
  • • Ciltte mavimsi bir renk tonu (siyanoz)
  • • Nefes darlığı 
  • • Efor harcandığı zaman çabuk yorulma
  • • Baş dönmesi veya bayılma
  • • Vücuttaki doku veya organlarda şişme (ödem)

Ne zaman doktora görünmelidir?

Sponsorlu Bağlantılar

Konjenital kalp hastalığına ait belirtilerden herhangi birinin olması durumunda bir doktora görünün. Göğüs ağrısı ya da nefes darlığı gibi acil durumlarda ise 112 yi arayınız ya da bir acil servise ulaşınız.

NEDENLERİ

Kalp nasıl çalışır?

Kalp içi boş dört odacıktan oluşmaktadır ve bu odacıklar sağ ve sol diye ikiye ayrılır. Kalp, temel görevi olarak vücuda kan pompalar. Bunu yaparken de sağ ve sol odacıkları kullanır. Kalbin sağ tarafına akciğere kan taşıyan akciğer atardamarları bağlıdır. Akciğerlerden oksijen alan damarlar kalbin sol tarafına dönerler. Daha sonra aort atar damarına ve vücudun geri kalanına kalbin sol tarafından kan pompalanır.

Kalp defektleri (kusurları) nasıl gelişir?

Bir bebeğin kalbi gebelik başladığından sadece 22 gün sonra atmaya başlar. Bu noktada, kalp basit bir tüp şekline sahiptir. 22. ve 24. günler arasında, kalp sağa dönmeye ve şekillenmeye başlar. Gebelik başlangıcının 28. gününden sonra daha önce tüp şeklinde olan kalp, belli belirsiz bir şekilde iki bölüme ayrılmaya başlar ve bu bölümlerden dış kısmına kan taşımaya yarayan büyük kan damarları da yavaş yavaş belirmeye başlar.

Genellikle kalp gelişiminin bu aşamasında, bebeklerde kalp kusurları oluşmaktadır. Araştırmacılar kalp kusurlarının niçin başladığına dair kesin verilere sahip değillerdir ancak bazı sağlık koşulları, ilaçlar ve genetik etkenlerin rol oynadığı düşünülmektedir.

Doğumsal kalp hastalıkları neden yetişkinlikte su yüzüne çıkar?

Bazı yetişkinlerin kalbindeki yapısal bozukluklar çocukluk döneminde tedavi edildiği halde daha sonraki yetişkinlik dönemlerinde tekrar ortaya çıkmaktadır. Bunun nedeni kalp kusurlarının nadiren kalıcı olarak tedavi edilmesidir. Kalp kusurları genellikle onarılır, bu nedenle kalp fonksiyonları düzelir ancak tamamen normalleşmez.

Kalp kusurlarının erişkinlerde yeniden ortaya çıkmasının birçok nedeni vardır. Bazı durumlarda, çocukluk döneminde alınan tedavi başarılı olmaktadır ancak sorun daha sonra kötüleşmektedir. Diğer bir durum da, çocukken cerrahi müdahale ile onarılmaya gerek duyulmayan kusurların daha sonra yetişkinlik döneminde kötüleşmesi ve tedavi gerektirmesidir.

Konjenital kalp kusurlarını düzeltmek için çocukluk döneminde yapılan ameliyatların diğer bazı komplikasyonları da ortaya çıkabilir. Kalp kusurlarını onarmak için uygulanan birçok tedavi geride skar dokular bırakarak anormal kalp ritimlerine (aritmi) neden olabilir.

KİMLER RİSK ALTINDADIR?

Konjenital kalp hastalıkları sıklıkla doğmadan önce, gebelik esnasında karşılaşılan sorunlardan kaynaklanır. Ayrıca bazı çevresel ve genetik risk faktörleri de kalp defekti gelişiminde rol oynayabilir. Bu faktörler şunlardır:

Kızamıkçık (rubella): Hamilelik esnasında annenin kızamıkçığa yakalanmış olması anne karnındaki bebeğin kalbindeki gelişimi olumsuz şekilde etkileyebilir.
Diyabet: Annenin tip 1 ve tip 2 diyabet olması da bebeğin kalp gelişiminde problemlere yol açabilir. Gestasyonel diyabet genellikle kalp kusuru gelişme riskini artırmaz.
İlaçlar: Hamilelik esnasında alınan bazı ilaçların konjenital kalp kusurları da dahil olmak üzere bir dizi doğum kusurlarına neden olduğu bilinmektedir. Söz konusu ilaçlara örnek olarak akne tedavisinde kullanılan “izotretinoin” etken maddeli (Amnesteem, Claravis, Sotret) ve bipolar bozuklukları tedavi etmek için kullanılan lityum içerikli ilaçlar sayılabilir. Bipolar bozukluk, yoğun bir ruh hali veya hipomaniye neden olan bir durumdur. Gebelik esnasında alkol tüketimi de kalp kusurlarının oluşum riskini arttıran diğer bir etkendir.
Kalıtım: Konjenital kalp hastalıkları ailede görülen birçok genetik sendrom ile ilişkili olabilmektedir. Down sendromlu çocukların yaklaşık yarısında kalp kusurları görülmektedir. Bebeğin gelişimi sırasında yapılacak genetik testler bu tür bozuklukların algılanmasını sağlayacaktır.

KOMPLİKASYONLAR

Konjenital kalp kusurlarına bağlı olarak gelişen komplikasyonlar çoğunlukla ilk tedaviden yıllar sonrasına kadar görülmez. Doğumsal kalp hastalıklarının şiddeti hastadan hastaya değişiklik gösterdiği için komplikasyonlar da aynı şekilde değişiklik göstermektedir. Yetişkinlerde gelişebilen yaygın bazı komplikasyonlar şunlardır:

Anormal kalp ritmi (aritmi): Kalp ritim problemleri (aritmiler), kalbin atım hızını koordine eden elektrik sinyallerinin düzgün çalışmamasından kaynaklanır. Elektriksel uyaranlar çok yavaş, çok hızlı ya da düzensiz şekilde oluşur.    Kalp ritim problemleri konjenital kalp hastalığı olan kişilerde yaygındır. Bunun nedeni, ya kalp kusurunun kendisi normal şekilde elektrik sinyalleri üretilmesini engeller veya daha önce yapılmış olan düzeltici ameliyatlar ile kalpte oluşan skar dokular aritmiye neden olabilir. Bazı kişilerde, bu aritmiler tedavi edilmediği takdirde ani kardiyak ölümlere bile yol açabilir. Aritmilerin tedavisinde son yıllarda gelişmeler sağlanmıştır. Bu nedenle tedavi ve takip arayışlarına devam edilmelidir.
Kalp enfeksiyonları (endokardit): Kalbin içinde “endokard” adı verilen ince bir zarla çevrili dört odacık ve dört kapakçık vardır. Endokardit ise içteki endokard zarının enfeksiyonudur. Bazı kalp kusurları kalpteki düzgün kan akışını keserek bakterilerin birikmesine ortam hazırlar. Endokardit oluşumuna çoğunlukla vücudun ağız gibi başka bir bölgesinden kan dolaşımına katılarak kalbe ulaşan bakteri ve mikroplar neden olmaktadır. Tedavi edilmeyen endokardit, kalp kapakçıklarına zarar verebilir veya bir inme vakasını tetikleyebilir. Sonuçlar yaşamı tehdit edici boyutlarda olabilir. Doktorunuz endokardite yakalanma riskini azaltmak için antibiyotik reçete edebilir.
İnme: Beynin bir bölümüne kan akımı kesildiğinde veya ciddi şekilde azaldığında beyin dokuları oksijen ve besin bakımından mahrum kalır ve inme oluşur. Sadece birkaç dakika içinde beyin hücreleri ölmeye başlar. Bazı konjenital kalp kusurlarında kalpten çıkan kan pıhtılarının beyne ulaşarak inmeye neden olmaktadır. Kalp aritmileri de inmeye yol açan kan pıhtısı meydana gelme olasılığını arttırır.
Kalp yetmezliği: Ayrıca konjestif kalp yetmezliği olarak da bilinen kalp yetmezliği, kalbin vücudun ihtiyaçlarını karşılamak için yeterince kan pompalayamaması anlamına gelir. Konjenital kalp kusurlarının bazı türleri kalp yetmezliğine yol açabilir. Zamanla, koroner arter hastalığı veya yüksek tansiyon gibi durumlar yavaş yavaş kalbin daha verimsiz çalışmasına, güç kaybetmesine ve zayıflamasına yol açarlar. Kullanılan ilaçlar kronik kalp yetmezliği şikayetlerini azaltmada yardımcı olabilir. Yemeklerde tuzu az kullanmak, daha çok egzersiz yapmak, etkili stres yönetimi, depresyon tedavisi, fazla kiloların verilmesi, yüksek tansiyonun kontrol altına alınması gibi pozitif düzenlemeler yaşam kalitesini arttırmaya yardımcı olacaktır.
Pulmoner hipertansiyon: Yüksek tansiyonun bu türü yalnızca akciğer atar damarlarını etkiler. Bazı konjenital kalp kusurları akciğerlere daha fazla kan akmasına yol açarak basınç artışına yol açar. Basınç birikimi olduğunda, kalbinizin sağ karıncığı kan pompalamak için daha fazla çaba sarf eder. Bu da kalp kasının zayıflamasına ve dolayısıyla yetersiz kalmasına yol açar. Problem erken evrede fark edilmezse kalıcı akciğer hasarları meydana gelebilir.
Kalp kapak sorunları: Konjenital kalp hastalıklarının bazı türlerinde kalp kapakçıkları anormaldir. Kimi kalp kapak sorunu da çocukluk dönemlerinde küçük ve önemsiz görülmesine rağmen daha sonraki yetişkinlik dönemlerinde sorunlara yol açabilmektedir. Diğer bazı durumlarda da örneğin çocukluk dönemlerinde onarılan veya değiştirilen kalp kapakları ileriki zamanlarda daha fazla cerrahi müdahale gerektirebilir. Çocuklukta yapılan cerrahi veya kateter bazlı tedaviler de aynı şekilde yetişkinlik dönemlerinde ek ameliyatlar gerektirebilir.

TEŞHİS İÇİN HANGİ TESTLER YAPILIR? 

Eğer doğuştan gelen bir kalp kusurunuz varsa ya da kalp defekleri yeni sağlık sorunlarına yol açmışsa durumun değerlendirilmesi için öncelikle bir stetoskop ile kalp dinlenecek ve fiziki muayene yapılacaktır.

Doktorun anormal kalp atışları duyması kalıcı bir kalp kusuru varlığına işaret olacaktır. Kalpte üfürümler tespit edilmesi halinde ise, nedenlerinin teşhis edilmesi ya da kalpte neler olup bittiğini daha iyi anlamak üzere başka ek testler istenecektir. Olası testler şunlardır:
Elektrokardiyografi (EKG): Bu test kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder. Bazı kalp kusurları kalpteki elektrik sinyallerini bozarak anormal kalp ritmine (aritmi) yol açar. Elektrik sinyallerinin bu test aracılığıyla görüntülenmesi,  çeşitli doğumsal kalp kusurları hakkında ipuçları sağlayabilir.
Göğüs röntgeni: Kalp ve akciğerlerin daha ayrıntılı değerlendirilmesine olanak sağlar.
Ekokardiyogram: Bir ekokardiyografi testi kalbin görüntülerini elde etmek için ses dalgalarını kullanır. Kalpteki anormalliklerin belirlenmesinde ekokardiyografi görüntüleri etkilidir.
Kardiyak MR: Kardiyak MR kalpten görüntüler elde etmek için manyetik alan ve radyo dalgalarını kullanan bir görüntüleme tekniğidir. Hasta manyetik alan üreten tünel benzeri bir cihazın içinde sırt üstü uzanır. Manyetik alan bazı hücrelerinizin etrafında atomik parçacıkları hizalar. Radyo dalgaları bu uyumlu parçacıklara doğru yayın yapmaya başladığı zaman, bu parçacıklar dokunun türüne göre farklı sinyaller üretecektir.
Kalp kateterizasyonu: Kalpteki kan akımı ve basıncı kontrol etmek için bu test kullanılır. İşlem için gerekli olan kateter kasık, boyun veya koldan geçen bir atardamarın içine yerleştirilir. Bu kateter daha sonra gerçek zamanlı görüntüler üreten bir röntgen cihazı eşliğinde dikkatli bir şekilde kalbe doğru ilerletilir. Kateter aracılığıyla kana özel bir boya enjekte edilir ve X-ray cihazı ile kalp ve kan damarlarının görüntüleri elde edilir. İşlem sırasında aynı zamanda kalp boşluklarının basıncı ölçülebilir.
Efor testi: Bilgisayara bağlı bir koşu bandı veya bisiklet üzerinde yapılan değişik hızlardaki yürüme egzersizleri ile kalbin elektriksel aktivitesi, kalp hızı ve kan basıncındaki değişiklikler izlenir. Teste geçilmeden önce bilgisayara bağlı sensörler vücudun göğüs bölgesine yapıştırılır.

TEDAVİ VE İLAÇLAR

Konjenital kalp hastalıklarının hafif ya da şiddetli tarzda değişiklik göstermesinden dolayı uygulanan tedavi seçenekleri de farklı olmaktadır. Doktorunuzun önereceği tedaviler kalp kusurunun kendisini ya da gelişen diğer komplikasyonları tedavi etmeye yönelik olacaktır.  Önerilebilecek tedavi seçenekleri şunlardır:

• Düzenli olarak kontrollere gidilmesi: Nispeten küçük görülen kalp kusurları için sadece periyodik kontroller yapılması yeterli görülmektedir. Takiplerle hastalığın ilerleyip ilerlemediği izlenir.
• İlaçlar: Bazı hafif konjenital kalp kusurları alınan ilaçlarla düzelmektedir. Ayrıca bu ilaçlar kalbin daha verimli çalışmasına da yardımcı olur.
• Kateter kullanılan özel prosedürler: Kimi konjenital kalp kusurlarının onarılması için kateterizasyon teknikleri kullanılabilmektedir. Bu sayede herhangi bir cerrahi müdahalede bulunulmadan ve göğüs ve kalp açılmadan düzeltme işlemeleri yapılır. Kateterizasyon işlemlerinde genellikle bacak damarlarından birine yerleştirilen kateter ile kalbe ulaşılır ve X-ray görüntüleri elde edilir. Kateter kalpte sorunun olduğu bölgeye yetiştikten sonra işlem için gerekli küçük araçlar da kateter aracılığıyla kalbe ulaştırılır.
• Açık kalp ameliyatı: Kateter ile yapılan işlemler kalp kusurunu düzeltmek için yeterli gelmediyse, doktorunuz açık kalp ameliyatı önerebilir. Bu tür ameliyatlar ciddi olup uzun bir iyileşme süresi gerektirebilir.
• Kalp nakli: Çok ciddi bir kalp kusuru tamir edilemezse kalp nakli yapılması gerekebilir. Ancak nakil için uygun bir donör kalp bulunması gerekir.

Düzenli Takip

Konjenital kalp hastalığı olan birçok yetişkin hasta arasındaki yaygın inanışlardan biri artık kalp hastalıkları konusunda endişelenmelerine gerek kalmadığıdır. Aldıkları tedaviler ya da çocukken olmuş oldukları ameliyatlar artık tamamen iyileştiklerini düşündürmektedir. Ancak doğumsal kalp kusurlarının tamamen iyileşmesi ve tedaviye artık ihtiyaç duyulmaması nadiren görülebilecek bir durumdur.

Eğer doğuştan kalp kusurlarınız varsa, çocukken ameliyat olmuş olsanız bile iyileşmiş sayılmazsınız. Tabiî ki bu sorunlarla bir ömür boyu karşılaşacağınız anlamına gelmez.  Ancak, kalp enfeksiyonları (endokardit) veya kalp aritmileri gibi komplikasyonların gelişme riski yüksek olur. Hasta yaşlandıkça ortaya çıkan bazı sorunlar cerrahi tedaviler gerektirebilir.

Dolayısıyla doğumsal kalp defekti ya da kalp hastalıkları olan bireylerin ömür boyu düzenli olarak takipte olmaları ve kontrollere gitmeleri önemlidir. Eğer çocukken düzeltici ameliyatlar yapılmışsa kontroller konusunda dada da titiz olunmalıdır.
Periyodik kontroller sırasında temel check up işlemleri yapılabilir ya da olası komplikasyonlar için başka testler istenebilir.

Konjenital kalp defekti olan erişkinlerin kontrol ve muayeneleri kardiyologlar tarafından yapılmaktadır. Bu yüzden takiplerin kardiyoloji uzmanı olan donanımlı hastanelerde yapılması önemlidir. Konjenital kalp hastalığı olan ve gebe kalmak isteyen kadınların hamile kalmadan önce doktorları ile konuşmaları gerekir. Olası riskler konuşulmalı ve hamilelik sırasında gerekiyorsa özel tedavi alınmalıdır. Konjenital kalp hastalığı olan çoğu kadında gebelik dönemi normal şekilde yaşanmaktadır.

Unutulmaması gereken önemli bir husus da, doğuştan kalp hastalığı olan hem erkek hem de kadından çocuklarına da aynı kusurların geçme riskidir. Bu tür genetik hastalıklar için hamilelik esnasında belli dönemlerde testler yapılabilmektedir.

Sponsorlu Bağşantılar


KONU HAKKINDA YAPILMIŞ YORUMLAR
Bu Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın



.: Sitemizden Seçme Konu Başlıkları :.
Acil ve Ani İdrar Yapma İsteği
Göz Çevremde Soyulma Var
LOHUSALIKTA CİNSEL İLİŞKİ İLE GEBE KALINIR MI?
Göğüs sıkışması
Kolda Kitle Yumru Beze Kist
Spermisit Nedir?
.: Sitemizde En Son Yayınlananlar :.
Kanal D Doktorum Programı

Program Kanal D de Hafta içi Her gün Saat 09.00 Da yayınlanmaktadır. Programın sunucuları Dr. Aytuğ KOLANKAYA ve Zahide YETİŞ'dir.

ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER

“ENDER SARAÇ’LA SAĞLIKLI GÜNLER” hafta içi her sabah saat 10.45’de Canlı Yayın ile Kanaltürk Ekranında siz değerli izleyicilerini bekliyor

Zahide İle Yetiş Hayata Programı

Atv de yayınlanan programda Zahide YETİŞ konuklarının sorunlarına çareler buluyor. Aynı zamanda dini konuların da açıklığa kavuşturulduğu programda sağlık, sosyal hayat, psikoloji gibi konular işlenmektedir.